Page 12 - mentese_10
P. 12

Ali Ekber ATAŞ
                        Eğitimci - Yazar





               Coğrafyadan Şiire

               “Uzun İnce Bir Yolculuk”



                     aşamımın en güzel altı yılı-  güzel anları yaşattığı için.    borçluyum. Elbetki, köklerimin ve
                     nı geçirdiğim Ege toprakla-  Annemi, 75 Martı’nda kaybetmiş-  ekinimin (kültürümün) yeşerdiği
               Yrındaydım geçen ay (Ekim  tik. Onu doğduğu bu topraklara  coğrafyayı da başa alarak,
               2009). Yirmi altı yıl geçmiş aradan.  emanet edip, sonsuzluğa uğurlayı-  niye anlattım bütün bunları?
               Hayallerinin peşinde koşturan on  şımızın üstünden otuz dört yıl geç-  İnsan yaratılarının konuşulup tar-
               altı yaşında bir genç olarak gelmiş-  miş. Oğlum on altı, kızım dokuz  tışıldığı her yerde ve durumda,
               tim ilk kez. Bunca yıl sonra, konuk  yaşında. Ben kırk sekizimdeyim.  Erasmus’un, Vedat Günyol’dan
               bir şair olarak çağrılmanın mut-  Ortaokul öğrencisiydim onu kay-  duyduğum şu sözü gelir aklıma:
               luluğu içindeyim. Bu toprakların  bettiğimizde. İki yıl sonra da ayrıl-   “Hayvan hayvan olarak doğar, in-
               kokusunu içime çekmek, havasını  mıştık memleketten. Geride ikisi  san  insan  olarak  doğmaz,  oluştu-
               solumak, suyundan içmek mi ye-  evli beş erkek, iki kız kardeşimi, bir  rulur.” derdi.
               niden!..                      de gördüğü ilk kız torununu bırak-  Bütün derdimiz insan olmak değil
                                             mıştı annem. Kız kardeşlerimden  midir?
               Depremlerin yaşıtı, Nâzım Hik-  ilki on bir, ikincisi üç yaşındaydı.  Ben yukarıda özetin özetini ver-
               met’ten Enver Gökçe’ye, nice şaire  Onları düşündüğümde ben daha  diğim yaşantının kişisi olarak
               ağıt şiirler yazdırmış kenti Erzin-  şanslıydım, ama ne fayda…  aranızdayım bugün. Hepimiz ya-
               can’a, çocukluğumu ve annemi                                şadığımız bölgenin, coğrafyanın,
               bırakıp, 1977’nin şubatında, yılın  77’nin, bir şubat günü evimizi  yerel ekininin bir rengi olarak, yan
               ilkyazına koşar adım ayrılmıştık  kamyona, kendimiz de bir mini-  yanayız burada. Ulusal ve bireysel
               buradan.      Kırlarda  bayırlardan,  büse doluştuk. Dönüşü olmayan  kimliğimizin belirleyeni dilimiz
               yüksek dağ yamaçlarından aşa-  bir yolculuktu bu. Benim için yeni  ortak. Ama yaşadığımız bölgeye
               ğılara doğru inen, ince, beyaz tül  ufuklara yelken açmak ve hayalle-  özgü ağızlarıyla birbirinden farklı-
               örtüsünü henüz eritmemiş kar-  rini kurduğum dünyaya yaptığım  lık gösteren, çeşitliliği ve zenginliği
               lar.   Nevruzların patladığı bir za-  bu yolculuk  heyecan vericiydi.  olan bir güzel dilin insanlarıyız.
               mandı.  Upuzun  geçen  kış,  yerini  Selçuk’tan  geçerken  büyülenmiş,  Buna sevinelim. Bu olağan ve do-
               ilkyaza bırakıyordu, memleke-  İzmir’in güzelliğine çarpılmıştım.  ğal durum, her coğrafyanın kendi
               timden  ayrıldığımda.  Mevsimin,  Muğla özellikle Yatağan, toplumsal  türküsünü, şiirini, manisini, te-
               bahara yaklaşan dönemine denk  bilincimin yeşerdiği bir coğrafya  kerlemesini, masalını, efsanelerini
               gelen  bu  yolculuğu  hiç  unutma-  oldu benim için. İlk toplumsal sa-  de; kısası, bütün birikimlerinin bir
               dım.  Ne zaman bu  topraklara  bir  vaşım bilincini edindiğim bir yer  yansıması olan kültürünü yarat-
               yolculuğa çıkacak olsam, yüreğim  olarak Yatağan, yaşantımda önem-  masını öğretmiş insana.
               doludizgin, hep aynı heyecanın-  lidir.  Kavramsal  olarak  “kent”  ol-
               da. Gözlerinde tutkulu bakışlar  gusunu burada öğrendim. Hoş,  İnsan içine düştüğü coğrafya ve
               ve inanılmaz hayallerin peşinde  Erzincan’ı gezdim gördüm, ama  ekinin biçim verdiği özdeksel bir
               koşturan o gençle buluşurum hep.  orada yaşayıp kent ekinini öğre-  varlıktır. O coğrafya ekininin tüm
               Çok sonraları öğrenecektim, ağa-  necek kadar kalamadım. Neki,  özelliklerini olmasa da belirgin,
               beyimin benden umudu kestiğini.  rahatlıkla söyleyebilirim ki, bu-  belli başlılarını benliğinde taşır
               Arkadaşının bana anlattıklarına  günkü durumumu, bu coğrafyada  kişi. Bunu; şairse şiirlerinde, öykü-
               bakılırsa, benim okulla mokulla  geçirdiğim altı yılıma ve sonraki  cü öykülerinde, romancı roman-
               bir ilişkim yokmuş, meğerse.  Ha-  yıllarımı  geçireceğim  İstanbul’a  larında, ressam çizgi, biçim, doku
               yalperestin tekiymişim. İyi ki de
               diyorum, hayallerimin peşinden
               koşturmuşum. Beni buralara değin
               getiren  hayallerime,  çok  ama  çok
               şey borçluyum. Yeniden bana bu







    12 12
   7   8   9   10   11   12   13   14   15   16   17