Page 82 - mentese_10
P. 82

Kesikler üzerinde meyveli meyvesiz   eşek gücü ile hareket ettirilen bostan   İşte Muğlalının yüzlerce yıldır Kara-
               her türlü ağaca yer vardı. Semtle-  dolapları kullanılan sebze bahçeleri   bağlar’ın toprağı, suyu ve havası ile
               re göre değişebilirdi bu ağaç türleri   sulanmaya başlandı. Sulanan tütün-  kurduğu çevresel denge bozulmaya
               de… Örneğin Süpüroğlu, Kazanku-  lerin kalitesi düşüyordu ama yüksek   başlamıştı. Bu gelişmeler bir başlan-
               yu, Polis Kahvesi bölgelerinde dev   verim üreticinin gelirini artırıyordu.   gıç oldu.
               ceviz ağaçları yetişirken Çayıru-  Motopomp sayısında hızlı artışlar
               cu’nda kavak, çınar, dişbudak gibi   yaşandı. Bu durum kuyulardaki su-  Gelelim şimdi sözün özüne; son
               ağaçlara daha sık rastlardınız. Bu-  yun daha derinlere kaçmasıyla so-  yıllarda kendi gördüklerimden ve
               rada toprak yapısına dikkat çekmek   nuçlandı, yeni gelişmenin ilk kurba-  yakınmalardan anlıyorum ki Kara-
               isterim. Bizim yurt, Polis Kahvesi’ne   nı ise ceviz ağaçları olmuştu.   bağlar’ın yok edilişinin son perdesi
               daha yakındı. O yörede kazılan ku-                          kesik ve harımların ortadan kaldı-
               yulardan anlaşılıyordu ki üstteki hu-  Şimdi o günler de aranır oldu kesin-  rılarak yerine dikenli teller ve taş
               muslu toprakların altında binlerce   likle… Çünkü kuyular dönemi ner-  duvarlar konulmasıdır.  Karabağla-
               yıl önce sellerin getirdiği kalın bir   deyse sona erdi, 100 metreye kadar   rın sonunu getirecek bu yapılanma
               kum ve daha aşağılarda çakıl taba-  belki  de  derinlere  açılan  artezyen   ivedilikle durdurulması gereken bir
               kaları vardı. 10-12 metrede suya ula-  kuyuları devri başladı ve sürüyor…   yoldur. Belediye başkanımızın da
               şılan kuyularda çakıl tabakası içinde   Bu ayrı bir facia, düdenlerden (ob-  belirttiği gibi Karabağlar üçüncü de-
               soğuk, berrak ve bol su kaynağı ol-  ruk) anlaşılacağı gibi derinlerdeki   rece doğal sit alanıdır. Bu durumda
               duğu yöre halkınca bilinmekteydi.  karstik jeolojik yapı çok geçirgendir   Karabağları yok edecek bu tür uygu-
               Humuslu toprakta büyüyüp ser-  ve yer altı sularının kanıma göre Gö-  lamalara hem halkımız tepki verme-
               pilen  ceviz  fidanları  taban  suyuna   kova’ya kaçırılması riski vardır. Ben   li, hem de resmi makamlar asla izin
               ulaştığında coşar, sağlıklı görünen   elbet bu konunun uzmanı değilim,   vermemeli diye düşünüyorum.
               bol ürün veren iki kişinin çevresini   öncelikle bu artezyenlerin dökümü
               kollarıyla saramadığı  dev ağaçla-  yapılmalı ve yetkin jeologlar konuya   Son sözüm şudur ki kesik, irim ve
               ra dönüşürdü. Çayırucu’nun ise su   el atıp incelemeli bir rapor hazırla-  harım yoksa Karabağlar da yoktur.
               duran toprakları alüvyonlu, killi ve   malı diyorum.
               milli  dediğimiz  yapıdaydılar  ve  bu
               sıkı toprakta gövde gelişemediği gibi   Bizim yurdun çevresinde altı dev
               gün boyu pek çok su çeken bu ağaç-  ceviz  ağacı  vardı,  bu  cevizlerden
               lara kaynak yetiştirmede yetersiz   bazı yıllar otuz doluya kadar ceviz
               kalırdılar elbet. Şunu da söyleyeyim,   alırdık. Otuz dolu cevizin bugünkü
               Çayırucu’nun bol mil ve kil içeren   fiyatlarla ne tutacağını bir düşünür
               verimli bol besinli topraklarında ye-  müsünüz?
               tişen kavun karpuzu da bizim ora-
               larda bulamazdınız.           Ne yazık ki bu ceviz ağaçları o yıl-
                                             larda hızla sararmaya, verimden
               Kesiklerde; meyveli ağaçlar olarak   düşmeye, sağlıksız bir görünüme
               ceviz, badem, erik, ayva, nar, in-  bürünmeye başlamışlardı. Ailem bir
               cir, dut gibi sık görülen meyvelerin   türlü bu gelişmeye bir anlam vere-
               yanında çok rastlanan; karaağaç   miyordu, çevre sakinlerince çeşitli
               (gargeç) meşe, dişbudak, kavak, çı-  nedenler ileri sürülmekteydi ama
               nar, akçakavak, yabani kızılcık gibi   sağlıklı bir yoruma ulaşılamıyordu.
               ağaçlar  yer  alırdı.  Özellikle  yabani   Öğretmen okulunda okuduğum ta-
               kızılcıkları asmalar sarınca oluşan   rım derslerinde yetişkin bir cevizin
               birlikteliğe Muğlalılar “gabalık” der-  günde topraktan ne kadar çok su çe-
               ler…  Asmalar  fırsat  bulunca  diğer   kebileceğini öğrenince yavaş yavaş
               ağaçlara sarılır tepelere tırmanırdı.   anlamaya başlamıştım nedenini…
               Bu asmalardan alınan üzümlerle   Arkasından sıra tütün ve diğer ürün-
               güzün bağdan artakalan üzümler;     lerde verim artışını sağlamak için
               Muğlalılar kış boyunca tükettikleri   kimyasal gübre, zararlılarla savaşım
               pekmezlerin ve ondan elde ettikleri   için de kimyasal zehirlerin kullanıl-
               tatlı sucuk, tatlı köfte, bestel denilen   masına gelmişti. Zararlıları yok edi-
               reçellerin hammaddeleriydiler…  liyor tütün ve diğer ürünlerin verimi
               1950’li yıllara gelindiğinde kurulan   artırılıyordu ama toprağın ve yer altı
               dizel motopomplarla kuyulardan su   sularının giderek kirleneceğini dü-
               çekilip; tütünler ve daha önceleri at   şünemiyordu sanki insanlarımız…








    82 82
   77   78   79   80   81   82   83   84   85   86   87