Page 19 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 19
- Adınız ne? - Yoo, o tarla senin, ot senin olursa,
- Ömer. Bir iki gün içinde toprağı iyice diye kesiyor sözümü.
- Nerelisiniz? yeşile döndüren otları görünce - Ömer, ne yer ne içer, nerede ko-
- Aydın Köşklü… dilimden ister istemez sorgulayan naklarsınız diye soruyorum.
Aklı gitmede, farkındayım. Daki- dizeler dökülüyor. Ama gidenlerin - Evimiz, traktörün römorkudur.
kası altın. ardından sen ne yapmıştın, demek Aşımızı orada pişirir birlikte ten-
- Otu biç. Soluklanmak istediğin- geçmiyor aklımdan. cereye birlikte kaşık sallarız. Duş
de üç beş lâf edelim. banyo hak getire…
Olur, anlamında başını sallıyor ve Yine bir akşamüstü Ömer geliyor. - Ya kazanç?
traktöre gaz veriyor. Yüzündeki, gülümseme Ara Gü-
Traktörün arkasındaki aparat ade- - Balyalayacağım otları, diyor. ler’in objektifine layık.
ta toprağı yalayarak biçiyor otları. Balyadaki teli gösteriyor.
Bıçaklar kusursuz ve keskin. Yapma kalsınlar bir iki gün daha - Mazotu, yedek parçayı, soğanı
Ya oraklar nasıldı o yıllar? diyecek değilim elbette. patatesi unut. Şu tel bile geçen yıl-
Babam, günler öncesinden zımpa- dan bu yıla yüzde üç yüz zamlandı.
ra taşlarıyla orakları biler; orakçı- Onların işi biçmek ve balyala- Bir yandan alnındaki domur do-
ların tahta elliklerini hazırlardı. mak… mur terleri siliyor;
Traktör, otları biçiyor; sıra halin- Nedense balyalanan ve bir kasaya - Avara kasnak gibiyiz biz, diyor
de yığarak topluyor. Koskoca tarla doldurulan otlar, bana Auschwitz’i İşimiz boşa dönmek.
yarım saatte kahverengi giysisini anımsatıyor. Ne diyeceğimi beklemeden marşa
atıveriyor. Hayret toprak boz değil. Kamyon kasalarına doldurulup basıyor. Acelesi olduğu açık.
“Solar ve kurur ot gözle kaş arası temerküz kamplarına gönderilen Anılar ve gerçekler sarmalında ak-
Resmidir oysa güneşin insanlarla bu otların ne ilişkisi ola- şamı karşılarken 60 yıl içinde bu
Ve elbette ezgisidir suyun bilir ki? ülkede değişen şeyleri sorgulama-
Sırasını savmış, İnsan bazen kendisini bile anlaya- nın anlamsızlığı yüreğime bir bı-
Yer açmıştır yeniye mıyor. çak gibi saplanıyor.
Toprak, doğurmadadır ardıl.
Her şey onundur İşi biter bitmez Ömer’in yanına
Onda sırasını bekler her şey koşuyor ve anlat diyorum.
Onda saklanır, onda çatlar tohum
Onda yeşerir, onda meyveye durur - Ne anlatayım beyim, diyor. Dört
dal traktörüm var. Üç çalışanımla bir-
Onda kurur ot, onda çürür beden.” likte nisan sonu sahil ovalarından
başlar Afyon ovalarına dek ovala-
Kurumaya bırakılan otlar, nedense rın otunu biçer, balyalar çiftçimi-
bana son bir gece evinde bekletilen zin emrine hazır ederiz.
cenazeleri anımsatıyor. Bu bir son
veda… - Bir balya kaça?
- Dört.
Güneşle sevişe sevişe serpiliyor - Bir sığıra bir balya ot ne kadar
Saçak salıyor derine özgür yeter?
Sanır ki sonsuzluğun sultanlığı ba- - Bir buçuk bilemedin iki gün.
ğışlanmıştır Demek ki bir ineğin iki kilo sütü
Görmüyor yanı başında uzanıp ya- bir balya ot parası diyecek oluyo-
tanları rum,

