Page 101 - mentese_10
P. 101
İsmail ARIK Kadriye ALACA Muammer ÖZLER
Şair Şair Şair
AL YAZMALI SADİKE YAŞAM IRMAĞI KURBAĞA ORKESTRASI
Çok uzaklarda bir yerlerde, Yaşam ırmağının kıyısına oturdum bu Rüzgarlar hep sert esmeyecek gayri
Gökyüzüne yakın tepelerde, sabah Bulutlar dönse de güneş ışıyacak
Beyaz badanalı, pembe panjurlu bir evde. Nice acılar sevinçler geçti içimden Vahşice bağırışmayacak kargalar
Duman tüter bacadan, ince ince, Sıraladım ardı ardına bir bir Kurbağa orkestraları başlayacak
Hepsinden bir demet saplandı yüreğime Çürümeye tutulma vakti tam dostluk-
İşte o köyde, Ama biri oturdu kaldı orta yerine ların
Al yazmalı Sadike… Şuracıkta kalakaldım yalnızca bir başıma
Türlü türlüydü düşünceler Bademler çiçeğe duracak yine baharda
Altın sarısı saçları lüle lüle, Ama birisi durdu yaktı ateşlendirdi içimi Zamanı bir türlü şaşırmayacak saatler
Başını örter pullu yemenisiyle. Neydi bu yüreğimin orta yerine gelip Yöremde bir kuş muştu çığlıkları atacak
Bir bakışıyla ateş düşürür yüreklere, oturan
Deniz mavisi gözleriyle, Bir büyük kentin ışıkları gibi
Bir sevgi bir şefkat belkide çocuksu bir his Yıldızlar parlayacak geceleri
İşte o köyde, Anlaşılmayan bişeyler var bir yerlerde Ay ışığında ürperecek börtü böcek
Al yazmalı Sadike… Geçmiş gelecek şimdi yaşadıklarımız
Yaşam ırmağında aksini gördüm
Çeşmeye gider, omzunda ıbrığı, düşündüklerimin Dantelleri sararmayacak artık
Çeyiz sandıklarında gelinlerin
Salına salına yürür, oldukça havalı. Sayısız yaşamlar var yaşanılanlar yaşan- Kapı eşiğinde kalmayacak sadece
Biraz alımlı, biraz da çalımlı, acaklar İzleri yüreklerin
Muhtarın oğlu kaytan bıyıklı, Hepsi burda şimdi hatırladıklarım
Yaşam ırmağının kıyısına oturdum bu Ellerimi uzatacağım sana
İşte o köyde, sabah Gülen gözlerin ışıl ışıl bakacak
Al yazmalı Sadike… Günler ırmakça şırıl şırıl
Özlenen yaşam yeniden başlayacak
Fistan giyer, etekleri oya işlidir, Özgül ABBAK
Basmadan entarisi pek afillidir. Şair
Sevdasını söyleyemez, yüreğinde gizlidir,
Gözyaşları yanaklarında sicim sicimdir, Ünal Şöhret DİRLİK
Şair
İşte o köyde,
Al yazmalı Sadike… BUGÜN BENÎM DOĞUM GÜNÜM
Gerdanında saklar yavuklusunun resmini, Aktı gitti güzel yıllar TÜTÜN ÇİÇEĞİ KOKUSU
Sevdiğine çarpar aşk dolu kalbi. Yüzüm yere yakın bakar
İnce ince çeyizini işler kınalı elleri, Koşmaz artık bu ayaklar Tütün zamanı Üzümlü Ovası’nı
Muhtarın oğlu İsmail’dir onun beyaz atlı Bugün benim doğum günüm Kaynağını bilemediğimiz
prensi, Nefis bir koku sarar,
Üç servetim vardır benim “Bu Tütün Çiçeğidir”
İşte o köyde, İki oğlum bir de kızım Deseler inanamazsınız
Al yazmalı Sadike… Üç torunum yürek sızım Ama gerçek bu:
Bugün benim doğum günüm İnsanı sarhoş eden,
Nefis bir kokudur
Dolu dolu diyar gezdim Ortalığa yayılan..
Çok yoruldum candan bezdim Bu Tütün Çiçeğinin kokusudur:
Son durağım baba evim Adamı Âşık eder,
Bugün benim doğum günüm Adamı sarhoş eder,
Kızları bir güzelken
Bir yıl daha uçtu gitti Bin güzel eder,
Acılarım deldi geçti Vazgeçemediğimiz
Özlemlerim cana yetti Acı tütün çiçeği kokusu..
Bugün benim doğum günüm.

