Page 84 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 84

TURGUT DERELİ
                        Eğitimci - Yazar



               ESKİ MUĞLA’DA



               SU DEĞİRMENLERİ




                      ir  zamanlar  Muğlalıların  dinlendirmek  için  ekildiğinden  diniz.
                      “Gocamektep” dediği eski  çok az elde edilir, Muğlalıların ih-         Değirmenler… 40’lı yıllarda
                      Aydın  yolu  üzerindeki  tiyacına yetmezdi. Birim alandan  Karamuğla Çayı vadisinde 1. de-
               Btarihi binanın “Muğla  daha fazla gelir elde edildiğinden  ğirmen, 2. değirmen 3.değirmen,
               Ortaokulu” olduğu dönemler 1954  Muğla Ovası’nda tütün yetiştirici-  Hacı Abbas… gibi adlar alan su
               yılı öncesidir. Benim ortaokulu  liği ön sıradaydı her zaman.   değirmenleri vardı. Sayıları sekiz
               bitirdiğim 1954 yılına rastlar o          Tahıl pazarında satılan buğ-  adedi buluyordu. Hatta Canlı ta-
               binada Muğla Lisesinin  açılışı…    daylar, çoğunlukla Tavas ve Denizli  rih Rahmetli Baki Karaefe’ye göre
               Kulakları çınlasın, işte o ortaokul-  yöresinden veya daha iç bölgeler-  0n değirmen vardı Karamuğla va-
               dan devre arkadaşım Şadan Göko-  deki il ve ilçelerden geliyordu çoğu  disinde…  O  yıllarda  vadideki  su,
               valı’ya “Bizim Yaşadığımız Muğla”  kez... Bu arada kullanılan arpa,  şehrin su şebekesi içine alınma-
               başlıklı kitabımı hazırladığımdan  yulaf, burçak ve bakla gibi hayvan  mıştı ve bu değirmenleri çevirecek
               söz ettiğimde “Bizim, sözüne ne  yemleri de bu pazarda satılırdı.  güçteydi.
               gerek var?” diye sormuştu. Orada           Alıcılar, sergileri birer birer      Birçok Muğlalı, özellikle Kara-
               anlattıklarım günümüzün Muğla’sı  gezer, ekmeklik veya bulgurluk ih-  bağlar’a göçün başlangıcında ve
               değil bizlerin çocukluk ve ilk genç-  tiyacına göre sert yumuşak buğday  güz mevsimindeki dönüşte evin-
               lik yıllarımız olan 1940’lı 50’li yıl-  türlerini avuçlarına alarak kontrol  deki at veya eşekle o çetin patika
               ların Muğla’sı, açıklamam üzerine  ederler, satıcı ile pazarlığa tutu-  yoldan ilerleyerek buğdayını, öğü-
               hak vermişti bana.            şurlardı. Kızıl renkli buğdayın adı  tülmek üzere bu değirmenlere gö-
                     İşte burada anlatacaklarım da  şimdilerde “durum buğdayı” deni-  türürdü. Birçok kez değirmenlerde
               o yılların Muğla’sında yaşadıklarım  len “çıralı” ydı. Bulgurluk buğday-  sıraya girilir sıranın gelmesi saba-
               ve gözlemlediklerim…          lar bu türden seçilirdi. Ekmeklik  ha  kadar  sürdüğü  için  değirmen-
                    Tahıl Pazarı… Bugün de yaşatı-  buğday için o kadar ince elenip sık  lerde geceleyebilirdi müşteriler.
               lan fakat farklı amaç için kullanılan  dokunulmazdı. Pazarın müşterileri      50’li yıllarda halkın “ateş değir-
               tahıl pazarının; Pazar Camisinin  kadınlar olurdu çoğu kez… Çünkü  meni” dediği dizel motorla çalışan
               arkasında  etrafı  evler  ve  işyerleri  evde yapılan her türlü tahıl ve un  ilk değirmen, Orhaniye Mahalle-
               ile çevrili üç girişli genişçe bir alan  ürününü kadınlar ürettiğinden do-  sindeki  yeni  kurulan  Sanayi  Çar-
               olduğunu bilirsiniz.          ğal olarak bu konuyu en iyi bilen-  şısında açılmıştı. Daha sonraları
                     O yıllarda Muğlalılar, ekmek-  ler ve değerlendirenler kadınlardı  elektrik motorundan güç alan de-
               lerini kendileri pişirdikleri için ek-  elbet.              ğirmenler devreye girdi. Vadideki
               mek yapımında kullandıkları buğ-         Satın alınıp eve götürülen buğ-  çetin yolculuklarda böylece sona
               dayı da bu pazardan sağlarlardı.  daylar, evin kadınları tarafından  erdi. Değirmenler de bu arada bi-
               Tahıl pazarı sergileri Çarşamba ve  bazen konu komşuların da yar-  rer  birer  kapandı.  Kent  büyümüş
               Perşembe günleri açılırdı. Pazar-  dımıyla imece usulü tahta tabla  su gereksinimi artmıştı, belediye
               da yer alan; Emin Serger, Süreyya  üzerinde  yabani  ot  tohumları  ve  vadideki suyu kentin kullanımı
               Serger, Şerif Ali Akay,  Süreyya De-  taşlarından ayıklanırdı. Ayıklanan  için ayırmak zorundaydı bir bakı-
               reli,  Hacı Numan Mehmet, Ziver  buğday yıkanır, kurutulur, öğütül-  ma… Zaten artık evlerde at eşek
               Güner, Recep Koçar… gibi esnaflar  meye hazır hale getirilirdi. Sokak  besleyecek ortam kalmadığı gibi at
               akla gelen ilk adlar…                                                          aralarında  gezerken  rastladığınız  eşek beslemek her babayiğidin ya-
                      Muğlalıların büyük bir bölü-  küçük meydanlarda ya da arsa-  pabileceği iş olmaktan da çıkmıştı.
               münün tütüncülüktü geçimi…  larda kilimler üzerinde kurutulan             Bu arada halkın refah seviye-
               Buğday, ancak arada bir toprağı  buğday sergileriyle karşılaşabilir-  si yükseliyor insanlar kendilerine








    84
   79   80   81   82   83   84   85   86   87   88   89