Page 98 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 98

RECAİ ŞAHİN                                                      İSA KÜÇÜK
                       Yazar - Şair                                                     Vali - Yazar - Şair



           GELMEK FİİLİNİN ÇEKTİKLERİ                                      “Bir gülü üşümek”

           Gelmek fiilinin çektiklerine bakınız:                           İlk karşılaşmadır
           Öğretmen dil bilgisi dersinde Karadenizli öğrencisi Temel’e:    Su ve buz kucaklaşır
           -Gelmek fiilinin şimdiki zamanını çek bakalım, demiş. Temel:    Gökten elma düşmemiştir daha
           -Celiyrum, celiysun, celiy, demiş.                              Deniz çalkalanır
           Yanında oturan Erzurumlu arkadaşı itiraz etmiş:                 Silkinir toprak
           -Olmadı öğretmenim Temel yanlış söyledi. Gelerem ha, gelersen ha, geler   İnsanın korkusuyla sınavıdır
           ha, diyecekti.                                                  Aşk dediğin
           Sonra Konyalı öğrenci söz almış:
           -Öğretmenim, arkadaşlarımın geleyom, geleyon, geleyor, demeleri gere-  Uçar sesi
           kiyordu.                                                        Saklandığı çakıl taşının içinden
           Muğlalı öğrenci; “oluymaz öğretmenim oluymaz, bunlağ yanış yaşanıyor-  Kafesler, kuşlar, çırpınışlar
           lar (konuşuyorlar) diye bağırmış:                               Dur, çağırma ateşi
           -Gelip durun, gelip durusun, gelipduru deyecekleridi.           Yüküm ağır
           Bu kez öteki Muğla’lı atılmış:                                   Akıntı ters
           -Ölemi deniğ la akidiş, (arkadaş) Geggelin, geggelisin, geggeli demesi
           ilazımıdı..                                                     Kırmızı kör etmesin gözlerimizi
           Konuşmaları heyecanla dinleyen Fethiyeli öğrenci “voyn” diye söze   Öpmelere kalp nakli dayanmaz
           başlamış:                                                       Gizeme saklanma
           -Gelipotuyun, gelipotusun, gelipotu demesi gerekmez miydi?      Kandır susuzluğumuzu
           Bu kez öteki Fethiyeli ünnemiş:                                 Kilidi aç
           -Siz kendi kendinize niye bıdıraşıp (konuşup) durusunuz lan. Bunun en
           doğrusu Gelipbatırıyın, gelipbatırısın, gelip gelipbatırı’ dır gardaşlarım,   Deniz ateş alır mı, alır
           demiş.                                                          Cezbe halidir
           Sizin “geliyorum, geliyorsun, geliyor” dediğinizi duyar gibiyim…  Kıyamet kopar
                                                                           Aklın ermediği şeyler, var

                                                                           Gördüklerimizi unutmadık
                      SEVDA AYTAN                                          Hey çocuk
                      Yazar - Şair                                         Örgütlü bir ıslık çal

                                                                           “nice inceydi rengi”


             ÇAKIR AYŞEM

             Çakır göze kirpiklerin ok olmuş        Çakır gözler gül yanağa yakışır
             Bakışına kavrulanın çok olmuş          Cümle alem o deryaya bakışır
             Ah yanarım etme  kalbim tutuyor        Gamzesinden bir öpeyim dedim de
             Çakır Ayşe’m merhametin yok olmuş      Çakır Ayşe’m bir tek bana çıkışır

             Ak gerdana zülüflerin serilir          Bu can onu göremeden durur mu?
             İnce bele gümüş kemer kurulur          Çakır Ayşe’m hiç bana yüz verir mi?
             Endamını gösteriver bir kere           Ben sevdamdan ölsem güler ardımdan
             Çakır Ayşe’m seni gören vurulur        Çakır Ayşe’m bunu reva görür mü?

             Keklik gibi kayalardan sekersin
             Bülbül sesin kulağımda ötersin
             Savrulunca saçlarından al yazma
             Çakır Ayşe’m gözlerimde tütersin

    98
   93   94   95   96   97   98   99   100