Page 62 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 62

Eserleri; (ŞİİRLERİ): Marçal Ak-  “Yılansız, tüfeksiz bir Dünyada  Ölüm kapıların ağzında
               şamları, Güney Çocuk Değil,  Ne güzeldir kuş olmak          Dili dışarıda bir aç kurttur.
               Şimdi Haberleri Veriyoruz, Gün  İster bir söğüt dalına kon  Taşı yalasa
               Kapısı, Ferhat Yoruldu mu?, Son-  İster bir yaz bulutuna    Taş çıkmaz sabaha
               suz Beyazlıkta Ölüm ve Spartaküs.  İstersen güneşle yarış dolan gel
               Sözcükler ve Şiir, Su, Türküler,  Dünyayı”                  Diyelim ki yollar açık
               Vietnamlı Adam v.s.           Bir başka şiirinde Sevdayı işler  Kurtlar kuşlar da kardeşin
               Toplumsal, gerçekçi bir sanat an-  mısralarına;             Doktor, ilaç demişsin, devlet demiş-
               layışına sahiptir. Şiirlerini genel  “Bu gece bana gel, Ay da gelecek  sin
               olarak bu doğrultuda yazmıştır.  Bir deniz akşamı gelecek kumsal-  Ya Allah demişsin, çıkmışsın yola
               Yeditepe, Yelken, Varlık, Yenilik,  lardan                  Üçü de uzak
               İmece, Yön, Ataç, Yeni Ufuklar ve  Bahçeler dolusu yasemin kokuları
               Türk Dili Dergilerinde, Cumhuri-  Şiirler okuyalım Nazım’dan gün do-  Ilıman denizlerde bir incidir
               yet Gazetesinde şiirleri yayınlandı.   ğana dek.”           Para ister çuvalla
               Şairin şiirlerinden birkaç örnek  Her canlının tadacağı ölümü şu di-  Sonsuz beyazlığın bir köşesinde
               vermek istiyorum.             zelerle anlatır bize;         Tümsekler çoğalır günden güne
               “Gül  dedim,  ömrün  şu  kadarcık,   “Otlar bitecek üstümüzde  Mayıs sonlarına doğru üzerlerinde
               yarın yoksun/ Nazlı başını çevirdi,   Belki de bir gül      Rüzgarlarda tiril tiril
               dedi bilirim/ Onun içinde günümü   Önce etimiz çürüyecek    Çiçekler açar üç günlüğüne.”
               gün ederim/ Seninse tasa denizin-  Sonra kefenimiz          Emeğin ve alın terinin kutsallığına
               den çıktığın yok hiç”         Yüz yıllar yüz yılı           inanmış olan Muğla sevdalısı  Şair
               Onun istediği savaşların olmadı-  O karanlık çukurda        Mehmet Karabulut baskılara ve
               ğı insanların barış içinde özgürce  Bembeyaz                sürgünlere inat onuru ile yaşadı.
               kendini ifade ettiği, düşünerek, ça-  Gözsüz, burunsuz, dudaksız  Şiirlerini 20 kitapta toplayan şair
               lışarak, üreterek kardeşçe bölüştü-  Sırıtıp duracak kafatasımız  17 Aralık 2012 tarihinde ebediye-
               ğü bir dünyadır.              Ve bulutlar ve güneş azaldığında  te göç etti. Kabrinde ışıklar içinde
               Barış şiirinde şu sözcükler dökülür  Biri köze döndüğünde biri de  uyu Mehmet Karabulut…
               dudaklarından.                İncelip tüle                         Saygı ve sevgiyle anıyoruz.
               Ne zaman iki ordu gelse karşı kar-  Taş da eridiğinde başucumuzdaki
               şıya                          Yaşadığımıza dair
               Ellerinde çiçeklerle          Öldüğümüze dair
               Girip sözcükler dizelere      Hiçbir iz kalmayacaktır.
               Durun diyorlar ordulara       Ve yine “sonsuz beyazlıktadır
               Atmayın tek adım              ölüm.” der aşağıdaki şiirinde;
               İlk komut, toplara tüfeklere  “Sokaklar, damlar tepelem kar
               Haydi bakalım tümünüzde       Güneş gideli hani oldu
               Doğru denizin dibine          Dönmesine aylar var.

               Sonra askerlere dönüyor sözcükler  Çok evde aş, ekmek, tezek
               Ne ölüme yakışıyorsunuz       Güneş dönüp gelmeden
               Ne öldürmeye                  Üçü de tükenecek
               Bugüne dek tükettiniz
               Üreteceksiniz bundan sonra    Ne güzeldir sonsuz beyazlıkta
               Paylaşacaksınız               dünya
               Seveceksiniz, sevileceksiniz  Dağlar olmasaydı hiç
               Güller dikeceksiniz bahçelere  Olmasaydı erken ölüm
               Onun için sizlerde
               Doğru evinize, köyünüze
               ağlamasın analarınız”
               Diğer dörtlüğünde şu sözcüklerle
               seslenir bize;












    62
   57   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67