Page 86 - mentese_10
P. 86

tedavilerle iyileşiyordu ama doktor-  gibi geldi. Oturdu. Menekşe; başı
               lar sakin bir hayatı öneriyorlardı.     dik, kararlı, İdris süklüm püklüm,
               İdris’le sakin hayat  pek  olası gö-  basiretsiz, güçsüz…”Ayrılacağım.”
               rünmüyordu.                   dedi Menekşe. Anlamadı İdris önce,
                                             baktı. “Ayrılacağım.” dedi Menekşe.
               İki oda bir salondu Menekşe’nin evi.   İdris bu kez anladı, hem söylediği-
               Apartman boşluğuna bakan bir bal-  ni   hem de kararlı olduğunu… Her
               konu vardı, hiç çiçeği olmayan. O   zaman yaptığını yaptı İdris, “Ayrılır-
               evin duvarlarına baka baka akşam-  san seni de kendimi de vururum.”
               lar oluyordu. Annesine tahammül   dedi. Menekşe her seferinde “Peki.”
               edemiyor, artık gelmesini  hiç  iste-  der ayrılık lafı etmezdi korkusun-
               miyordu. Annesi de çocuğu alıp sık   dan, ama bu sefer öyle yapmadı,
               sık kendi evine götürüyordu. O gün   korkmadı, ne İdris’ den ne ölüm-
               kendisini çocuğunun babası olan   den. “Vur.” dedi. İdris blöf yaptığını
               o adama gönderdiği için annesine   sandı, çıkardı  tabancasını, Menek-
               kahrediyordu Menekşe. O gün o   şe’nin başına dayadı. Çocuk annesi-
               adama gittiği için kendisine kahre-  ne bakıyordu, tabancanın namlusu
               diyordu. Ve kendisini bıraktığı için   Menekşe’nin  kafasındaydı.  “Vur.”
               Mustafa’ya kahrediyordu. En çok   dedi Menekşe. “Ayrılacak mısın?”
               da Mustafa’ya...Bütün bu yaşadık-  dedi İdris, “Evet.” dedi Menekşe.
               larının onun yüzünden olduğuna   “Ayrılırsan seni vururum.” dedi İd-
               inanıyordu. Yarım kalan duyguları-  ris, “Vur.” dedi Menekşe ve vurdu
               nı tamamlamak için yanlış kişilere   İdris. Çocuk annesine bakıyordu….
               gittiğine inanıyordu. Hayallerinin   Tabancayı kendi başına dayadı bu
               hiç biri gerçekleşmediği için kade-  kez. Menekşe’yi vururkenki kadar
               rine kahrediyordu. İki oda bir salon   kolay çekemedi tetiği, gözlerini
               evin içinde bu düşüncelerle dolaşıp   yumdu,  açtı,  korktu,  korkaktı  za-
               duruyordu Menekşe, doğmamış   ten… Ve çekti tetiği. Çocuk annesi-
               gibi ve hiç doğurmamış gibi, hiç eşi   ne bakıyordu hala…
               dostu  olamamış  gibi,  hiç  kimseyle
               konuşmamış gibi, hiç selamlaşma-
               mış gibi. Yalnız. Ve her an gelecek
               İdris’in hastalıklı düşüncesiyle.

               İdris büyük bir çıkmazın içindeydi.
               Onunki sevgi falan değildi, onunki
               hastalıktı. Bir nevi delilikti. Menek-
               şesiz bir hayatı asla düşünmüyor-
               du. Menekşe’ye bunu her fırsatta
               söylüyordu. Karısı da onun ilişki-
               sini öğrenmişti. Menekşe’ye haber
               gönderiyor, kocasını bırakmasını
               istiyordu. Ve Menekşe İdris’e kesin
               ayrılmak istediğini söylemeye karar
               verdi.  Karısından ayrılsa  da  onun-
               la birlikte olmayacaktı. Kararlıydı.
               Uzun süreden beri ilk kez kendine
               saygı duydu. Duruşu değişti, dikleş-
               ti. Hayat kendi hayatıydı, başkasının
               isteğine göre yaşayamazdı.  Ne pa-
               hasına olursa olsun İdris’i bıraka-
               caktı.

                 O  gün  çocuğunu  ve annesini  ya-
               nına çağırdı. İdris geldiğinde onlar
               da evdeydiler. İdris her zaman ki







    86 86
   81   82   83   84   85   86   87   88   89   90   91