Page 67 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 67
mıştı. Sen yukarı gel, bakayım, dedi. kalıbı çakıldı, ben emekli oldum. Bu 3- Fenerbahçe bunlar benim değiş-
Yılım dolduğu için, bana da emekli arada CHP İlçe Yönetim Kurulu üye- mez değerlerimdir.
olmamı isteyecek diye, düşünüyor- siyim sekreterlik , başkan yardımcılı-
dum. O arada yeni memurlar alın- ği yapıyorum, emekli oldum. Yıl 2004 Sporda da enteresan şeyler yaşadım.
mıştı. Zihni Derin inşaatı başlamıştı. oldu. CHP İlçe Başkanı Erol Kutlay İl Tribünde iken kırmızı kart gören
Seni inşaatın başına vereceğim, dedi. Genel Meclisi’ne aday oldu, istifa etti. benim. Futbolcu olarak bir maçta
Ben boş oturdum, dedim ama, Dü- Sonra Esat Ersöz İlçe Başkanı oldu. lisanlı futbolcuyum, orta hakem Ali
ğerek’e Pazar yeri var ya, onun proje- Ben sekreterliğe devam ettim. Osman Kocamemi biri sert girmiş rakibine,
sini çizdim, onu da Antalya Belediye- beyle Akyol’a gittik. Osman bey, ben, hakemde benim sesine benzetmiş,
si’nden buldum, istedim, gönderdiler. Yavuz bey sağ kapıdan indik. Ben ceza aldım, kırmızı kart gösterdi.
Sonra Düğerek’e Hayvan Pazarı’nı inerken arkadaşın biri, lan katil senin Ortacaspor’la burada maçımız var.
çizdim. O projeleri Antalya Belediye- ne işin var, dedi. Belediye Başkanı Musa Başak tanırsın, vergi dairesin-
si’nden buldum. Hatta müteahhitli- adayımız kim, Osman Gürün İlçe den emekli. Orta hakem de Murat
ğini Halit Melikoğlu yaptı. Açılışında Başkanı kim, ben dolaşmayacağım Bostancı Musa Başak rakibe sert ha-
da teşekkür etti bana. da, sen mi, dolaşacaksın, dedim. Yav reket yaptı, kırmızı kart aldı atılması
Boş durmamışım demek ki. Bu ara- ben orasını düşünmemiştim, dedi. gerekiyor. Biz Musa Başakla ben-
da hal yönetmeliğini öğrendim. Hal İlçe Başkanlığı’da yaptık. 2008’de yö- ziyoruz birbirimize. Bana kırmızı
binasını da çizdim. Ben hazırladım netimden istifa ettim. Gençlere bı- kart gösterdi. Ne yaptın hoca dedim.
daha sonra Yeliz hanım mı, yoksa raktık. Babamızın tapulu malı değil, Çaktırma artık, dedi sonra düzeltiriz.
SİT kuruluna geçen Özlem Gezgin şimdiki belediye başkanı Bahattin Domuz sucuğu yaptırmış getirmişler,
mi ilgilendi şöyle bakınca epey kat- Gümüş ilk yönetim kurulu üyeliğine işçiler. O zamanlar tamirhanede top-
kımız olmuş. yedekten geldi. Ayşe Hanım vardı , lanıyoruz sabahları. Kahvaltıda su-
Onu anlatıyordum, Dilek’in yanına öğretmen, Sağlık Kolejinden emekli , cuk yiyor herkes. Biri dedi ki, domuz
vardım, ağa beni çağırmış, dedim. o Ankara’ya gitti , onun yerine yedek- sucuğu o, ondan sonra dana sucuğu
Girdim içeri, Refik, dedi seni Zihni ten Bahattin Gümüş geldi. yaptırılıp gelindi, kimse yemedi. Ta-
Derin inşaatının başına vereceğim, Ben, Sebahi Akgün, rahmetli Murat mirhanede Düğerekli Şükrü Uçar
dedi. Olmaz başkanım, dedim. Niye Önal Kempes biz ayrılmaz üçlüydük. domuz avına çıkardı.
