Page 80 - mentese_10
P. 80
KARABAĞLAR
Turgut DERELİ YAYLAMIZDA
Eğitimci - Yazar
KESİK HARIM İRİM ÜÇLÜSÜ…
ocukluğumda ailece yaz dö- Çelebi’miz olsaydı da geçmişimizi lerin üzerinde yer alan bitki örtüsü
nemini geçirdiğimiz Kara- daha yakından bilebilseydik. Ma- ile birlikte oluşturduğu doğal yapı-
Çbağlar Yaylasının üzerimdeki demki söz Evliya Çelebi’ye geldi, Ka- dır. Yer yer yapay çitlerde bu yapıyı
izleri asla silinmedi. Çocukluk ve ilk rabağlarımız için söylediklerini bir güçlendirir.
gençlik yıllarımı yaşadığım 1940- kez daha anımsayalım: “Karabağlar
50’li yılların bugün de etkisindeyim Yaylası’nın Osmanlı ülkesinde bir Çelebi’nin, ağaç deryasında güneş
ki rüyalarımda yaylamız sık sık yer benzeri yoktur. Ne Malatya’nın As- ışığı görmeden ilerlerken kaybo-
alır. puzu’su ne de Konya’nın Meram’ı ile lacağınızı söylediği yolların adı da
karşılaştırabilir, Karabağlar’ın yolla- Muğla ağzında “irim” dir.
Yayladan söz edilince söz döner do- rına giren kişi, bir ağaç deryasında
laşır mutlaka Evliya Çelebi’ye gelir. kaybolup, yolunu bulamaz. Bağ yol- Tüm Muğlalılar bilirler ki Muğ-
Nedeni ise yazma kültürümüzün ol- larına güneş ışığı bile giremez” la ovasındaki tarımsal işletmenin
mayışıdır. Sürekli yer değiştiren yer- Çelebi’yi hayran bırakan kesiklerin adı tarladır. Orada yapılan tarımın
leşik kültüre geçmesi uzun zaman üstünde konumlanıp irimleri gün ürünleri genelde tek türdendir. Oysa
alan Yörük köklerimiz, içinde bu- boyu gölgesinde bırakan ‘ağaç der- yayladaki tarımsal işletmelere kimse
lunduğu koşullar nedeniyle yaşadığı yası’ olarak adlandırdığı her türden tarla demez, oranın adı “yurt” tur.
coğrafyayı gelenek ve göreneklerini ağaçlardır… Çünkü yurt dediğinizde bir Muğlalı
yazıya dökmede başarılı olamadı. ailenin yaz dönemini hem serinleye-
Harım, Anadolu Türkçesinde farklı rek hem de her türden meyve, sebze
İyi ki 17. yüzyılda bir Evliya Çelebi yörelerde farklı anlamlar taşıyan bir bakliyat ya da tahılı üreterek geçirdi-
çıkmış da Anadolu’yu karış karış ge- sözcüktür bizim Muğla ağzında ise ği toprak parçası anlaşılır.
zerek gördüklerini kayıt altına almış. “yurt” dediğimiz tarlaları çeviren
Keşke her yüzyılda en az bir Evliya yüksek toprak yığınları olan kesik- Yurt; eviyle, kuyusuyla, kesikleri, ha-
80 80

