Page 94 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 94
ALİ ABBAS ÇINAR AYÇA ŞİMŞEK AYŞEGÜL BAYBUĞA
Yazar - Şair Öğrenci Şair
MENTEŞE ATATÜRK SEVDİ DERSİNiZ
Muğla deyince merkez Menteşe Atatürk sevgi doluydu, Salkım söğüt.
Bayır, Pisi hoştur, bir de Kafaca Atatürk bir güneş gibi doğdu. Taze gonca.
Kötekli, Düğerek yüceden yüce Atatürk zeki ve akıllıydı. Kır çiçeği.
İnsana hayata çekensin Muğla Atatürk çok cesurdu. Sakla kabuklarının altına yüreğimi,
Bahardan korkar gönlüm.
Mabolla denilir eski adına Atatürk, eşi olmayan bir gerçekti. Sevda benim harcım değil.
Karia’nın şehri düşer aklına Onun gibi yüce gönüllüsü görülmedi. Siz sevişin rüzgarla.
Marçal’da bir varsam dedem Sığın’a Zafer için engin dağları aştı; Soran olursa beni görmedik dersiniz.
Tera’nın hatrını bilensin Muğla Vatan onun için hayat meselesiydi. Gidesim var yıldızların kaydığı tepelere .
Toprağa gömüp ruhumu,
Bir yanı Karadağ dosta çağrıdır Hainler vatana saldırıyorlardı, Ağlayasım var avaz avaz.
Bir yanın Kızıldağ sevgi bağıdır Atatürk saldırı için hazırlanıyordu, Beş on haneli köylerin sessiz akşamaların-
Eğergediği’nde sisler dağılır “Geldikleri gibi giderler!” diyordu, da dolanır ruhum.
Gözümde hep tüten dumansın Türk askeri pes etmiyordu. Her evde bir çocuk var benim gibi.
Muğla Odadan odaya koşar umutları.
Bu vatan onların canı gibiydi, Avuçlarında ceviz kokulu yaz ayları.
Şahidi, Hamursuz Hakk’ın sesidir Damarımızdaki akan kan vatan içindi. Ceplerinde sarışın sabahlar.
Şemsi ana, Üçeren eren hasıdır Atatürk ölmez bu vatan gibi, Üstü başı oyun,
Göktepe, Dokuzçam doğa süsüdür Kalbimizde kendisi, iz de onun izi. Derdi tasası kaybetmek.
Çevreyi insanı saransın Muğla Üzülme çocuk!
Hep birlikte çıkmıştık yola, Benim kadar kaybetmiş değilsin daha.
Belen’den Belenye’ye yol gider, Mehmetçikler cephede, Hele bir büyüsün kaygıların,
Diller ormancının türküsün söyler Kadınlar kağnı başında, Sol yanına dokunsunlar vakitsiz,
Kerimoğlu Pisi’de yiğitlik eder Cephede şehitlerimiz vardı… O gün anlarsın...
Yerkesik yaylada tütensin Muğla Salkım söğüt.
Ama durup da ağlayacak vaktimiz yoktu Taze gonca.
Bu toprakta yetişir binlerce nebat Arkadaşımızı toprağa gömecek gücümüz Kır çiçeği.
Karabağlar var ki ömre bereket yoktu. Soran olursa beni,
Çık da Göktepe’den alemi seyret Daha on yedisinde cephede çoktu, Öldü dersiniz.
Her zaman uzağı görensin Muğla Artık bekleyecek zamanımız yoktu. Niye derlerse,
Sevdi dersiniz.
Herkes gider konu komşu dostuna
Ortaköy, Yaraş’ta varır mestine
Kahvelerde sohbet sohbet üstüne
Ruhsuza ruh verir canansın Muğla
Keyfoturağı’nda cami meyhane
Gönlüm akar gider Süpüroğlu’na
Cihanbeğendi’den, Narlı, Kozlu’ya
Sohbet ehli cana mekansın Muğla
Beyni Saburhane kalbi Arasta
Dost eli uzanır kederde yasta
Akyol’da yaşayan kalmaz tasada
Kurşun gecelerde solumsun Muğla
Muğla köftesini yemeden geçme
Tarhana keşkeki hepsinden seçme
Muğla kebabını yemezsen uçma
Her zaman saraylı tadansın Muğla
94