dedi, emekliliğime az kaldı, başka bir Belediye Başkanı Orhan Çakır’ın ti- Sonra arkadaşlardan birinin düğünü
arkadaşa verin, dedim. tizliğini biliyorsunuz, bayramlarda mü var, sünneti mi var, para toplanır,
Peki orayı istemiyorsun, imarda imar her yer bembeyaz olacak. Mezarlık elden. Ali Turan o zaman muhase-
planına bak, peki o zaman. O zama- duvarları badana olacak, bizim boya- be bölümünde çalıştığı için tüm işçi
na kadar, Alaattin Naganlu yapıyor- cımız 3 kişi 3 tane adam nasıl yetiş- personelin para verdiği adamdı. Her-
du o işi. Oraya Ömer Ülkü’yü verin, tirsin. Kompresörler yapalım, dedik , kesten 10’ar lira kes, diye söylenirdi.
dedim. Niye, diye sordu. Ömer daha olmadı. Siz proje çiziverdiniz, boya- Hiç kimse itiraz etmezdi.
önce ormanda çalıştı, dedim. Hem cılar rahatladı. Böyle bir dayanışma vardı, çalışanlar
genç, uzun süre hizmet eder, dedim. SS-Mezarlik duvarları boyanmıştı, arasında.
Aradan 10-15 gün geçti, geçmedi bir hatırlıyorum. SS- Maaşlar parça parça alınmasına
gün yine geldi, başkan bu sefer kesin RA- Önce denedik, Tamirhane duva- rağmen.
gidiciyim, dedim. Yukarı gel, dedi. rında, baktık oluyor, sonra mezarlık- RA- Kol kırılır yen içinde kalırdı.
Gittim, Dilek’e, ağa beni çağırdı. Di- ların duvarını badanaladık. 2004’ te Şimdi bu dayanışmayı belediyede
lek buyur, dedi. İçeri girdim, içeride İlçe Başkanlığı yaptım. Mehmet Ali göremiyorum. Birinin askere giden
Yavuz Kayı oturuyor, mimar Saim Erenler’le çok iyi arkadaştık, biliyor- oğlu mu var, koştururduk. Düğünü
Sayın oturuyor, Celal Şakıyan oturu- sun. İlçe binasının önünde bir top- oldu mu, koştururduk. Cenazesi,
yor, Timur Çiçek oturuyor. Biz kesin lantı mı vardı, birşey vardı gözlüğünü hastası oldu mu, koştururduk. Şimdi
gittik, dedim. çıkardı, Yahu Katil dedi, gözlerim bir böyle bir şey göremiyorum.
Başkanım beni istemişsiniz, dedim. türlü düzelmedi. Doğru dürüst dok- SS- Şartlar bambaşka şimdi sizinle
Seni şantiye şefi yapıyorum, bura- tor bulamadım, dedi. Ben biliyorum, çalışan kalmadı.
daki herkes seni istiyor, dedi. Olmaz dedim. Kim, dedi. Heyecanla Zoti’ye RA- Bir iki arkadaş kaldı. Hatta Ak-
başkanım, dedim. Ama beni dinle- gidelim, farları değiştiriversin, de- yol’da bir yere karo döşettirmişim,
medi. Özlem Gezgin yeni, işe baş- dim. Orhan Başkan döneminde. Zaman
lamış, mimar arkadaş. Ben seneye Siyasetten kopmadım da, yönetim- zaman taş oynamaya gidiyorum ya,
emekli olacağım, yanına bir arkadaş den ayrıldık. Bahattin Gümüş ilçe o mahalledikiler yola parke döşettir-
verin ki, ben onu yetiştireyim. Kimi başkanı oldu, daha sonra belediye mişim, mahalledeki görenler söylü-
istiyorsun, diye sordu Osman bey. başkanı oldu. yorlar, hatırlatıyorlar.
Özlem hanımı verirseniz, iyi olur. Benim hiç bir zaman vazgeçmeyece- SS- Teşekkür ediyorum.
Özlem Hanımla üç beş ay çalıştık, ğim şeyler vardır,
hanım olduğu için, şantiye şartları 1- Mustafa Kemal Atatürk
zor. C bloğunun betonu dökülürken, 2- Cumhuriyet Halk Partisi

