Page 74 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 74
SERAP BOZ
M.S.K.Ü. Felsefe Böl.
Yüksek Lisans Öğrencisi
AİLELER ÇOCUKLARININ ENGELLİ
OLDUĞUNU ÖĞRENDİKLERİ ANDA
FARKLI FARKLI TEPKİLER VEREBİLİRLER – 2
unların başında bu du- yaşadığın bu durumdan daha acı Bu yaşadığınız hayatı kabullen-
rumu kabul edememek vericidir. Bu durumu ne kadar ka- mek zorundasınız, çünkü bu ger-
gelir. Bu bir kriz ya da bullensen de, hep bir kaygın vardır. çeği değiştiremezsiniz. Bu duruma
Btravmadır. Çünkü her “Ben ölürsem bunlara kim bakar”, uyum sağlamak ve kabul etmekten
aile gibi, bu aileler de, çocukları- diye. Çünkü bu bireylere kimse başka bir şansınız yoktur.
nın sağlıklı olmasını beklerler. Bir sahip çıkmak istemez. Ne hala, ne “Ailelerin sosyal yaşamdan soyut-
süre inanamazlar ve sürekli ağla- teyze, ne amca, ne dayı, yeri gelir lanması üzerine yapılan bir araş-
ma durumları yaşarlar. Birçok aile babaanne veya anneanne bile uzak tırmada, durumla ilgili olarak ai-
de bu durumu kabullenmek iste- durur. Herkes bu sorumluluktan lelerin fikirleri alınmıştır. Ailelerin
mez. Özelikle anneler depresyo- bir şekilde kurtulmaya çalışır. Her- paylaştığı düşünceler şunlardır:
na girebilirler. Yaşanan çaresizlik kes ilgiliymiş gibi görünür, ama “Bazı akraba ve dostlar beni suçlar
sonucunda aileler ne yapacağını hepsi zamanla uzaklaşıp iletişimi gibi bakıyorlar. Bir ceza gibi görü-
bilemez hâle gelir, ama ne kadar koparır. En büyük duamdır ki, bu yorlar. Çocuğum özürlü diye dış-
kızgınlık, öfke, depresyon yaşasa- durumda olan herkes ailesi dışın- lanıyorum. Çocuğum bana: ‘Beni
lar da, artık bu hayatı kabullenmek da kimsenin eline kalmasın. Belki sevmiyorlar anne’, diyor.” (Baba
ve yaşamak zorundadırlar. Çocuk- istisnalar vardır. Belki bu çocukla- serbest meslek sahibi, çocuğu zi-
larının iyileşmesi için ellerinden ra, kendi çocuğu gibi sahip çıkan hinsel ve bedensel engelli)
geleni yaparlar. Rehabilitasyon akrabalar vardır, ama benim ailem “Çevrem, bu kadın bu kadar kötü
tedavisi sonucu birçok çocukta açısından bakılacak olursa, maale- olmasaydı, bu çocuk olmazdı, diye
iyileşme görülürken, bazılarında sef yok. En yakınların bile kaygısız bakıyor ve çeşitli sözler söylüyor.”
beklenen olumlu bir değişim ya- davranışları insanın üzüntüsünü (Ev hanımı, çocuk zihinsel ve be-
şanmaz. Birçok aile, ya da engelli artırıyor. Hiçbir araştırmaya baş- densel engelli)
toplumdan utanmaktadır. Bu utanç vurmadan, kendi yaşadıklarımız- “Babamla alay ettiler. Sen kötü
belki ailenin kendisinde olmasa da, dan hareketle söylemek gerekirse, olmasaydın bu çocuk olmazdı, de-
toplum bu duruma zorlar. Çünkü depresyonda gibi bir hayatınız olu- diler” (Ev kızı, kardeşi zihinsel ve
o kadar düşüncesiz insanlar var ki, yor, sürekli bir kaygınız ve korku- bedensel engelli)
ne zaman ne soru soracaklarını bi- nuz var, insanlar tarafından itilmiş “Eltilerim çocuğum olduğu için
lemezsiniz. Size çok anlamsız, çok gibi hissediyorsunuz, ama yapacak misafirliğe gittiğinde götürmüyor-
acıtıcı sorularla gelebilirler. Bir de hiçbir şey yok. Sadece yaşamaya lar. Beni bile çağırmıyorlar. Kayna-
toplumumuz da bazı insanlar san- devam etmek zorundasınız. Eli- nam ve eltilerim çocuğumun en-
ki hiç engelli görmemiş gibi, onları nizden gelenin en iyisini yapmak gelli olmasının benim yüzümden
gördükleri zaman şaşırtıcı tepkiler zorundasınız, hatta yaşam biçimi- olduğunu düşünüyor. Çevremde
vermektedirler. Bu da eğer engelli nizi, evinizi arabanızı, gerekirse kimi insanlar ‘oh iyi olmuş’, diyor”
zekâ özürlü değilse, o kişinin üzül- hayatınızı onlara göre şekillendir- (Ev hanımı, çocuk ağır derecede
mesine, utanmasına yol açabil- mek zorundasınız. Çünkü ağır bir zihinsel ve bedensel engelli)
mektedir, ancak ne yazık ki, bu du- sorumluluk altındasınız. Tüken- “Çocuğum engelli doğduğunda
rumu yaşamaya mecbursundur ve mişlik sendromuysa bu, en yüksek eşimin ailesi sanki suçlu benmişim
artık alışmak gerekir. Belki birçok dozda yaşarsınız. Söz konusu ken- gibi baktılar” (Ev hanımı, çocuğu
insanla iletişimi kesip, sadece ken- di hayatınız ise kardeşleriniz böyle, bedensel engelli)
di hayatına yoğunlaşman gerekir, ya da çocuğunuz böyle diye, hiç “Sanki benim günahım var da,
çünkü insanların verdiği tepkiler, bir şeyden vazgeçmemek gerekir. öyle oldum. Aile ve sosyal çevrem
1. Mustafa Aslan, Selim Şeker, “Engellilere Yönelik Toplumsal Algı ve Dışlanmışlık (Siirt Örneği), Sosyal Haklar Uluslararası Sempozyumu
III. Bildiriler, Düzenleyen: Kocaeli Üniversitesi İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi Ve Endüstri İlişkileri Bölümü, 25 – 26
Ekim 2011 Petrol-İş Yayını-116, s. 458. 2. Muhammed Bolat, agt., s. 22.
74

