Page 12 - Menteşe Dergisi Sayı 13
P. 12

Kışa Dönük Yüreğim
                           Ali Rıza NAVRUZ                               Kışa Dönük Yüreğim
                           Yazar






                   skiden Aralık ayı geldi mi,   kısa kollu giyemesek, hafiften   Heeeeey kış! Sen biraz daha
                   kış mevsimine iyice ayak   içimiz ürperse de, o yemye-  olduğun yerde dur, gelme
              Ebasmış olurduk. Giysi-        şil yapraklar sararıp yerlere   şimdi gözünü seveyim bura-
               lerimiz kalınlaşır, evlerimizin   dökülse de hoş bir mevsimi   lara. Bu mevsimdeki hüznün
               bacasından sobalarımızın gri   yaşıyoruz kış olarak bildiğimiz   soluğunu içimde hissedeyim!
               ve hareli dumanları yükselirdi   Aralık ayında! Sonbaharla kış   Dökülen sarı sarı yapraklara,
               gökyüzüne doğru. Ağaçlar ve   arasındayız sanki. Bir de şu   caddelerde sıçrayan sulara,
               bitkiler sanki giysilerini çıkar-  yağmur kokusunu doya doya   gökyüzünün gri havasına şöyle
               mış gibi olurdu sanki bu ayda!  içimize bir çekebilsek var yaaa!   bir kendimi kaptırayım gitsin
                                             Şairimizin “yağmur kaçakları”   hele!.. Şal yorgan sarsın beni
               Kış; anılarımızın depreştiği   dediği kişilerden olmasak!   tandır başında. Ve Rıfat Bey
               bir mevsimdi. Ninem, “erken                                 bestesi eskimeyen eski bir şar-
               gelen, geç giden” olarak tarif   Doğa; artık yavaş yavaş kabu-  kı bataryalı radyomdan ruhuma
               ederdi kışı. Öyle ya; yiyeceği   ğuna çekilsin de; hüzün, sevgi,   aksın;
               az olan, ayakkabısı delik olan,   ayrılık ve dahi bir çok duygu   “Gülşen-i hüsnüne kimler
               odunu kömürü kıt olanlar      harmanlanıp önümüze serilsin!   varıyor
               için kış; “erken gelen ve geç   Bu oluşumların getirdiği hisler   Kim ayağın öperek yalvarıyor
               giden” değil de nedir ki? Yine   farklı duygular uyandırır bende   Bağrımı şâne gibi kim yârıyor
               de o günlerin tadı bir başkadır   hep. Doğaya hayat vermesini   Sevdiğim zülfünü kimler
               benim nezdimde. Ev hayatının,   beklediğim o sağanak yağmur-  tarıyor”
               komşuluk ilişkilerinin, gelenek-  lar şu içimin yangınlarını da bir
               leri yaşama güzelliğinin, vel-  an olsun söndürebilir diye ümit
               hasıl huzurun, kış aylarında taç   etmiyor değilim şimdilerde!
               giydiğini az mı gördük bizler!
               Bağında, bahçesinde, tarla-
               sında döktüğü terin karşılığını
               sonbaharda alan halkımız, kış
               günlerinde de emeklerinin se-
               fasını sürmeyi hak eder elbet.
               Uzun kış gecelerinde, komşu-
               larıyla, akraba, ve meslektaş-
               larıyla, ve dahi yaşıtlarıyla; sıra
               gezmelerinde, köy odalarında,
               saz, cümbüş, yaren muhabbet-
               leriyle, arabaşı ziyafetleriyle,
               komşuluk ve ahbaplığın maddi
               sınırlarını çok çok aşan bir sev-
               gi ve bağlılık töresi oluştururdu
               halkımız.

               Her şey gibi mevsimler de mi
               değişti nedir bilemem? Aralık
               ayını yarılamışız neredeyse
               sanki sonbaharı yaşıyoruz
               gibi. Yazın sıcağından sonra
               bu hafiften serinleten havaları
               sevmemekte elde değil. Artık


               Menteşe Kültür-Tarih-Sanat / Ali Rıza NAVRUZ



    12 12
   7   8   9   10   11   12   13   14   15   16   17