Page 14 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 14
ERSİN BEDRİ ÖZER
Yazar
ZİYNETİ DE, PARAYI DA, ÇALAN
ADAMIN ADI…
UĞLA köylerinden
birinde; vedalaştığı
güne kadar şehrin
Mmerkezinden öteye “Şu Kışlanın Kapısına” türküsünü
hiç gitmemiş bir genç askere uğur- söylüyordu. Türkünün sonuna gel-
lanıyordu. O sırada; ailesi ve hısım mişlerdi. “…Yüce Dağlar olmasıy- müştü. Karşısındaki devasa şehir,
akrabası, sarmaş dolaş olup göz- dı, Laleleri solmasaydı, Ölüm Al- sanki aklını başından almış: “Bu-
lerinden inci gibi yaş akıtıyordu. lah’ın emri, Şu ayrılık olmasaydı” rası nasıl bir yer Allah’ım?” diye
Çünkü O artık köyünden ayrılıyor, diyordu, o türkünün son kıtasın- mırıldanarak hayretle çevresine
kendisi de; annesi, babası ve kar- daki dizeler. Aradan epey zaman bakınmıştı. Bir süre öyle kalakaldı.
deşleri gibi hıçkırıklarla ağlıyor- geçmiş, ihtisas eğitimi için başka Kışla kapısından içeri girdiğinde,
du… Nihayet O’nu şehir garajına bir kışlaya taşınmış ve o kışlada artık tam bir askerdi. Eğitimler ta-
getirip uğurladılar ve otobüse bin- da, belli süre kalıp eğitimi bitince mamlanmış, acemilik bitmiş, usta
dirip gönderdiler. İstanbul’a gönderilmişti. askerlik başlamıştı.
ACEMİ eğitimi için birliğine katıl- İSTANBUL’U görünce gözleri fal GÜNLER gelip geçerken, yeni bir-
dığı günün 2-3 gün sonrası birkaç taşı gibi açıldı. Köyünün dışında, liğinde terhis olacağı günü sayıp
arkadaşı ile bir kenara oturmuş: şehir olarak sadece Muğla’yı gör- iple çekmeye başlamıştı bile, oysa
14

