Page 8 - Menteşe Dergisi Sayı 13
P. 8
Yaşayan Kültür Hazinemiz:
Prof. Dr. Ali AKAR Yaşayan Kültür Hazinemiz:
Araştırmacı -Yazar Muğla Ağızları
Muğla Ağızları
ğızlar, bir ana dile bağlı, ları dikkatlerini çekmiştir. Bun- maklarının konuşma dilleridir,
değişik bölgelerde dan sonra Almanya’da diyalek- denebilir. Bu ağızlar ayrıca Tür-
Ave farklı biçimlerdeki tologlar (ağız araştırmacıları) kiye Türkçesi ağız atlası içinde
konuşma dilleridir. Bu dillerin, ağızlardan çok çeşitli derle- önemli bir yere de sahiptir.
yazı dilinden farkı, halk ara- meler yapmışlar; bu verilerle Çünkü Muğla bölgesi, 13. yüz-
sında gündelik iletişimi sözlü ağız atlasları oluşturmuşlar ve yılda Hazar denizinin doğusun-
olarak sağlamalarıdır. Bu iki sözlükler hazırlamışlardır. dan taşınan dil ve kültürü yedi
özelliğiyle ağızlar dilbilimciler Türkiye’de de ciddi ve kapsam- yüz yıl boyunca korumuştur.
tarafından diyalektoloji (ağız lı ağız araştırmaları Cumhuri- Bunda, bölgenin coğrafi koşul-
bilimi) adı verilen bir bilim yet’in ilk yıllarına kadar gider. larının olumsuzluğu önemli bir
disiplini tarafından incelen- 1932 yılında Türk Dil Kuru- etken olmuştur. Nüfus ve göç
mektedir. mu’nun kurulmasından sonra hareketlerinden hemen hemen
Ağızlar, yazı dilinde bulunma- Atatürk’ün yönlendirmesiyle hiç etkilenmeden yüzyıllar
yan pek çok kelime, deyim, halk ağzında kullanılan sözcük- boyunca kendi kültürel yaşan-
atasözü, dua, beddua vb. söz lerin derlemesine başlanmıştır. tısı devam ettirmiş olan Muğla
kalıbını yaşatmalarıyla en Bu derlemeler önce Türkiye’de halkı, dilini de en eski ve özgün
önemli kültür zenginliklerinin Halk Ağzından Derlemeler biçimleriyle koruma başarısını
başında gelirler. Bu diller, Dergisi adıyla kitaplaştırılmış- göstermiştir.
yalnızca dilbilim ve folklor tır. Daha sonra 1950’li yıllarda Peki Muğla bölgesindeki
araştırmalarında değil aynı daha kapsamlı ikinci bir ağız ağızları bu kadar önemli kılan
zamanda toplumdaki sosyolo- araştırmasına girişilmiş ve köy dilbilimsel özellik, nitelik var
jik gelişme ve değişme süreç- öğretmelerinin katkısıyla yüz- mıdır, varsa bunlar nelerdir? Bu
lerini, halkın düşünüş biçimi binlerce halk sözü derlenmiştir. soruların yanıtını vermek için
ve yaşam algısını gösteren Bu derlemeler sonucunda 300 bu ağızları diğer Türkiye’deki
ayna görevini yerine getirirler. binden fazla sözcükten oluşan diğer ağızlardan ayırt edici
Halkın kendi yaşamı içinde 12 ciltlik büyük Derleme Sözlü- özellikler üzerinde durmak
deneyimlediği olaylarla ilgili ğü yayımlanmıştır. Bu sözlükte gerekiyor. Öncelikle belirt-
konulardaki sözlü tarih tanık- yer alan sözcüklerin en önemli mek gerekir ki Muğla ağızları,
lıkları da ağız araştırmalarının özelliği de yalnızca halk dilin- Türk dilinin en eski ve özgün
başka bir önemli yönüdür. Bun- deki sözcükler olmalarıdır. Yazı gramer yapılarını korumuştur.
lar yanında mutfak ve beslen- dilimizde kullandığımız sözcük- Bunların başında Hazar ötesi
me kültürü, mimari, tarımsal ve ler buna daha dahil değildir. Bu Türk lehçelerinde yaşamakta
hayvansal üretim bilgilerini de yönüyle, Türk halk dili, yazı dili olan betimleme (tasvir) fiilleri
ağız metinleri içinde bulmak kadar zengin ve yazı dilimizin gelir. Bunlar, günümüzde hâlâ
mümkündür. Bütün bunlar temel beslenme kaynağı ola- sıkça rastladığımız sürübatı
bize, ağızların, yalnızca halkın rak kabul edilmektedir. “sürüyor”, kaçıpduru “kaçıyor”,
kendi şivesiyle konuştuğu MUĞLA AĞIZLARI görüpoturu “görüyor”, gek-
diller olarak anlaşılan ve bu Türkiye’deki önemli ağızlardan gelik “geliyor”… gibi şimdiki
yönüyle küçük bir paranteze biri de Muğla ağızlarıdır. Bu zaman biçimleridir. Bu yapılar,
sığdırılmış anlamından çok ağızlar Muğla ve yöresine Türk- Türkmen, Kazak, Kırgız, Özbek
daha fazla ve önemli bilgileri lerin yerleşmesinden itibaren lehçelerinde küçük fonetik
barındırmaktadır. bölgede konuşula konuşula farklılıklarla yaşamaktadır. Örn.
Dünyada ilk ağız araştırmaları evrilerek günümüze kadar Muğla’da gelibatı olarak kulla-
18. yüzyılda Almanya’da başla- ulaşmıştır. Bu bakımdan, Muğla nılan zaman şeklini Türkmenler
mıştır. Grimm Kardeşler, halk ağızları 1260’lardan sonra Batı gelipyatır, Kazaklar kelipjatır,
ağzından masallar derlerken Türkistan’dan göçen Oğuz/ Kırgızlar kelipcatır, Özbekler
halkın kendine özgü konuşma- Türkmen/Yörük boy ve oy- kelipyatır olarak söylemekte-
Menteşe Kültür-Tarih-Sanat / Prof.Dr. Ali AKAR
8 8

