Page 99 - mentese_10
P. 99
Hatice ALTUNAY Hayriye ÖZSOY İbrahim ERGİN
Şair Şair Şair
KADIN OKURSA DÖRT MEVSİM ÇAĞRI SEVMEK GİBİ BİRŞEY
Okursa bir kadın aydındır ocaklar Baharda gel sevgilim Saçlarını savurma dursun
Dokur okuduğu kilimi çocuk özünden Papatyaların ak ışığında Sonsuz bir ıslık gibi dolaşma içimde
Dokunur yeniden, yenilikten eller Ve bir şafak vakti olsun Rüzgar oluyorsun
Kadın okursa, uygar bakar gözünden Biliyorum
Oyuncağı olmaz başını küçükken ezecek Gözlerin uykusuz gözlerin yorgun olacak Bu yağmur senin ağladığın
İmam nikahıyla çocuk alacak gerçeğin. Yeter ki Sular seller içindeyim
Okursa bir kadın huzur vardır çevrede Kirpiğinde çiğ damlası olsun Yokluğunu biriktirdim bunca yıl
Ağzına almaz ağdalı çirkin sözler Deniz mevsimi gel sevgilim Şimdi öyle uzak ki sesin
Sokağının bilgi danışılan emsalsiz yüzü Martıların buğulu çığlığında, Bütün aynalar tenha
Mutluluk kanatlarını açar evinde Ve bir temmuz sıcağında olsun Bir tek sen içimdesin
Oğlunu diktatör, kızını köle yapmaz Biliyorum
Namus davasında erkeğin elinin kiri Ellerin ürkek, ellerin titrek olacak Coşkun bir nehir miyim neyim
Deyip de alçaltmaz yüce onurunu. Yeter ki Hep sana doğru akıyorum
Kızını okutmayan cehaletin babası Bakışında umut olsun. Kendi kanımda zehir miyim
Yoksa yazılmadık şiir miyim
Kendi yüreğine saplar keskin kılıcı. Sonbaharda gel sevgilim Zamanı sen ağarttın saçlarımda
Bilgi tomurcuğu açınca her yerde Havadaki yağmur kokusunda Ben artık sevmek gibi bir şeyim
Okumuş kadının yüzü uygar gülüdür. Ve bakır kızılı bir akşam serinliğinde
Okursa bir kadın, susuz çöl çimendir. olsun Saçlarını savurma dursun
Dokunduğu her dal, her filiz ormandır Biliyorum Sonsuz bir ıslık gibi dolaşma ormanda
Ektiği ekin dolgulu olgun başaktır. Yine durgun, yine suskun olacaksın. Yorgun kuşlar uyusun
Okursa bir kadın: Işık seli kuşaktır. Yeter ki
Bir “merhaba” sözcüğün olsun
Yağmurlu bir gecede gel sevgilim
Yükselecek DEMİREL Şimşeklerin ürkütücü parıltısında Yağmur ÖZTÜRK
Öğrenci
Şair Ve uzun bir kış gecesi olsun.
Biliyorum,
Islanacaksın, ellerin buz kesecek…
AYNALAR Yeter ki “Hayat… Aslında ne oldum değil de ne
Dudakların sıcak olsun. olacağım cümlesinin özeti değil midir?”
Kimi aşksız edemezmiş,
Ben ekmeksiz… Hayat, ne olacağını kestiremediğin bir zulüm,
Gülmedik günü yokmuş kiminin, Boşlukta kaybolduğun zamanki bir heyecan,
Oysa benim güldüğümü Kibirinde boğulduğun bir deniz,
Kimse görmemiş.. Çaresizlikle boğuştuğun,
Belki de acını gömdüğün mezardır.
Bir ayrılıktan almışım nasibimi,
Bir de olmadık yerime saplanmış, Yahut güldüğün en güzel sahne
Amansız hançeri zamanın… Anlamında kaybolup gittiğin bir çift göz
Öksüz kalmışım can panayırında, İçini huzurla kaplayan sıcacık bir ev
Kinini duyarım hep yalnız kalmanın… Ya da bir sonbahar akşamı güldüğün bir
gönüldür.
Fallar yalan söylemiyor aslında,
Umut, avut çizgilerimde yürüyen bir eldir. Hayat;
Sevemedim doyasıya güzellikleri, Sevdiğin kadardır.
Saramadım güzelleri, Hayat;
Bilmem bu yaşamın neresi güzeldir? Yaşamasını bildiğin kadardır.
Kimi aşksız edemezmiş,
Ben ekmeksiz…
Fırtına ekmişim boşluklarına zamanın,
Gülmelerde payım olmadı hiç,
Güldüğümü kimse görmemiş..
Her çağda karmakarışıktır insan,
Göründüğünden farklıdır dünyalar…
Ağlasa güldüğünü görür,
Yaşasa öldüğünü,
Bakmışsınız ters dönmüş bütün aynalar…

