Page 60 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 60

gısındaki farklılıklara işaret eden  min diğer toplumlarında olduğu  ve namaz kıldırması ve özellikle
               bu girişten sonra sözü kendi top-  gibi genel olarak kamu görevinden  bunlardan ikincisi bu kişinin erkek
               lumumuza  getirmek  istiyorum.  uzak  tutuldukları  görülmektedir.  olması gerektiğinin en kuvvetli de-
               Eski Türklerde ataerkil aile yapısı  Kadınların kamu görevinden uzak  lili olarak gösterilir. Oysa bu konu-
               hakim olduğu için, kadın çağının  tutulmalarında esasen, onların ev  larda Kur’ân-ı Kerîm’de yasaklayıcı
               diğer kavimlerine göre daha iyi  ve aile için yapmaları gerekenleri  bir hüküm yoktur ve hatta Hz.Sü-
               bir konuma sahipti. Kadın eşini  ihmal edecek olmaları veya kamu-  leyman’la ilgili olarak  zikredilen
               seçerken hak ve iradeye sahip ol-  da iş imkânlarının erkekler için  Sabâ Melikesi Belkıs’tan bahse-
               duğu gibi, hakan ve hatun şeklin-  bile  sınırlı  olduğu  bahanesi  ileri  dilirken Kur’ân’da hiçbir olumsuz
               de devleti birlikte yönetmesi; mal  sürülerek devlet başkanı olmaları  ifadenin zikredilmemiş olması da
               edinmesi; sosyal ve dinî hayatta  konusuna  ise  hiç  sıcak  bakılmaz.   manidardır. Bu konuda esas alın-
               etkin bir rol üstlenmesi; dinî me-  Klâsik kaynaklarda devlet başkanı  ması gereken en önemli husus
               rasimlere katılması ve  hatta onlara  olmanın şartları ve bir devlet baş-  liyakat olmalıdır. İslâm tarihinin
               başkanlık etmesi de mümkündü.  kanında aranacak nitelikler sırala-  hemen her döneminde kadınların
               İslâm toplumlarında ise kadının  nırken ilk şart olarak erkek olması  siyasî hayatta etkin rol aldıkları-
               gerek  aile ve gerekse  siyasî, hu-  gerektiğine vurgu yapılmaktadır.  nın örnekleri de azımsanmaya-
               kukî ve ekonomi alanlarındaki  Buna delil olarak da, Hz.Peygam-  cak  kadar çoktur.   Özellikle Türk
               konumunu, bir taraftan dinî kural-  ber’e atfedilen; “Yönetimlerini ka-  hanedanları arasında hükümdar
               lar, diğer taraftan sosyal ve siyasî  dına teslim eden bir toplum iflâh  eşlerinin veya annelerinin devlet
               çevrelerle etnik yapı ve İslâm ön-  olmaz.” şeklindeki hadis gösterilir.  işlerinde etkin rol aldıklarına dair
               cesinden gelen kültür mirası be-  İslâm âleminde aslı meâlen;“İşleri-  örnekler de vardır. Örnek olarak
               lirlemekteydi. Bu sebeple İslâm  ni bir kadına bırakan topluluk asla  Tuğrul Bey’in hanımı Altun Can,
               dünyasında kadının her zaman,  felah bulamaz.”(Buhârî, Meğâzî,  Melikşah’ın iki eşi Terken Hatun ve
               her yerde ve hatta aynı bölgenin  82, Fiten, 18; Tirmizî, Fiten, 75;  Zübeyde Hatun’un; Osmanlı Dev-
               farklı kesimlerinde aynı konum-  Nesaî, Kudât, 8; Ahmed b. Hanbel,  leti’nde Hürrem ve Kösem Valide
               da olduğunu söylemek mümkün  V/43, 51, 38, 47). şeklindeki bu ha-  Sultanların devlet işlerinde oyna-
               değildir. Bu farklılıklara rağmen  dis hükmünce, kadının hakimlik  dıkları rol tartışılamaz.
