Page 19 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 19
HATİCE ALTUNAY
Yazar lıklara başlamıştık. Birlikte Bayır fazla insan ağırlayacak kapasite-
Köyü’nü ziyaret ettik. Geçmiş deydi. Amfi tiyatro basamakları
günlerin izlerini konuştuk, doğal yapılmış. İlk çağ tarihi simgeler,
yaşam kaynakları, otlar ve onların tanrılar, tanrıçalar tablolarda
damıtılmış yağları… Çocukluğu- yansıtılmıştı. Burası bir kül-
BİN ÇİÇEKLİ mun hayıt yağını armağan olarak tür-sanat havası kokuyordu. Eti-
BAHÇE ÇİÇEK çoktan kapmıştım. Çocukluğum- ketler, kimlikler eşikten içeri her
da özellikle goca Şaman ninem kim girdiyse dışarıda bırakılıyor-
AÇTI ne güzel anlatmıştı, uygulamıştı, du. Bırakamayan, ego düşkünle-
ağrıyan yerimize göre çay, yağ rine, diğerleri tarafından hafifçe
HER DALDAN… hazırlamıştı. Ninemin öğretileri dokunuluyor, onlarda içindeki
baskın olunca anam geride dur-
insanı konuşturuyorlardı.
muştu. Ninem sonsuza göçünce, İbrahim Çenet’in eşi bir yıl bo-
anamın da iyi bir otacı olduğunu yunca bugünler için hazırlık yap-
öze nasıl başlasam diye fark etmiştim. Kızım ben ot çöp, mıştı sanki. Kırma yeşil zeytin,
başlayan cümlelerin di- yağ filan dedikçe “doktor” diyor- siyah zeytinler bizzat yan cephe-
bine kadar dolu bir testi du. Midesine doktorların ilaçla- deki zeytinliklerinden toplanmış
Solduğunu hepimiz biliriz. rı derman olmayıp sığla yağına hazırlanmıştı. Konukseverlikleri
Ben de öyle doluluk içinde gö- kalınca ve iyiliğini görünce otacı bir başkaydı. Her gelen ev sa-
meçli bal gibiyim. Neden diye- kesildi her otu araştırmaya başla- hibiydi burada. Kimse kimseyi
ceksiniz? Hani vardır ya yolumu- dı. Neyse, daldım gittim otacılık ağırlamak zorunda değildi. Her-
za çıkan, yoluna çıkarılan insan ormanına… kes birbirine yardımcı oluyor-
ben onlardan biriyim. İbrahim Araştırmalarımız uç verdi filiz- du, işbirliği içinde onca insana
Çenet de Adana’da benim yolu- lendi. İkimizin eserleri de araş- kahvaltı, yemek, çay, kahve, su
ma çıkarılmış, tanıştırılmıştı. tırma ve öykü dallarında ödül vb. tüm gereksinimler imece ile
İçindeki bilgeliği dışa vuran bir aldı. karşılanıyordu. Şaşkındım. Gerçi
insan olarak güçlü kimliği ile bel- Özlem Ertuğrul Gül Ana adlı ese- ben eşimden dolayı Karaman’da
leğimde kalan biri olarak yerini riyle araştırma dalında ikincilik, kalabalık ailenin imecesine ta-
almıştı. bendeniz de Defne Adın Kent- nıktım. Hemen daldım mutfağa.
İki yıl önce Toprağın Özgür Dili te Yaşar adlı eserimle kısa öykü Sanki her can bu ortamda yıllar-
adlı seçkide yer almanın mutlu- dalında üçüncülük ödülü aldım. ca birbirini tanıyor, seviyor ve
luğu içindeydim. Hem şiir hem Hani halk arasında söylenen söy- kucaklıyordu. Kime sorsam biz
öykümle ilk on ikiye girmiş ol- lence vardır ya boynuz kulağı ge- de yeni geldik, kimseyi tanımıyo-
manın kıvancı içinde, çevremde çer diye. Özlem ile öyle olduk ki ruz oluyordu cümleleri. Gönlün
kimler varsa dillendirmiştim. bir anlamda gurur kaynağı olduk sığdığı yere her şey sığar.”dedik-
Çeşitli meslekler içinde ülkemi- yaşadığımız mekânda. leri burada olsa gerekti. Kimse
zin dört tarafına dağılmış öğren- Bendeniz ilk kez Osmaniye’ye kimseden ağırlama, uğurlama
cilerimi yarışmaya dâhil etmek gidecek yolcu olmanın telaşı için- beklemiyor, herkes lokomotifin
için uğraş vermiştim. İnternetten deydim. Özlem baba toprakla- parçası olmaya gayret ediyordu.
alıp yalnızca sayfamda yarışma rına gitmenin gururu içindeydi. Yeni tanışmalar içinde insan
metnini paylaşmamış özellikle Sayın İbrahim Çenet’in ısrarlı kokusu, insan sıcaklığı… Niye
kalemi kuvvetli olanları iletiler- daveti üzerine bir gün de izin alıp normal zamanlarda başaramayız
den etiketlemiştim. Çok iddialı yola çıktım. Beni Osmaniye ga- ki dilimizde ağı mı var anlamış
olmamakla beraber hem şiir hem rajından aldılar. Çardak Köyü’ne değilim. Hele iktidar sahipleri
öykü dalında eser göndermiştim. İbrahim Çenet’in malikânesine perdeyi niye alçaltmaz ki… Ego-
Gülümseyen Turkuaz adlı ortak getirdiler. Biraz tepede, arkada larını, mevkilerini göğe çıkaran
kitabımızın yazarlarını harekete dağların olduğu, yan tarafta dağ- insancıklar. Jack London’un Mar-
geçirmeye çalışmış, ancak Mar- dan getirilmiş doğal sudan havu- tin Eden romanındaki başkahra-
maris Belediyesi’nin Belediye zun olduğu, kurbağaların serena- man gibiydi. Ben de çok mu dolu-
Başkanı özel sekretaryasında dının yoğun olduğu bir mekânda yum ne, Sayın İbrahim Çenet gibi
çalışan, halkla ilişkiler konusun- özlenen köyümüze gelmiş gibiy- sağanaktır sözcüklerim.
da deneyimli öğrencim Özlem dim. Öğrencim Özlem geniş zamanlar
Ertuğrul’u dâhil etmiştim yarış- Toprağa nasıl emek verilmişti. umuyordu olmadı ödül töreni
maya. İkimiz ekip olarak hazır- Yaşanılası ev neredeyse elliden günü Çardak’ta olabildi. Ödül

