Page 6 - Menteşe Dergisi Sayı 13
P. 6

Bir Köy Öğretmeni Hikayesi
                           Alâiddin VAROL                     Bir Köy Öğretmeni Hikayesi
                           Eğitimci -Yazar







                     enç bir öğretmen iken   buradayım sınıfları ve evrakları   sınıfın önünde çukulata ile ödül-
                     atandım Dağ köyüne.     düzene sokup başka okullara   lendirdim. Çok mutlu olmuştu.
               Gİlk görev yerimdi. Çok       gideceğim. Çalışmaya koyulduk.   Artık Ahmet birinci sınıfın en
               heyecanlı ve korkuyordum. Köy   birleştirilmiş sınıflı bir okulduk   iyisi hatta ikinci sınıftakilerine
               hayatını hiç tanımıyor ilk defa   sınıfın bir bölümünü birinci sınıf,   yetişmişti.
               evimden ayrılıp yalnız yaşaya-  bir bölümünü ikinci ve üçüncü   Yıl sonu gelmiş okulu kapatıp
               caktım.                       sınıfını, bir bölümünüde dördün-  ilçeme dönmüştüm. Eğitim
               Eski bir ciple ulaşmıştım köyü-  cü ve beşinci sınıfları yaptık.   Enstitüsü sınavlarına girerek
               me, küçücük bir meydanı, köhne   Okul açılalı bir ay olmuştu ki   “Türkçe” öğretmenliğini ka-
               bir bakkal dükkanı, yanındada   kapı çalındı, “Girin” deyince   zanmış okumak için Ankara ya
               kahvesi vardı.                içeriye yaşlı bir adam ve yanın-  gitmiştim.
               Köyün cipi eski tüskü her yerin-  da kara kuru bir çocuk girdiler.   Yıllar çabuk geçti, öğretmen
               den rüzgar alan bir araçtı. Adı   Yaşlı adam “Hocam ben galeci-  olarak değişik illerde görev
               “Palavracı Hasan” olan şofö-  yim (kalaycı) oğlumla beraber   yaptım. Eşimin hastalığı nede-
               rümüz bizi kahvenin önünde    çalışırız köye ancak geldik gelir   niyle emekli olup ilçemize dön-
               indirdi. Şaşkın şaşkın etrafı   gelmez de çocuğu okula getir-  dük. Eşimin ilaçları yurt dışından
               bakarken, Palavracı Hasan     dim” diyerek gitti. Çocuğun yaşı   geliyordu tedarik etmem çok
               kahvedeki insanları bağırdı   üçüncü sınıf öğrencisi yaşın-  zor oluyordu. Yerleşir yerleşmez
               “Hocamız geldi” Bu sesle herkes  daydı. “Hangi sınıftasın oğlum”   ilk işim ilaçları nasıl tedarik
               dışarı çıkıp “Hoş geldin hocam”   deyince tüm sınıf gülerek “O   edeceğim oldu. Yeğenim “Pazar
               deyip elimi sıktı. Sonradan muh-  tembeldir öğretmenim halen   yerinde Hayat Eczanesi var.
               tar olduğunu öğrendiğim kişi   birinci sınıf” dediler. Çocuk suçlu  Bulursa o bulur.” dedi.
               beni okula götürdü. “lojmanınızı   gibi büzülmüş küçüçük olmuştu.   İlk işim eczaneyi bulmak oldu.
               hazırlattım” diyerek az olan   Hemen kızarak sınıfı azarladım.   Hayırlı işler diyerek içeri girdim.
               eşyalarımı yerleştirdik. O gece   “Gel oğlum ön sıraya otur”   Karşımda bıyıklı saçları hafif dö-
               gözüme uyku girmedi. Sabaha   dedim. Adın ne diye sorunca   külmüş orta yaşlarda biri vardı.
               kadar uyuyamamıştım. Erken-   “AMAD” (Ahmet) dedi.          “Hocam hoş geldin. “deyince
               den kalkarak okulumu gezip    Ahmedin sınıfta kalmasının    şaşırmıştım. Çünki ilçeye yeni
               eksikleri bakmıştım. Neyseki   sebebinin aylarca babasının   gelmiştim. Genede bir şey sor-
               muhtar okulu çok güzel temiz-  yanında köy köy dolaşarak    madım İlaçların adlarını vererek
               letmişti. Bana iş kalmamıştı.   babasına kalaycılıkta yardım   bulabilirmisiniz” dedim. Oku-
               Tüm hazırlıklarımı yapıp okulun   etmesiydi. Artık Ahmedi takip   yunca “bir kaç gün sonra yolla-
               açılacağı günü heyecanla bekle-  ediyor onu ayrı bir önem veriyor   rım hocam” deyip kağıdı elime
               meye başladım.                hep teşvik ediyordum. Getirdiği   verdi. Teşekkür ederek mutlu
               Ilık bir sonbaharı sabahında   ödevleri severek güzel sözler-  bir şekilde oradan ayrıldım.
               okulumuzu açtık. Cıvıl cıvıl   le düzeltiyor “Aferin” diyerek   İki gün sonra kapımız çalındı.
               çocuklar toplanmaya başladı.   güven veriyordum. Bir gün he-  Gidip kapıyı açınca genç bir
               Yeni kaydolanlar anneleriyle   celemeye başladığını gördüm.   delikanlı elinde ilaç torbasıyla
               yada babalarıyla okula geldiler.   Artık korkmadan yanıma geliyor   “Babam ilaçlarınızı gönderdi”
               Uzaktan bir motor sesi dikka-  gururla ödevlerini gösterip ben-  fiyatını sorunca “İçindeki notta
               timi çekti. Üzerinde başı kasklı   den övgü alıyordu. Artık (AMAD)  yazıyormuş” diyerek gitti. Heye-
               özel giyimli bir adam okul bah-  Ahmet in hem sevgisini hemde   canla poşetdeki notu okuyunca
               çesine girdi. Motorundan inerek   güvenini kazanmıştım.     ağlamaya başladım. Eşim hay-
               “Günaydın öğretmen bey ben İ.   Müfettiş Kemal bey o sene çok   retle beni izliyordu.
               Ö. müfettişi Kemal Uçan” beni   ziyaretime gelerek bana büyük   Notta şunu yazıyordu “Bu ilaçlar
               hemen telaş ve heyecan sardı.   yardımları oldu.            size borcumun ilk taksiti elleri-
               “Hoş geldiniz müfettiş bey”   Onbeş tatili sonrası Ahmet artık   nizden öperim. Dağ Köyü okulu
               diyerek açılışı beraber yaptık.   okumayı öğrenmiş peşimden   öğrencisi AMAD (Ahmet Kaya)
               “Bugün size yardımcı olmak için   hiç ayrılmaz olmuştu. Bende

               Menteşe Kültür-Tarih-Sanat / Alaiddin VAROL



     6 6
   1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11