               genel olarak her dönemde bazı be-  yapması ve devlet başkanı olması     Kadınların kamu görev-
               lirli ortak çizgilere sahip oldukları  konusunu kabul etmeyenler ol-  lerinde bulunmaması üzerine pek
               da bir başka gerçektir. Hz.Peygam-  duğu gibi, gerekli şartları taşımak  çok yorum olmasına ve ekseriyetle
               berin vefatından sonra, kadının  kaydıyla bir sakıncasının olma-  onların da erkek işi olduğunun dü-
               İslâm toplumundaki yeri maalesef  dığını söyleyen alimler de vardır.  şünülmesine rağmen, İslâm dün-
               kötüleşmiştir. Bunu gerçekleşti-  Bu  alimler,  kadının  devlet  başka-  yasında çok erken  dönemlerden
               ren kesimlerin uygulamalarında,  nı olmasının caiz olduğunu kabul  itibaren şair, âlim ve mutasavvıf
               Hz.Peygamberin sünnetiyle uyuş-  ederken  bahsi  geçen  hadisi,  genel  pek  çok kadın  yetişmiştir.  Türk
               mayan bazı tutum, davranış ve ka-  olarak bütün milletleri ve kadınla-  kadını sosyal hayat içindeki yerini
               dını insan olmanın ötesine sürerek  rı değil, bu sözün söylenme sebe-  ve saygınlığını, hatta seçme ve se-
               ötekileştiren durumlar sergilerken,  bi olan özel bir devlete has olarak  çilme hakkını-dünya kadınların-
               bunlar kendilerine hadisleri rehber  yorumlamışlardır. Onlara göre Hz.  dan çok önce- gerçek mânâda Gazi
               aldıklarını ifade ederler. Oysa refe-  Peygamber bu sözüyle, başkanı bir  Mustafa Kemâl Atatürk’ün kurdu-
               rans aldıkları hadisler çoğunlukla  kadın olan Sâsânî Devletinin kısa  ğu Cumhuriyetle birlikte kazan-
               sahih hadisler olmaktan çok uzak-  bir süre sonra yıkılacağını haber  mıştır. Bu meyanda Türk kadınları
               tır.  İslâmın kaynağı olan Kur’ân-ı  vermiştir ve bu devlet de, gerçek-  olarak Atamız’a minnettarız.
               Kerîm’de kadın insan olmak bakı-  ten kısa bir süre sonra yıkılmıştır.  Dîvân şiiri veya Osmanlı şii-
               mından erkekle eşit bir varlık ola-  Bu itibarla bağlamından koparıla-  ri diye de nitelenen Klâsik Türk
               rak kabul edilir. Yapılan din dışı  rak  zikredilen  bu  hadisin,  bütün  şiirinin ana temalarından olan
               uygulamaların,  ilerleyen  zaman-  zamanları ve idarecileri kadın olan  aşkın ma’şûk, mahbûb, ya da sev-
               larda dindenmiş gibi gösterilmesi  bütün devletleri kasdetmediği ga-  gili olarak taraflarından biri olma
               söz konusudur. İslâm hukukçula-  yet  açıktır.              durumundaki kadın, bizzat şiire
               rının devlet başkanlığı ve hakim-      Devlet başkanının özel-  vücut veren varlığı karşılamakta-
               lik görevi dışında, kadının diğer  likle İslâm hukukunun teşekkül  dır. Yazıldıkları dönemler için bir
               alanlarda kamu görevi yapmasına  dönemlerinde ordunun başında  çeşit edebiyat tarihi olma özelliği
               karşı olmamasına rağmen, İslâm  sefere çıkması, dinî görevleri ara-  taşıyan tezkirelerde kadın şairler
               tarihi boyunca kadınların döne-  sında cuma hutbesini okuması  aşağılanmakta ve hatta şairlikleri







    60
   55   56   57   58   59   60   61   62   63   64   65