Page 87 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 87

makmış…                       diği her sokakta, kapısının önüne
                         Ramazanın 25’inden son-  geldiği herkesi bilir, manilerini de
                  ra Sakal-ı Şerif açılır, her gün ayrı  ona göre söylerdi.
                  camide açılan Sakal-ı Şerif’i gör-
                  mek için halk bütün camileri dola-  Kapınıza geldim koşa koşa
                  şırdı.                        Ayağımı vurdum koca taşa
                         Kadir Gecesi ramazanın  Kalk bakalım Hasan Paşa.
                  en önemli gecesidir. Kadınlar top-
                  lanarak sabaha kadar namaz kı-  Eski Ramazanları yaşamış olanlar,
                  larlar, dileklerde bulunurlar, kadir  akşamları  eğlencelerin  yapıldığını
                  beklerler. O gecenin gündüzünde  anlattılar. Açılan saraylıları, börek-
                  hayır yapılıp dağıtılmıştır.  leri anlattılar. Fırınlara götürülen
                         Ramazan ayında insanlar  tepsilerin  oluşturduğu  kuyrukları
                  genellikle huşu içinde ibadetlerini  anlattılar.  Ve ramazanın bereketini
                  yaparlar. Kimsenin etlisine sütlü-  anlattılar; “sofra dopdolu oluverir-
                  süne karışmazlar.             di” diye.
                         Camilerde hatimli na-         Muğla’da ramazan belki
                  mazlar kılınır. Her gün Kuran’dan  de hiç kimsenin tahmin etmediği
                  bir cüz (20 sayfa) okunur. Rama-  kadar yoğun yaşanır. Ama abar-
                  zan sonuna kadar Kuran-ı Kerim  tısız yaşanır. Yoğunluk insanların
                  hatmedilir. Tesbih namazları da  yüreklerinde kalır. Hiç kimse bir
                  kılınır. Mukabeleler yapılır. Her  başkasının oruç tutup tutmadığını
                  gün aynı  camiye aynı  saatte gidi-  bilmez, çünkü tutuyorsa kendisi-
                  lir, herkes kendi Kuran-ı Kerim’i-  nindir, tutmuyorsa kendisi bilir.
                  ni götürür, hocayla birlikte günde
                  bir cüz okunur. Bu işlem evlerde
                  de yapılabilir. Arife günü de duası
                  yapılır ve hatim indirilir. Bu olay
                  mukabeledir.
                         Ramazan geleneklerinin
                  çoğu bugün de uygulanmaktadır.
                  Ramazanın on beşinden sonra
                  yapılan davetlerin ardı arkası ke-
                  silmez. Her gün bir  evde yemek
                  yenir.
                         Ve sahur. Çocuklar için
                  bir eğlencedir sahur. Kışın soba-
                  nın başında yenen bembeyaz pila-
                  vın ve armut kakından ya da kuru
                  üzümden yapılmış hoşafın tadı
                  yansır uykulu insanların yüzüne.
                  Bu arada davulcuların sesleri ge-
                  lir manilerin anlamlı dizeleriyle.
                  Önceleri Çelebi çalarmış davulu
                  Muğla’da, sonraları çocukları çal-
                  mış. Geceleri insanlar davulculara
                  para verirlerdi. Öyleyken davul-
                  cular ramazanın on beşinde  gene
                  para toplamaya çıkarlardı. Bu kez
                  yanlarında klarnetleri ve cümbüş-
                  leri  de  olurdu  ve  daha  çok  esnaf
                  dolaşılırdı. Muğla küçük bir şehir,
                  herkes herkesi tanır. Bu eskiden
                  böyleydi. Onun için davulcu gir-
   82   83   84   85   86   87   88   89   90   91   92