Page 9 - Menteşe Dergisi Sayı 13
P. 9

dirler. Türkiye’deki konuşma   göstermektedir.              daki Nebiler, Çatak, Menteşe
                  dilleri arasında Orta Asya’daki   Bölge ağızlarının bir başka   köylerinde rastlanır. Bu bölge-
                  diğer Türk lehçeleriyle bu    özgün kimliği de lehçe kat-   lerde sen yerine hen, siz yerine
                  kadar benzerliğin olduğu      manlaşmasıdır. Lehçe katman-  hiz sözcükleri kullanılır. Bu
                  başka bir ağız bölgesi yoktur.   laşması, bir bölge ağzında   biçimler, Türk dilinin günümüz-
                  Bu yönüyle, Muğla ağızları, bir   birkaç lehçenin özelliğinin bir   deki en uzak lehçelerinden bir
                  ucu ta Kuzey-doğu Sibirya’daki   arada kullanılmasıdır. Muğla   olan ve Kıpçak lehçe grubuna
                  Hakasya’da, Yakutistan’daki   ağızlarındaki bu katmanlaşma,   bağlı Başkurt Türkçesinde
                  Türk dilinin en eski formlarını   Kıpçak ve Oğuz boylarının   görülür. Buna benzer başka
                  onlarla birlikte korumuştur.   birbirine karışmaları sonucu   Kıpçak özelliği de özellikle
                  Bu durum, Türk dilinin geniş   oluşan katmanlaşmadır. Bu dil   Sandıras (Çiçekbaba) dağı yö-
                  coğrafyada binlerce yıllık tarih-  olayının tarihi, Muğla’nın fethi   resindeki köylerde görülür. Bu
                  sel macerasını Muğla ağızları   zamanlarına kadar gider. Tarihî   köylerde (örn. Otmanlar) sıvır
                  tanıklığıyla göstermektedir.   kayıtlara göre Muğla bölge-  “sığır”, dav “dağ”, avır “ağır”…
                  Bu durum, aynı zamanda Türk   sine 13. yüzyılda Oğuz Türkle-  gibi sözcüklerde rastlanan /ğ/
                  halklarını birbirine bağlayan en  rinin göçleri sırasında Bizans   yerine /v/ seslerinin kullanımı
                  önemli bağın dil olduğunun da   imparatorluğu, güney-batı Ege   bir Kıpçak dil özelliği olarak
                  kanıtıdır.                    bölgesine, özellikle de Çine   kabul edilmektedir. Bu yönüy-
                  Muğla ağızlarında bir başka il-  havzasına kendi vatandaşları   le, Muğla ağızları, 13. yüzyılda
                  ginç özellik de bazı sözcüklerin   olan Balkanlardaki Hristiyan   iki farklı yönden gelen Türk
                  eski şekilleriyle korunmasıdır.   Kıpçak-Kuman Türklerini yer-  topluluklarının kaynaşması
                  İlimizdeki konuşma dillerinde   leştirmiştir. Bu göçler sonucun-  sonucunda bu iki lehçenin dil
                  sıkça rastladığımız keyik “dağ   da buraya yerleşen Kıpçakların   özelliklerini birlikte yaşatmak-
                  keçisi”, undan keri “ondan    dilleriyle Selçuklularla gelen   tadır.
                  sonra”, keymek “giymek”…      Oğuzların dilleri birbirine ka-  Muğla ağzında Türkçenin en
                  gibi sözcüklerdeki k’li biçimler,   rışarak katmanlı ve karışık bir   eski çağlarından kalan özel-
                  bu ağızın, Türkçenin, Köktürk   konuşma biçimi ortaya çıkmış-  likler de görülür. Türk dili,
                  Yazıtları’na kadar giden en eski   tır. Bu katmanlaşmaya, Muğ-  bundan yaklaşık 8 bin yıl önce
                  orijinal biçimlerini koruduğunu   la’nın kuzeyinde, Aydın sınırın-  Ana Altayca adı verilen ve


                  Menteşe Kültür-Tarih-Sanat  / Prof.Dr. Ali AKAR                           devamı sayfa 10’da




             9 9
   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14