Page 96 - mentese_10
P. 96
Bahattin UYAR Barış ARSLAN Birdal Can TÜFEKÇİ
Şair Şair Şair
BAYRAK TÖRENİ NEYSE VEFASIZ
Adabelen Tepesi’nin en yücesine Ve evet dünyayla yetinemediğim Gittiğim yollara, bakıp durmuşsun,
Bir direk diktik Saatler başlıyor. Ah edip bağrına, vurup durmuşsun,
Uzun mu uzun, demirden… Rüzgarı hissediyorum boynumda. Beni sever diye, hayal kurmuşsun,
Yıldızlarla oynaşıyor geceleri Alnımın ortasında Boşuna Hayallar, kurma vefasız.
Gündüzün seyrediyor bizleri. Kimlik ciddiyeti.
Gün gelir kalem tutmaz olursa Akşamdan sabaha, içiyormuşsun,
Bir bayrak çekişimiz var Sevdanın ince belinden, İçip içip gökte, uçuyormuşsun,
Ucundaki makaraya Kağıtlar saramazsa yaşları, Sarhoş olup candan, geçiyormuşsun.
Kocaman mı kocaman Ufaldıkça ufalırsa susuşlar. Bir daha adımı, anma vefasız.
Yer gök bayrak olup çıkıyor Geç kalınan yaşamlar kalır geriye.
Sesimiz ulaşıyor aya. Pencere önünde ufak tefek bekleyişler Maziye tutunup, savrulup durma,
sürer. Kart ağaç eğilmez, avunup durma,
Bir yüzü bakıyor bayrağın Ortaklar’a Gökyüzü saydamlaşıp Ben deyim başını, taşlara vurma,
Bir yüzü Aydın Ovası’ndan Bulutların valsini gösterir. Bir daha adımı, anma vefasız.
Beşparmaklara… Ben yine gösterişsiz
Kentlerin tenha sokaklarından Canımdan can verdim, ömürden ömür,
Bakıra çalıyor yüzün Karışmaya çalışırım hayatlara Erirdi karşımda, olsaydı demir.
Bayrak çekerken Bunu becerebildiğim de meçhul ya hani… Şimdi o ateşte, ne köz var ne kömür,
Bir rüzgâr esiyor bana doğru senden Neyse dolanır sonra dilime Bir daha adımı, anma vefasız.
Saçların savrulup alnıma değiyor Olana
Ve sevda yüklü bir kuş o an Olmayana Derin bir yaradır, bak senden kalan,
Süzülüp gönlüme konuyor Acıya Döküldü yaprağım, bağımsa talan,
Sanata Çok sevdim diyorsun, külliyen yalan.
Düşlere . Bir daha adımı, anma vefasız.
*Adabelen: Ortaklar Köy Enstitüsü’nün Neyse ben daha fazla uzatmayayım
bulunduğu tepe. Uzattıkça kısalacağım çünkü.
Dünya ile yetinemediğim saatler başlıyor.
96 96

