Page 70 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 70
ile kulaklarını tıkıyordu. let bu değildi. Nereden geldiği belli odasına çekilmişti.
Cemal bey büyük bir gürültü ile olmayan bisiklet, belli ki çöplükten Sabahleyin ev halkı kahvaltı masa-
sokak kapısını çarparak dışarıya alınmıştı. Asla binilemezdi. Gü- sında toplanmıştı. Ama Erdal orta-
çıkmış, ayaz ve karanlık geceye ka- venliği yoktu. larda yoktu. Nezihe hanım pence-
rışarak hızla uzaklaşmıştı. Cemal bey Erdal’a dönerek “İşte reden bakınca, onun, eski bisiklete
Olaydan çok etkilenen Erdal suçlu- sana bisiklet. Doya doya bin.” di- binmeye çalıştığını görmüş, hem
luk duygusuna kapılmıştı. Kendisi yerek çayını yudumluyordu. İpek camı açmaya çalışmış, hem de ”sa-
yüzünden aile çatırdıyormuydu. ve Erdal’ın canlarını sıkmaya hiç kın sakın” diyerek bağırmaya baş-
Annesi ile babası boşanırlarmıy- niyetleri yoktu. İpek bugün şiir ya- lamıştı. Ama Erdal çoktan bisiklete
dı. Yok canım öyle birşey olmazdı. rışmasına kendi yazdığı şiirle katı- binmişti. Pedal zor dönüyor, bah-
Annesinin hiçbir güvencesi yoktu. lacaktı. çeyi ilk turlayışında, direksiyonun
Ağlıyor, ağlıyor, susmak bilmiyor- Öğleden sonra Kutman ailesi ya- kalan kısmı da kopuyor ye Erdal
du. Ablası ve annesi onu sustur- rışmanın yapılacağı Halk Eğitim bahçe duvarına hızla çarparak yere
mak için her yola başvuruyor fakat Merkezi’nde yerlerini almışlar, 12. düşüyordu.
başaramıyorlardı. Sonunda Erdal sırada yarışacak kızlarının sahne- Kahvaltı sofrasındaki aile bahçeye
uyuya kalıyor, uykuda bile hıçkı- ye çıkmasını beklemeye başlamış- koşarak Erdal’ı yerden kaldırmaya
rıkları sürüyordu. lardı. Nihayet sıra İpek’e gelmişti. çalışıyorlardı. Erdal’ın burnu ka-
Cemal bey sabaha karşı eve dön- Çok heyecanlı idi kız. Şiirinin son nıyor, kafasından akan kan, bahçe
düğünde, Nezihe hanımın kalkma dizelerini okurken salon alkıştan taşlarının arasında birikiyordu.
saati gelmişti. Usulca kalkıp mutfa- çınlıyordu. “Romantizmin derin Erdal baygındı. Evde telefon yok-
ğa gittiğinde Cemal bey de yatağa düşlerinde değil yaşamak. Kendini tu. Mahallede araba yoktu. Kar-
uzanmıştı. Biraz sonra çocuklar kanıtlayabilmekte. Özgürce sesle- şıdaki manava mal getiren kam-
da kalkmış, kahvaltı masasında nebilmekte.” diyerek şiirini bitirdi- yonet yükünü henüz boşaltmıştı.
günün ilk sohbetine başlamışlardı. ğinde 1. olacağını biliyordu. İlçenin Cemal bey, kendilerini hastaneye
Kimse akşamdan söz etmiyordu. kaymakamı, 2 ciltlik Nutuk’u, ya- götürmesi için şoförü ikna etmiş,
O da ne? Pencereden bahçeye bak- rışmanın 1. olan İpeğe ödül olarak Kamyonet kasasına serdikleri bat-
tıklarında, sokak kapısının önünde verirken, aile bireyleri de sevinç taniyeye Erdal’ı yatırmışlardı. Hıç-
yerde eski bir bisiklet duruyordu. gözyaşlarını tutamıyorlardı. Cemal kırıklara boğulan Cemal bey oğ-
Her an çöpe atılmayı bekler gi- bey duygusallığını kimse görmesin lunun elini sımsıkı tutarak yanına
biydi. Nezihe hanım , Cemal Bey diye, hızlı adımlarla eve doğru yol oturmuştu. Nezihe hanım, çıplak
masaya geldiğinde bunun ne oldu- alıyordu. Nezihe hanımın ona ye- ayakları ile, kamyonetin önünde
ğunu sordu. “Körmüsün, bisiklet” tişmesi mümkün değildi. O çocuk- kendisine bir yer bulmuştu.
cevabını yine burnundan soluya- ları ile İpek’in başarısının tadını Kamyonet korna çala çala, ilçenin
rak verdi. Bisikletin tekerlekleri çıkararak, sohbet ederek arkadan tozlu yollarında, hastaneye doğru
eğrilmiş, lastiği patlak, direksiyonu yürüyordu. Akşam evde sakin bir yol alırken, İpek arkalarından ba-
kırıktı. Erdal’ın hayalindeki bisik- hava vardı. Yemekten sonra herkes kakalıyor, birgün önceki mutlulu-
ğunun, bu büyük üzüntü ile nasıl
yok olduğunu düşünüyordu.
Erdal eve dönebilecek miydi…
Kimbilir…
70

