Page 51 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 51

ayırdı ona. Bir genç kız, parasız     O günlerde Hasan Pulur,      Bu arada köprülerin al-
                  sekreterliğini üstlendi. Ayrıca iki  Milliyet’teki köşesine  taşımıştı  tından çok sular aktı. Boz bulanık
                  bine yakın gönüllü de seçim günü  bu seçim kampanyasını: “Şimdiye  akan sular da zaman içinde du-
                  sandık başlarında gözlemci olmak  kadar Türkiye’de hiçbir bağımsız  ruldu. Özeleştiriden korkmayan
                  istedi.                       aday Madanoğlu kadar Amerikan  eski MBK üyesi Cemal Madanoğ-
                         Bağımsız aday Cemal  usullerle  çalışmadı.  Madanoğ-  lu şöyle düşünmeye başladı artık:
                  Madanoğlu, belki de hiç görülme-  lu’nun bürosu var, Madanoğlu’nun  “Bugünkü bilincimle 27 Mayıs’ı
                  miş bir seçim kampanyası başlattı.  emrine tahsil edilmiş otomobilleri  yapmam. Bırakırım, millet kendi
                  Milliyet gazetesinin birinci sayfa-  var, Madanoğlu’nun çalışmalarını  işini kendi yapsın.”
                  sında şu haber dikkat çekti o gün-  anlatan ajansı var... Bir de bunların     İlk göz ağrısı olduğu için
                  lerde: “İlham Gencer, aday Cemal  yanında, büyük bir ordusu var...”  Muğla’dan kopamıyordu. Yazları
                  Madanoğlu için bando - mızıka  Hasan Pulur’un yazısı şöyle biti-  Akyaka’ya gelip giderken Osman
                  ile propaganda turu yapacak”. Caz  yordu: “Kısacası, Madanoğlu bu  Kocabıyık’la tanıştı orada. Kim-
                  piyanisti İlham Gencer, gazeteci  kampanyayla da İstanbul’da barajı  di Osman Kocabıyık (d. 1927 - ö.
                  Mete Akyol’a şöyle anlatmıştı bu  aşamazsa bir daha sopanın üzerin-  2005)?.. Akyaka’da öğretmendi.
                  kapmanyayı: “Bugünden tezi yok  den bile atlayamaz...”      Atak, ileri görüşlü, dost canlısı
                  çalışmaya başlıyoruz. İlk iş olarak     Seçim günü gelip çat-  biriydi. Gönlü cömertti, tanıştığı
                  pankartları hazırlatacağım. Sonra  tığında ise eski asker Madanoğ-  herkese kapısını açardı. Ula’nın
                  bandoda görev alacak arkadaşlara  lu, sandıkta istediği sonucu elde  Armutçuk köyünden çıkmış, öğ-
                  talimat vereceğim. Müzikle yürü-  edemedi. Neden kazanamadı? Bu  retmen olarak çok yer dolaşmış,
                  yüşler yapacağız...”          işe bulaştıktan sonra anlamıştı:  sonra da bu cennet gibi yere yer-
                         Cemal Madanoğlu bu  Siyaset, askerliğe benzemiyordu.  leşmişti. İşte Cemal Madanoğlu
                  işlere çabuk ısınacak gibi görünü-  Cephelerde destanlar yazmış anlı  Akyaka’ya geldiğinde bu öğretme-
                  yordu. İlk seçim turuna, orkest-  şanlı komutanlar bile siyaset mey-  ne konuk oluyordu.
                  ranın  çaldığı  bando  mızıka  eşli-  danında yenilgiye uğrayabiliyordu.     O yıllarda bir gün siya-
                  ğinde Taksim’den başladı. İstiklal  Bağımsız aday Cemal Madanoğlu,  si polis, Osman Hoca’nın kapısını
                  Caddesi tarihinde böyle bir seçim  seçim süresince kendini destek-  çalmıştı: “Biz,” demişlerdi, “Millî
                  kampanyası görmemişti belki de.  lemiş gönüllülere teşekkür etmek  istihbarattan geliyoruz. Cemal Ma-
                  Cadde boyunca alkış tufanı kopu-  istiyordu. O günlerde hemen Dol-  danoğlu buraya geldiğinde sende
                  yordu. Kimileri de çiçek yağmuru-  mabahçe Sarayı’nın yanındaki ala-  kalıyormuş. Bize onun hakkında
                  na tutuyordu onu. Elli yedi yaşın-  na çağırdı kendine destek verenle-  rapor ver. Neler konuşuyor, neler
                  daki yakışıklı siyasetçi ise üstü açık  ri. Orada hepsinin ellerini tek tek  anlatıyor?.. Kimlerle görüşüyor?..
                  bir  arabanın  içinden  eliyle  ayakta  sıkarak teselli etti onları: “Yahu,”  Bütün bunları bize bildir...” Osman
                  selamlıyordu kendini alkışlayanla-  dedi, “ne var bunda üzülecek?..  Hoca, “Hayır, olmaz!..” diye karşı
                  rı.                           Ben üzülmüyorum... Bakın bana,  çıkmıştı:  “Ben bunu yapamam...
                         Ertesi gün Hürriyet gaze-  çakı gibi duruyorum... Sizler de al-  Evimdeki insanı sırtından hançer-
                  tesi, “Cemal Madanoğlu dün ban-  dırmayın... Çakı gibi durun...”    leyemem... Vicdanım el vermez
                  dolu mızıkalı bir seçim turu yap-     27 Mayıs’ın efsane lideri,  buna...”
                  tı”  diye manşete  taşıdı bu  haberi:  ömrü boyunca bazı çevrelerin hep     Genç bir teğmenken yolu
                  “Binlerce gönüllü Madanoğlu’nun  gözüne  batıyordu.  O  yüzden  12  Muğla’ya düşen askerin serüveni
                  kazanması için seferber oldu”.   Mart’tan sonra 1972’de ordu içinde  hep  böyle  sürüp  gitmişti.  Bütün
                         Büyük gazetelerin böyle  gizli  örgüt  kurmakla  suçlandı.  O  bu fırtınalardan sonra, Cemal Sü-
                  ilgi göstermeleri, bağımsız aday  sıralarda parlamento üyesi olduğu  reya’nın şu sözleri geliyor akla:
                  Cemal Madanoğlu’nu çok hoşnut  için dokunulmazlığı vardı. Çünkü  “Cumhuriyetin kuruluşundan son-
                  etmeşti. O heyecanla bir askeri tat-  1966 yılında cumhurbaşkanlığı  ra söylence değeri kazanmış bir iki
                  bikat gibi, kazanabileceği yerleri  kontenjan adayı olarak parlamen-  subaydan biri oldu. Gerçek aydın...
                  haritada kurmaylıktan gelme alış-  toya girmişti. Buraya sığınmayı  Çıkarsızlığın kumandanı... Bir ma-
                  kanlıkla işaretliyordu. Kimi zaman  düşünmediği için dokunulmazlı-  sal kahramanı...”
                  da  bir eli belinde, masanın başına  ğının mecliste kaldırılmasını iste-
                  dikiliyor, “Yaz Aysen!” diyordu  di.  Ardından  tutuklandı,  dört  ay
                  sekreter genç kıza: “Kadıköy’den  tutuklu kaldıktan sonra serbest
                  bir üniversiteli grubu pazartesi  bırakıldı. Yargılandı. Bu yargılama
                  günü saat on üç için randevu iste-  1974 yılına dek sürdü, sonunda ak-
                  di.”                          landı.
   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55   56