Page 63 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 63

RECAİ ŞAHİN
                           Yazar - Şair





                 YALANIN BÖYLESİ





                  “Doğru yerinden kalkıncaya kadar,   Yalan söyleyenin, avuçları aşağı dö-  da:
                  yalan dünyayı dolaşır gelirmiş.”  nük olurmuş, el kol hareketleriyle   -Tamam arkadaşlar topu müdür
                         n çok söylenen yalanlar   söyledikleri arasında zamanlama   beye verelim, yarışı o kazandı de-
                         şöyle sıralanmış:      hatası olurmuş, dili sürçermiş…   miş.
                         Şimdi ben de seni ara-  Miş de miş. Haberiniz olsun.   Gelelim yalanla ilgili öykümüze.
                  Eyacaktım. Burada torpil      Okulun bahçesinde oynayan ço-  Öğretmen bir gün sınıfa girdiğin-
                  geçmez. Yemeğe kalsaydınız Her   cuklar ortaya bir top koymuşlar,   de otuz kişilik sınıfından hiçbir
                  bedene uyar. Davetliydik ama git-  “en büyük yalanı kim söylerse topu   öğrencisinin yerinde olmadığını
                  medik. Bu kızı kimler kimler iste-  ona  verelim”  demişler.  Okul  mü-  görmüş. Doğruca okul müdürüne
                  di. Aradım yoktun. Her şeyin en   dürü odasının penceresinden ko-  gidip durumu anlatmış.
                  iyisine layıksın. Arkasından değil                           Müdür de:
                  burada olsa yüzüne de söylerdim.                             -Hiçbir öğrenci veya velisi, ben-
                  Ayıp ettin kimseye söylemem.                                 den izin almadı. Bekleyelim
                  Paranın ne önemi var. Kurtarmı-                              herhalde gelirler, demiş.
                  yor abla inan zararına satıyorum.                            Öğretmen o gün akşama kadar
                  Rahmetli öyle söylerdi. ( birisi,                            beklemiş, hiçbir çocuk okula gel-
                  konuşmasında  “rahmetli”  söz-                               memiş. Ertesi gün okula erkenden
                  cüğünü çok kullanıyorsa o kişiye                             giden öğretmen zil çaldıktan son-
                  dikkat edin) Sizden başkasına                                ra hemen sınıfa girmiş. Bakmış
                  olmaz. Vallahi sarıda geçtim me-                             otuz çocuğun otuzu da sınıfta.
                  mur bey.Kazanmak önemli değil,                               Öndeki öğrenciden sormaya baş-
                  bence önemli olan yarışmaya ka-                              lamış :
                  tılmaktı. Dünya ahret bacımsın.                              -Söyle bakalım evladım dün okula
                  Sen bir de beni gençliğimde gör-                             niçin gelmedin?
                  seydin. Ben de şimdi seni araya-                             Çocuk öte kıvranmış beri kıvran-
                  caktım. Formu doldurun biz sizi                              mış, gözlerini havaya dikerek:
                  ararız.  Benim  için  önemli  olan                           -Söyleyeyim öğretmenim, sa-
                  ruhun güzel olsun.                                           bah kalktım, kahvaltımı yaptım,
                  (Bu yalanların bir çoğu 27.9.2004                            çantamı alıp tam kapıya çıktım,
                  tarihli Posta Gazetesi’nden, Güler                           bir de baktım ki bir atın üstünde
                  Kazmacı’nın köşesinden alınmış-                              yengem ve amcam bize doğru ge-
                  tır)                          nuşulanları duymuş ve pencereyi   liyorlar. Tam yanıma geldiklerinde
                  Bir de yalanın nasıl belli olduğuna   açarak çocuklara seslenmiş:  amcam:
                  bakalım.                      -Yavrularım böyle yalan üzerine   -Sen okula geç kalmışsın, gel seni
                  Yalan söyleyen kişi;          kurulmuş bir oyun olmaz, lütfen   bugün okula biz bırakalım dedi.
                  Göz temasından kaçınırmış, elle-  bu oyundan vazgeçin demiş.  Amcam ve yengem atın arkasına
                  rini kollarını daha az kullanırmış,   Çocuklardan birisi:   beni de bindirdiler ne güzel geli-
                  kaçamak  bir  şekilde  omzunu  sil-  -Peki öğretmenim, siz hiç yalan   yorduk. Şuradaki yokuşa geldiği-
                  kermiş, bakışlarını kapıya doğru   söylemediniz mi ?, diye sormuş.  mizde at yavaşladı, sonra da yere
                  çevirirmiş, kolay kolay sinirlen-  Müdür de:                yıkılıp çatladı öldü öğretmenim.
                  mezmiş, “ben”, “biz”, “bizim” gibi   -Tabi ki söylemedim, ben hiç yalan   Bu yüzden dün okula gelemedim.
                  zamirleri az kullanır ya da hiç kul-  söylemedim, söylemem de, demiş.  Öğretmen “vah vah, geçmiş olsun”
                  lanmazmış.                    Çocuklardan daha büyükçe olanı   demiş. Sonra ikinci öğrenciye sor-
   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67   68