Page 91 - mentese_10
P. 91

Bir Fransız atasözü “Öküzün dün-  mak da kadınların asli görevleri  kızlarda14-15 yaşında başlardı.Er-
                  yası gözlerinin gördüğü yer ka-  arasındaydı.               keklerde ise 16-17 yaş evlenmele-
                  dardır.” der. Elektriğin olmadığı,-                         rin başladığı yaş dilimiydi.1970’le-
                  cehaletin  kol  gezdiği  o  dönemde  KADINLARIN VE ÇOCUKLA-  re kadar kız kaçırma olayları da
                  kadınların  dünyası  da  sadece  ya-  RIN DÜNYASINI DEĞİŞTİREN  çok yaygındı. Kaçırmalar bazen
                  şadıkları ve düğünlerde gittikleri  DEVRİM “ SİNEMA “       rıza dışı, zorla olduğu gibi, çoğun-
                  çevre köylerden ibaretti.” “O köy-                          lukla anne ve babanın yaşı küçük
                  den sonra başka köy var mı?” söy-  Henüz elektrik ve doğru dürüst yo-  altın ve diğer isteklerinin karşılan-
                  lemi kadınların dünyası hakkında  lun olmadığı Mazı Köyüne 1960’la-  madığı için vermemesinden kay-
                  fikir vermektedir.            rın ortasında gelen jenaratörle  naklanırdı. Başlık parası geleneği
                                                çalışan seyyar sinema kadınların  bizim bölgede hiç yoktu.
                  Erkekler bu konuda biraz daha  ve biz çocukların dünyasını değiş-
                  şanslıydı.Onlar  askerlik  nedeniyle  tirmişti. Özellikle bir çoğu ilçe ve  1948’e  kadar  okul  olmadığı  için
                  köylerinden çıkıp başka şehirleri  il merkezini görmeyen kadınlar ve  okula gitmeyen kızların eğitimi
                  ve yaşam biçimlerini görmüşlerdi.  çocuklar açısından sinema adeta  evde annesinden gördüklerinden
                  Kadınların da bildikleri erkeklerin  bir rüya alemiydi.Bu insanlar ilk  ibaretti. Buna rağmen hepsi bütün
                  anlattıkları hikayelere dayanırdı.  defa farklı yaşamları keşfettiler, ilk  halı ve kilim desenlerini ezbere
                                                defa çok katlı evler gördüler, ilk  bilip hangi motifin nerede ve na-
                  O dönemdeki kadınların hepsi ka-  defa temiz ve güzel giyimli kadın-  sıl konulacağını çok iyi bilen birer
                  derci bir anlayışa sahip oldukları  lar ve çocuklar gördüler. İlk defa  halı desinatörüydü. Çocuk yaşta
                  için hallerinden hiç şikayet etmez-  otomobil,vapur gördüler. Haftada  oturdukları halının dibinden yaş-
                  lerdi.Yaşadıklarını hayatın bir ku-  bir gelen sinema bir hafta boyunca  landıklarında gözleri az görmeye
                  ralı olarak algılarlardı.Tek sosyal  gündemi meşgul ederdi. Sinema-  başladıklarında kalkarlardı.
                  hayatları düğünler ve bayramlardı.  daki karakterler çekiştirilir ve sor-
                  Düğünlerde komşu köylerden ge-  gulanırdı.                  Sürekli aktif ve hayatın içinde ol-
                  lenler misafir alınır,komşu köydeki                         duklarından  adeta  bir  gün  onlara
                  düğünlerde de onlar misafir olur-  KÜÇÜK YAŞTA EVLENMELER  yetmezdi. Bu yüzden şafaktan önce
                  du.                           ÇOK YAYGINDI                  sabaha yakın kalkıp hamur yoğu-
                                                                              rup mayalarlar, sabah kimse kalk-
                  Evin  tarhana,  bulgur,  gibi  kışlık  Bizim coğrafyada doğan çocuklar  madan  ocağı  yakıp  saç  üzerinde
                  kumanyasını hazırlamak ,zeytin  nüfusa aylar bazen de birkaç yıl  ekmekleri pişirirlerdi.
                  kırmak,zeytin dilmek ve turşu yap-  sonra yazdırılırdı.Evlenme yaşı
                                                                              Zaman kısıtlı olduğu için yemekler
                                                                              genellikle kısa sürede hazırlanan
                                                                              kızartma, haşlama, salata veya seb-
                                                                              ze yemeklerinden oluşurdu.Kah-
                                                                              valtı diye bir kavram yoktu.Kah-
                                                                              valtının adı sabah yemeğiydi.Çay
                                                                              bilinmezdi.Çökelek peyniri,zeytin
                                                                              çeşitleri, çoğunlukla tarhana ve
                                                                              bulgur çorbası ile akşamdan kalan
                                                                              yemekler sabah yemeğini oluştu-
                                                                              rurdu.
                                                                              Kış  aylarında  kadınlar  ekin  tar-
                                                                              lalarının içinden ve kenarından
                                                                              topladıkları otları saç böreği  ola-
                                                                              rak ocaktaki sacın üzerinde  ya da,
                                                                              “çaykama “ olarak  yağlı sinide pi-
                                                                              şirirlerdi.
   86   87   88   89   90   91   92   93   94   95   96