Page 14 - mentese_10
P. 14
kendi coğrafyalarımızın, yaşadığı- biri. Andığım etkenler kuşkusuz da kişiliğinin yansımaları dolaşır,
mız yerlerin, doğanın birer rengi, şairin şiirini de etkiliyor, biçimlen- coğrafyasından renkler yansır di-
dokusu, çizgisi, biçimi olarak varız. diriyor. zelerinde.
Öyle olmasaydı, “Edebiyatın Bel-
leğindeki Anadolu ve Afrodisyas Akdeniz iklim kuşağı bir yerleşim Belleklerimize yer etmiş görüntü-
Kalıtı Karacaoğlan Buluşması”’n- alanı olarak antik çağdan bu yana leri, genzimizden gitmeyen koku-
da bir araya gelen bunca konuğun büyük bir kültürü bağrında besle- su, hayatın karmaşası içinde var
hepsi, aynı şeyi söylerdi. Her şair, yip büyütmüş, bir Akdeniz duyar- olma savaşımı veren insanlarıyla
kendi coğrafyasının ekinsel biri- lılığı, coşkusu, bir şiir birikimi ve başka coğrafyalarda, kendi coğraf-
kimleriyle çıkar insan(lığ)ın karşı- iklimi yaratmıştır… yamızın bir yansıması olarak varız.
sına. Sivas dendiğinde Pir Sultan, Bilinçaltımızda, coğrafyamızın et-
Âşık Veysel gelmez mi aklımıza? Şiirlerimde bir dereden söz etmiş- kileri olduğu kadar, belleklerimiz-
Öyle sanıyorum ki, Karacaoğlan’ın sem, şırıldayan sularda kar kokusu de yer eden şairlerin hayatımıza
adından yola çıkılarak buraya veri- duyumsansın istemişimdir. Kale- etkileri de, bir kazıbilimcinin bin-
len Karacasu adı da, “coğrafya sa- içi’ni anlatmışsam kırlangıçların lerce yıllık tarihi gün ışığına çıkar-
nat ve şiir” üçleminde düşünülme- seslerine yansımış bahar sevincini, masındaki bilinç değil midir?
si gereken bir olgu. Ali Ekber Çiçek sardunya kokularını, yağmur sonu
dendiğinde Erzincan ve özellikle kiremitler üstünde tüten buğunun, “Ne zaman bir bilinçaltına insem,
“Haydar Haydar” türküsü dolanır- bir sundurmaya ağmış yaseminle- benden önce bir şairin oraya girdi-
ken dilimize, Enver Gökçe’de “Eğin rin kokusu duyumsansın istemi- ğini görürüm.” demişti Freud. Ben,
Türküleri” çağrışır Fırat gibi. Asım şimdir. Akdeniz’in üstünde ışıyan bu coğrafyayı önceden gezmiş
Bezirci, Cahit Öztelli, Ahmet Kut- gün ışığı, ardıç kuşları.. Her sabah olanları düşündüğüm kadar, coğ-
si Tecer dendiğinde de Erzincan’ın bize ergen güzelliğiyle günaydın rafyaları önceden gezilmemiş olan
değişik renkli coğrafyalarıyla bu- diyen Tahtalı Dağın üstüne yığıl- yeni şairleri bekliyorum…
luşuruz. Çukurova Yaşar Kemal ile mış mor bulutlar… Aynı dağın
anılır oldu. Toroslar’dan, Antalya teleferik özentisiyle dinamitlerle (*) Sincan İstasyonu Aylık Edebi-
Akçay’dan söz edildiğinde Anti- parçalanmış, yok edilmiş endemik yat Dergisi, Şubat 2010, sayı 30./
kiteli lirik şair Metin Demirtaş ve bitki örtüsünün kederi.. Çam ağaç- TEBEŞİR KOKULU SÖZLER,
şiirleri gelir akla. Vecihi Timuroğ- larının, bin yıllık sedirlerin, denizi sayda: 41. Kaynak Yayınları, Şubat
lu, aşiret ekiniyle yetişmiş gerçek yalayıp gelen esinti dizelerimin üs- 2014 İstanbul.
bir aydın. Metin Demirtaş’ın şiir- tünden geçsin istemişimdir.
leri, alçakgönüllü kişiliğinin lirik
yansımalarıdır. Akdeniz ikliminin Özetle, Akdeniz’in mavi ışığı, sıcak
bütün renkleri bir yana, “Uysal insan ilişkileri şiirlerimi etkilemiş-
mavisi, çelik öfkesiyle” buluşuruz. tir. Doğa nasıl ki üstünde yetişen
Bir “Akdeniz duyarlığı”yla Antik- bitki örtüsü ve tüm canlıları bi-
çağ’lara götürür bizi. Ardıç kuş- çimlendiriyorsa, benim şiirlerimi
larının seslerine karışır sesleriniz. de etkilemiş, bir ses, bir renk, bir
“Çam ağaçlarının, bin yıllık sedir- koku, bir titreşim olarak şiirlerime
lerin” arasına, “denizi yalayıp gelen girmiştir diyebilirim…”
esintilerin” güzellediği dizeleriy-
le şiirlenirsiniz. Aşağıdaki sözler Şairin yaşadıkları şiire dâhildir ya,
onun Akdeniz duyarlığı, coğrafya- söyledikleri de şiirin kendisidir bu
dan esintiler çalıyor yüzümüze: durumda. “Coğrafya, şiir ve sa-
nat” denkleşmesinde şair, tavrını
“İnsanın doğup büyüdüğü çevre, doğadan, insandan yana koymuş-
coğrafya, iklim, kişiliğini oluştu- tur. Konuşurken ya da yazarken,
ran, biçimlendiren etkenlerden sesinin ve sözcüklerinin tınıların-
14 14

