Page 71 - mentese_10
P. 71
Dr.Öğrt. Üyesi
Serdar KARAKAYA
Eğitimci - Yazar
EDEBİYATTAN MELODRAM SİNEMASINA BİR
ÖNCÜ: ESAT MAHMUT KARAKURT
ürk Sineması var oluşundan olması doğaldır. Bu yüzden, özgün Mehmet Rauf’un bir metninden
bugüne, ağırlıklı olarak öy- ve yaratıcı çalışmalara sıklıkla rast- Sedat Simavi yönetmenliğinde fil-
Tkünmeci ve hazır kaynak- lanmaz. İlk yıllarda, teknik ve içe- me çekilmiştir. Uzun süren Tiyat-
lardan yararlanan bir yaklaşımı rik olarak doğrudan batı sinema- rocular Döneminde (1923/1939)
benimsemiştir. Sinema sanatına sının yaklaşımların benimseyen teatral metinlerin sezon içinde
göre daha köklü bir geçmişe ve bi- Türk Sineması, öykülü film süreci- oynanan biçimiyle, oyuncu kad-
rikime sahip olan, kuralları, türleri nin başlamasıyla yine batı etkisin- rosuyla filme aktarılmasından öte
belirginleşip oturmuş olan edebi- deki edebiyatına yönelmiştir. İlk ürün verememiştir.
yat alanının, sinemacılar için cazip konulu film olan PENÇE (1917) Türk Sineması ile edebiyat arasın-
daki ilişki (Batı edebiyatı dâhil)
kimi zaman bire bir uyarlama, kimi
zaman esinlenme, kimi zaman da
izinsiz, onaysız intihal (çalma) bi-
çimlerinde günümüze kadar gel-
miştir. Ancak, en yoğun ilişkinin
yaşandığı dönem 1939–1960 arası
dönemdir. Bu dönemde Hüseyin
Rahmi Gürpınar, Halide Edip Adı-
var, Aka Gündüz, Sermet Muhtar
Alus, Refik Halit Karay, Reşat Nuri
Güntekin, Faruk Nafiz Çamlıbel
gibi Cumhuriyet Döneminin ‘be-
lirleyici’ yazarlarının yapıtları sine-
mamızın büyük oranda beslendiği
kaynak olmuştur. Bu yönelişin iki
ana nedeni vardır.
Esat Mahmut Karakurt edebi de-
ğerinden öte piyasa işi tabir edilen
Esat Mahmut KARAKURT

