Page 84 - mentese_10
P. 84
götüremeyeceklerini anlamışlardı. değil pusulalar. İçeriksiz, okudu- onu hiç hatırlamadı hayatı boyunca.
O halde uzak durmalıydılar birbir- ğunda Menekşe’nin ayaklarını yer- O gün orada içinde bulunduğu evin
lerinden, öyle yaptılar. den kesmeyen, Menekşe’nin iste- çatısı çöktü, dünya yıkıldı, Menekşe
diklerini içermeyen, hayallerindeki altında kaldı adeta. Tekrar kendine
Onların, adına aşk denilen şeye ya- gibi olmayan… Ama olsundu, o da gelip yıkıntının altından çıktığın-
kalandıkları zamanlarda, duygular öyleydi işte, duygularını öyle göste- da dünya başkaydı artık. Her şey
ulu orta söylenmezdi. Sadece ya- rebiliyordu, bu da Menekşe’ye ye- bitmişti, hayatı, geleceği, eğitimi…
şanırdı duygular, yüreklerin deri- terdi. Nasılsa Mustafa’nın onu sev- Bir aşk ona neler yapmıştı. Bunu
ninde bir yerde. Sessiz, sedasız… diğini bakışlarından anlıyordu. Hep bir aşık yapmamıştı aslında, Me-
Onların, adına aşk denilen şeye böyle baksın yeterdi Menekşe’ye… nekşe’nin kendi aşkı yapmıştı O’na.
yakalandıkları zamanlarda, evlerde Mustafa, Menekşe’yi gerçekten se- Kendini topladığında bir mektup
telefonlar yoktu daha. Haberleşme- viyordu. Çok âşıktı ama bunu ne yazdı Mustafa’ya ve bir daha onu
ler haber göndermelerle sağlanırdı, söyleyebiliyor ne de yazabiliyordu. görmedi. Yarım kalan aşkını, yarım
gizliden gizliye…Onların, adına aşk Genç kız Mustafa’nın tutukluğunun yaşanan her şeyin nedeni görecekti
denilen şeye yakalandıkları zaman- nedenini düşünüyor, ailesinin bas- artık. Hayatının onu sürüklediği her
larda, sokaklarda değil adım başı kısından böyle davrandığı kanaati- şey Mustafa’nın yüzünden olacaktı,
kafeler, pastaneler bile yoktu daha. ne varıyordu. Oysa Menekşe o ka- o hep böyle düşünecekti. Hayalleri
Olsa da bir kızla bir oğlan asla otu- dar güçlüydü ki; her şeyi yıkabilirdi. değişti, bütün hayallerinde Mus-
ramazdı, bir kızla bir kız bile asla Yeter ki Mustafa kendisine seni se- tafa’yı bir yerde bir kez daha göre-
oturamazdı. Menekşe’yle Mustafa viyorum desindi. bilmek vardı artık, bu kez Mustafa
da, hiç konuşmadan, birlikte otur- Menekşe’yi hiç unutmamış olmalıy-
madan, bazen kaçamak bakışarak Yaz bitti. Son seneleriydi. Birbirle- dı, kendisini de Mustafa’yı çoktan
yaşanan bir sürece başladılar. Okul riyle olan gereksiz çekişmelerine, unutmuş olmalıydı.
başlamadan önce kendi kendilerine kavgalarına son vermiş görünüyor-
verdikleri sözü tutmak için uğraştı- lardı. Sakin ve gene bakışma dolu Aradan fazla değil birkaç yıl geçti.
