Page 87 - mentese_10
P. 87
Ümit OĞUZ
Yazar
KÜLTÜREL ETKİNLİKLER
ültürel etkinlikler deyince, nü öğrenebildik. O masum şe- lüyor. Hatta yapılan bir araştırma
hemen aklımıza sinema, kilde seyrettiğimiz filmler, imece da son yıllarda tiyatroya, müzeye,
Ktiyatro, resim, müzik, ser- usulü okuduğumuz kahvelerdeki konsere, sergiye, düzenli olarak gi-
giler, festivaller, kitap fuarları, son kitaplar, köylerde ilkokul veya or- den, sanattan zevk alan insanların
yıllarda hayli revaçta olan geziler taokul öğrencileri tarafından oy- ömründe uzatıcı bir etki yaptığı
gelmektedir. Bunlardan özellikle nanan sene sonu tiyatro oyunları, gözlemlenmiş. Bu etkinlikler ne
müzik ve resim çok eski kültür tek- ilçede izlediğimiz tiyatrolar hatta kadar çok tekrarlanırsa ölüm riski
nikleri. Atalarımızın binlerce yıl Cumhuriyet bayramlarında köyün o denli düşüyormuş. Ne kadar gü-
önce müzik aletlerini üretmiş ve gençleri tarafından gerçekleştirilen zel ve önemli değil mi?
mağara duvarlarını süslemiş olma- tüm etkinlikler meğer yaşantımı- Öyleyse bulunduğumuz yerde de
sı ve insanın bu eserlere baktığında za, kültürel dünyamıza ne etkiler ne kadar sanatsal ve kültürel etkin-
özel bir tepki vermesi evrensel bir bırakmış ve bugünkü bilincimizin lik varsa takip etmeyi bir alışkan-
duyguya sahip olduğumuzu kanıt- gelişmesinde bize ne büyük katkı- lık haline getirmeliyiz. Bu anlam-
lıyor. Hatta müziğin iyileştirici bir ları olmuş. Sanırım çok önemli bir da Muğla Büyükşehir Belediyesi,
etkisinin artık bugün bilindiğini sonucu da köyümüz bazında her Menteşe Belediyesi ve MUSAN-
söylersek bunların hayatımıza çok evden en az iki kişinin okuması ve DER güzel olanaklar sağlıyor. Baş-
önemli etkileri olduğunu söyleme- memur olarak hayata atılmasıydı. ta başkanlarına ve diğer çalışanlara
miz yanlış olmasa gerek. Bunun aynı zamanda toplumda teşekkür etmek gerekiyor. Biraz
Bu anlamda ülkelerin kendi içinde paylaşma, yardımlaşma duyguları- da Muğla Üniversitesi’ni bu alana
yarattığı etkinlikler, ülkeler arası nın gelişmesini, ailelerin ve çocuk- daha çok çekebilsek sanırım daha
etkinlikler, iki ülkenin kendi ara- ların mutlu olmalarını, ülkemize iyi olur. Daha önceki yıllarda daha
sında gerçekleştirdiği etkinlikler ve insanımıza sevgi, saygı besle- çok kültürel ve sanatsal etkinliğe
başı çekmektedir. Ülkemiz bu açı- memizi, toplumsal barış ve huzur ev sahipliği yapmıştı üniversite.
dan son derece büyük bir öneme ortamının sağlanmasında büyük Belediyelerin, üniversitenin ve di-
ve kaynağa sahiptir. Geçmişten katkısı olduğu düşüncesindeyim. ğer sivil toplum örgütlerinin halkı
bugüne ülkemizin tarihi mirasını, Bir de bizler sanki daha mutluyduk aydınlatmak gibi bir görevlerinin
kültürel zenginliğini, çağdaş sanat o yıllarda. Bir Yılmaz Güney, bir olduğunu da bu vesileyle hatırlat-
alanındaki üretimini tanıtan çok Cüneyt Arkın, bir Türkan Şoray, mış olalım. Burada dikkat çekmek
sayıda etkinlikler gerçekleştiril- bir Filiz Akın filmine gidebilmek, istediğim bir husus daha var. O da
mektedir. Ancak bu etkinliklere siyah-beyaz televizyonda açık otu- şu: Bütün bu kültürel etkinliklerin
ulaşmada aynı başarıyı yakaladı- rumları seyredebilmek, okudu- izlenebilmesinde kolayca ulaşa-
ğımızı söylemek sanırım doğru ol- ğumuz bir kitabı ya da ülkenin ve bileceğimiz, içinde bulunmaktan
maz. İnsanların ekonomik durum- dünyanın gidişatını bulunduğu- zevk alabileceğimiz, kentin kültü-
ları, bütün bu etkinliklerin devasa muz ortamlarda kritik edebilmek rel kimliğini yansıtan yapılarında
bütçeleri, bütün bir halka değil de paha biçilmez bir şeydi. olması gerekiyor. Avrupa ülkele-
belli bir camiada seyredilmesini ya Öyle sanıyorum ki bunlar hayatı- rine baktığımızda ya da gelişmiş
da yapılmasını sağlıyor. Bunun da mızın vazgeçilmezleri olduğunda, ülkeleri gözlemlediğimizde kent-
birlikte gelişmemizi engellediğini hayatın zorluklarına karşı daha lerin kimliklerini en iyi yansıtan
sanıyorum. Bizim çocukluğumuz- iyi bir mücadele sergilediğimiz, mimari yapıların o kente, o ülkeye
da, gençliğimizde, köyümüz Eski- hayattan daha büyük zevk aldığı- kattıklarını tahmin etmek hiç de
hisar’da bile üç-dört yazlık sinema mız, kendimizi daha iyi hissettiği- zor değil. Örneğin Amsterdam’da-
bulunurdu. Sandalyesini alan o miz, ağrılarımızın azaldığı, daha ki Pathe Tuschinski Sinema salonu,
gün oynayan film için sinemaya fazla hareket etmemizi sağladığı, Moskova’daki Bolşoy Tiyatro Bina-
gider, çekirdeğini alır, çıtlatır, ga- depresyona yakalanma riskimizin sı, Sidney Opera Binası gibi insanı
zozunu içerdi. Bu işin görünen azaldığı görülmektedir. En azından etkileyen o yapıları gördükçe bir
yüzüydü. Bir de yıllar sonra fark biz bilmesek de bilim insanları ve etkinliği izlemek üzere bile olsa in-
edebildiğimiz bilinmeyen yüzü- yaptıkları araştırmalar bunu söy- sanın oralara gidesi geliyor.

