Page 15 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 15
sürer; iki âşık, orada buluşurlar, İki yoktur der. İki cihan bir araya gelse —Camuzları kaybettim de onları
yanık âşık, iki sevdalı yürek, göz olmaz der. Ayşe’nin babasına giden arıyorum!
göze, diz dize saatlerce konuşurlar, arabulucular / dünürler, gel ağam
zamanın çabuk geçtiğinin farkın- etme eyleme, bu iki gence diye yal- Arap Hasan, Ayşe’sine söz vermiş-
da olamazlar. Ama saatler çabuk varsalar da, babayı ikna edemezler. tir. Telli duvaklı gelin olmadan,
geçer, daha birbirleriyle iki laf ede- Hep olumsuz haberle geri döner- sana elimi sürmem demişti, bu
meden akşam oluverir, ayrılık vak- ler. Hal böyle olunca da Ayşe içine sözünü de tuttu. Ayşe’de O’na gü-
ti gelir. Ayşe camızlarıyla birlikte kapanır, yemeden içmeden kesilir. vendi.
evinin yolunu tutar. Kimselerle konuşmaz, atına biner
tarlalarına camuzları gütmeye gi- Yol uzun, yol sarp, yolculuk zor, at
Ayşe’nin gidişiyle, Hasan’ın yüre- der. Yüreği yanan Ayşe, dağ bayır üstünde bunca yol git git bitmez!
ğine yine hasret çöker, türkülere atını koşturarak akan gözyaşlarıy- Hem yorulmuşlar, hem de azıkları
döker bu acısını! la söndürmeye çalışır yüreğindeki bitmişti. At üstünde yolculuk kolay
ateşi! değil! Üç gün, üç gece can mı daya-
Sabah olsun dolan da gel, nır. Arap Hasan Ali’nin babasının,
Camuzları salan da gel. Anası kızının yüreğindeki sevdayı uzaktan akrabası olan birisinin
Uyku girmez gözlerime. bilse de, kızına yüz vermez. Sakın evine yaklaşırlar sonunda. Geceyi
Nazlı nazlı bulan da gel. ha sakın kızım, bir delilik yapma, orada geçirmek ve biraz da azık is-
kimsecikler duymasın, babanın, temeyi düşünürler.
Hasan’ın yanık sesiyle söylediği ağabeylerinin haberi olursa; iki-
türküler, Ayşe’nin yüreğine bir bı- mizi de öldürürler yapma anam. Nihayet bu akrabalarını evine ula-
çak gibi saplanır. Ayşe, sevdasını Anası ne derse desin, söyledikleri şırlar. Onların bu hal ve hareketle-
yüreğinde katlayarak geçirir gece- bir kulağından girer, diğer kula- rinden şüphelenen yaşlı ev sahibi,
yi. Uykusuz gecelerin sabahı zor ğından çıkar. Ayşe kararını çoktan onların tüm yalvarıp, yakarma-
olur derlerdi eskiler. Ama iki aşığın vermiştir. larına karşı yardım etmeyi kabul
gecesi de gündüzü de zor geçmek- etmez! Onlar da çaresiz bir halde
tedir. Artık Arap Hasan da, Ayşe de çare- yaşlı adama veda edip oradan ay-
sizdirler. Bir gün, Arap Hasan Ali rılırlar!
Avuç içi kadar köy, orada herkes atına biner ve Ayşe’yi atının ter-
birbirini bilir tanır, dedikodu da kisine aldığı gibi Burdur Çakmak Bir de yaşlı bu ev sahibi onlar ka-
çabuk yayılır köyün içinde. yaylasının yolunu tutarlar. çak diyerek, jandarmaya haber
uçurmuştur.
Derler ki; Arap Hasan Ali, Ayşe’ ye, Arap Hasan, Ali’nin kızlarını ka-
Ayşe de Hasan’a sevdalıdır! Ama çırmasının duyulması sonrasında; İki sevdalı, açlığa ve soğuğa aşk-
nasıl olacak bu sevdanın sonu? Çakallık Köyünün en varsılların- larının ateşiyle dayanarak, do-
Ayşe’nin iki tane delikanlı ağabe- dan olan Ayşe’nin babası bir yan- lambaçlı dağ yollarından aşarak
yi, gözleri kardeşlerinin üzerinde! dan, ağabeyleri ve eniştesi öte yan- sonunda Burdur’un Çakmak yay-
O’na kim bakarsa yandı diye, terör dan; kızlarının gidebilecekleri her lasına erişirler.
estiriyorlardı. Bu da yetmezmiş yeri fellik fellik ararlar. Kızlarını
gibi, bir de dediğim dedik, çaldı- bulabilmek umuduyla Çakallıkta Ama orada da onları bir sürpriz
ğım düdük diyen bir eniştesi vardı aramadık yer, sormadık kimse bı- beklemektedir.
ki sormayın gitsin. Kraldan fazla rakmazlar.
kralcı enişte. Ayşe’yi bir tasadır alır. Yaşlı ev sahibi akrabalarının ihbarı
Ağabeylerinin gönlü olsa, enişte, Dalaman Devlet Üretme Çiftliği üzerine bölgedeki jandarma kara-
eniştenin gönlü olsa köyün en zen- içindeki Karameneviş mevkiinde- kolunun askerleri pusu kurarak;
gini olan babası bu işe ne derdi bi- ki bataklıkların arasında, kovalık- kaçak gençlerin etrafını çevirir,
linmez. Ayşe’nin her tarafı karaçalı larda yana yakıla baldızını arayan onların bütün yalvarmalarına al-
ile çevrilmişti. enişteye, olayı duyan köylülerden dırmadan iki sevdalı genci ayırıp,
biri sorar; Arap Hasan’ı tutuklarlar. O öp-
Ayşe üzgün, Ayşe dertli! Köyde meye kıyamadığı Ayşe’sinden ay-
bir dedikodu almış yürümüş ki —Hayrola buralarda, kovalıklarda rılmak, ölümden beter gelmiştir
sormayın. Bu dedikoduları duyan ne arıyorsun? diye sorarlar. Enişte Arap Hasan’a. Çakallık ( Dalaman)
Ayşe’nin babası nuh der, peygam- yarı kızgın, yarı utançla cevap ve- Köyüne haber tez ulaşır. Nihayet
ber demez kesinlikle bu işin oluru rir. aradan birkaç gün geçer ve Ayşe’yi