lar. O koca bir yılı birbirlerine kızıp bir yıla başladılar. Ama bu kez bir Menekşe bir işe girmiş, tek oda-
kavga ederek, ideolojik tartışmalar- fark vardı. Mustafa Menekşe’nin en dan ibaret dünyasında hayalleriy-
da karşı taraflarda yer alarak, zaman yakınındaki sıraya oturmuştu, bir le yaşıyordu. Çalışıyor, etrafında
zaman birbirlerini kıskanarak ama de bütün arkadaşlarına Menekşe’yi kendisiyle ilgili düşünülenleri, ta-
bunu belli etmemeye çalışarak ge- sevdiğini söylemişti. Sınıfta saygı- sarlananları ve hissedilenleri algı-
çirdiler. Aslında birbirlerini öyle lı biz sessizlik vardı, bütün sınıf bu lamıyordu. Duygularını, yüreğini,
merak ediyorlardı ki; ne yerlerdi, ne aşkın yanındaydı. Artık ders arala- içine Mustafa’nın nefretini de ko-
içerlerdi, nasıl bir ortamda yaşarlar- rında ve boş derslerde konuşmaya yarak kilitlemişti. Açmaya da niye-
dı, neyi severlerdi, neyi sevmezler- başlamışlardı. Merak edilen tüm ti yoktu. Böyle düşünürken bir el
di, kimlerle görüşürlerdi, evlerine sorular soruldu, yanıtlar alındı. Altı uzandı çalıştığı masasının üstüne.
gittiler mi ne yaparlardı, nerede çocuk istiyordu Mustafa, tabii bunu Menekşe elin sahibinin ne söyledi-
yatarlardı, nerede otururlardı, neye Menekşe’ye söylemedi ama sohbet ğini duymuyordu bile. El yavaş ya-
gülerlerdi, neye ağlarlardı…Ve en ederken arkadaşlarına sesli söyledi. vaş Menekşe’nin eline yaklaşıyordu.
önemlisi Mustafa Menekşe hak- Gene kesişti bakışları, utanıp yere Sonra o elle buluştu eli. Adam işi-
kında ne düşünüyordu, Menekşe baktılar. Belliydi artık, Menekşe nin sahibiydi. Menekşe’yi sevdiğini
Mustafa hakkında ne düşünüyordu? mesajı almıştı, evleneceklerdi, altı söylüyordu, şaşkınlığı gittiğinde
Birbirlerini güzel buluyorlar mıydı çocukları olacaktı. Vuslat evlilik- duydu Menekşe bunu…Seviyorum
ve ve ve…Bütün bunları bilmek isti- le gelecekti. Daha fazla okumaya diyordu. ”Seni Seviyorum.” diyordu.
yorlardı ama soramıyorlardı çünkü gerek yoktu. Gem vurdu Menekşe Ne kolay söylüyordu. “Ne kolay-
hiç konuşmuyorlardı. Ama Menek- yeteneklerine, kendisine “dur” dedi. mış söylemek bunu.” diye düşündü
şe Mustafa’nın gelip kendisine “Sen Çalışmadı, gece gündüz Mustafa’yla Menekşe. Oysa bunu Mustafa’ dan
benim sevdamsın, ben seni seviyo- yürüyecekleri yolu düşündü. Kendi- duyabilmek için ne çok beklemiş-
rum.” demesini bekliyordu. Ama sini o yola hazırladı. ti? Çekti elini önce, korktu. Oradan
Mustafa bunları söyleyecek kadar kaçtı, tek odadan ibaret dünyasına
yürekli değildi, o seneyi de bakarak Okul bitti, Mustafa’ dan bir mektup sığındı. O gece hayal kurmadı.
geçirdi, Menekşe’ye “Seni seviyo- geldi bir gün. Açmadı, içinde yazan-
rum.” demedi. ları hayal etti önce; “Şu gün gelece- Ertesi gün ayakları gitmekle gitme-
ğiz ailemle.” diye yazıyordu muhte- mek konusunda beyniyle çatışırken
O yaz başka bir şeyler yaptı Mus- melen. Heyecanla açtı sonra zarfı… annesi geldi odasına. O’na göre git-
tafa. Aşkını itiraf etmenin yollarını “Sana bu son mektubum.” diyordu… meliydi. O gün annesi Menekşe’ye
aradı. Mektuplar yazdı, mektup da Sonrasını okudu mu, okumadı mı, o kararı verdirmeseydi hayatını
84 84

