Page 18 - mentese_10
P. 18
Azra ŞİMŞEK
Öğrenci
H
Y İ
A
A de katıldı.Ancak 1-2 dakika sonra
T Ç yeni umutla hayatına yeni bir sayfa bitebildi bu laf dalaşı.Onu tekrar
İ
hatırladıklarında Hale bavulları iki
eline alarak ona ait olduğunu tah-
açmaya geldiği ,taşı toprağı altın
min ettiği dolabın yanına götürdü.
denen,aslında insanı yutan koca
N şehir…Yaklaşık 5 dakikadır yur- Tuğçe “Kahve yapıyorum hepimi-
ze’’. diyerek su kaynatmaya koyul-
dun kapısında dikildiğini güvenlik
du. Yeni arkadaşlarına , yeni evine
görevlisi ona seslendiğinde fark
yeni hayatına sonuna kadar açtı
etti.Sonrasında oda numarasını
öğrendi ve hızlıca odasına doğru
buyur etti o akşam…
yürümeye başladı.İçeri girdiğinde kapılarını,hepsini teker teker içeri
kahkalar atmakta olan üç pijamalı
üçlükle taşıdığı bavulunu kızla tanıştı.Alin ,Tuğçe ve Hale.. Gelişinin üstünden aylar geçmiş-
ti, alışmıştı artık bu şehre ,bu şeh-
çok iyi anlaştıkları ilk görüşte belli
rin insanlarına ve hatta trafiğine ve
oluyordu.Acaba ne zamandan beri
son bir hamleyle taksinin
Gbagajına yerleştirdi.Yar- birlikte kalıyorlardı? Kahkalar ke- gürültüsüne bile..Okuduğu üniver-
sitenin mimarlık bölümüyle alakalı
dım etme zahmetine bile girişme- sildi, hepsi birden “yeni” kıza bak- bir projede görev aldı.İstanbul un
miş taksiciye ters ters bakarak arka tılar. Kahkülesi hafif göz hizasında farklı farklı üniversitelerindeki
koltuğa yerleşti.Kalacağı öğrenci biten esmer kız’a bizim okeye dör- mimarlık bölümü öğrencilerinden
yurdunun adresini söyledi ve ya- düncümüzde geldi’’ dedi. Elindeki oluşan bir grup, harap halde olan
bancısı olduğu bu şehri selamladı cips kırıntılarını pijamasına sile- bir okulu nitelikli , birçok imkan-
içten içe…“Hoşbuldum İstanbul rek; “Ben Hale.’’ dedi.Kız yüzüne ları olan bir okula dönüştürecek,
umarım tüm güzelliklerinle sende o kadar sevecen bir gülümseme çizim ve plan çalışması yapacak yıl
bana Merhaba dersin…” yerleştirmişti ki karşısında gü- sonuna kadar bitireceklerdi. Proje-
lümsememek imkansız. Ardından nin başlangıç gününde bir tanışma
Yoğun trafik ve bitmeyen kor- adının Alin ve Tuğçe olduğunu yemeği düzenlendi.On beş kişilik
na sesleri yüzünden şimdiden başı öğrendiği diğer kızda ayağa kalk- grupta kimse daha önceden birbini
ağrımıştı. Bir şehre bu kadar insan, tılar. Alin Haleye doğru “Zevzek tanımıyor ,herkes ilk kez görüşü-
bu kadar araba, bu kadar uğultu kız daha yeni geldi,bayat espirile- yordu.Yemeğin ilerleyen saatle-
fazla değil miydi?.Ama burası İs- rinle sıkma kızı.” diyerek sataştı. rinde herkes ikişer üçer gruplara
tanbul du ; her gün başka birinin Hemen sonra bu laf dalaşına Tuğçe ayrıldı. O da yemek bitene kadar
18 18

