Page 86 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 86

MUĞLALI,  60 YIL SONRA

                        ÜNAL TÜRKÖZ
                        Bestekar -Yazar                   “ATAPARK” INA

                                                          YENİDEN KAVUŞTU…



                      ugünlerde,  Muğla’da  do-  arkadaşları ile randevulaşıp, orada  Atapark’  ın  ilk  hizmete  açıldığı
                      lup dolup boşalan bir  buluşabiliyor, gönül huzuru içinde  yılları hatırlıyorum… O yıllarda
                      mekân var sevgili okur-  hoş vakit geçirebiliyorlar artık…   bizler, daha doğrusu benim kuşa-
               Blar… Hemen söyleyeyim:   “Menteşe Belediyemiz” in, o güler  ğımın insanları, ilkokuldan henüz
               O yeni açılmış bir mekân değil  yüzlü personelinin, her zaman ki  yeni mezun  olmuşlardı… Ben,
               aslında…  Önceden de vardı…  sıcak ve sevecen yaklaşımı ile kar-  ortaokula  başladığımda  açılmıştı
               Fakat adı farklıydı… Türkçe bir ad  şılaştığı için de, bir gün sonra, yine  Atapark… Öyle anımsıyorum…
               taşımıyordu… Geçtiğimiz yıllarda,  ilk akla gelen mekân “Atapark” olu-  1960’lı yılların başlarında açıl-
               yeni işleticisi tarafından işletilmeye  yor sevgili okurlar…  mıştı… Tabii bizler, henüz çocuk
               başlandığında, birden, Türkçe adı  Bundan önceleri, -pek çoklarımız  olduğumuzdan, Atapark’a öyle eli-
               değiştirilmiş “Ardore” yapılmıştı…  için de bu geçerlidir- herhangi  mizi kolumuzu sallayarak rahatça
               “Ardore” ne anlama geliyordu ki?   biri ile o tanıdık olsun ya da ol-  girip-çıkamaz, oturamazdık… An-
               Bu ad, pek çok insanımız gibi  masın buluşacağımızda, randevu  cak yaz akşamlarında, ailelerimizle
               -doğruyu söylemek gerekirse- bir  yeri belirlerken, zaman zaman  gelip oturabiliyorduk…
               Muğla çocuğu olduğum için, beni  gerçekten tereddüt içinde kalıyor,   İlk yapıldığında da, bugünkü gibi,
               de çok etkilemiş ve:          hatta rahatsızlık bile duyabiliyor-  yine sırtı arkadaki komşu duvara
               “Neden, Türkçe adı durup du-  duk… Çünkü Menteşe’de, rahat  dayalı, yanılmıyorsam, tavanı pek
               rurken değiştirildi de, ne anlama  bir şekilde, arkadaşlarımız veya  yüksek olmayan yani basık da de-
               geldiği  -pek-  bilinmeyen,  bu  ad  dostlarımızla oturup, gönül rahat-  nebilen,  oldukça  sade  bir  yapıydı
               konuldu ki?” diye hep düşünmü-  lığı içinde bir bardak çay yahut bir  Atapark’ın kapalı mekânı… Eni
               şümdür… Neyse…  İşte sözünü  fincan kahve içip sohbet edebilece-  7-8 metre, uzunluğu da tahminen
               ettiğim bu güzel mekân, on yıllar  ğimiz, birkaç mekân dışında başka  10-15 metre kadar olan bu kapalı
               sonra, önceki ve öz “Türkçe” adı  mekânlar yoktu… Her zaman ol-  bölümün önünde, bir de açık alan
               olan “Atapark” adı ile ve bazı dü-  masa da, zaman zaman, bu sözünü  bölümü vardı… Açık alan, yanları
               zenlemeler yapılarak yeniden açıl-  ettiğim  mekânlara  gittiğimizde,  ve ön tarafı tamamen alçak çevre
               dı… “İyi oldu.” demeyeceğim çün-  bütün masaların dolu olduğunu  duvarları ile çevrelenmişti, içeriye,
               kü bu söz ona az gelir:       görüyor, hayal kırıklığı hatta daha  sadece “Atatürk anıtı” tarafından
               “Çok çok iyi oldu”…           da öte sıkıntı dahi yaşayabiliyor-  -şimdi tam hatırlayamıyorum- 2-3
               Bu güzel mekânı ve onun, kendi  duk… Bugünlerde ise ne mutlu  metre genişlikte bir açıklıktan giri-
               adı ile yeniden açılmış olmasını, o  bizlere ki… Nihayet yaşlı-genç,  lebiliyordu…
               denli çok özlemişiz ki… Gerçek-  kadın –erkek, 60 yıl aradan sonra  Kış aylarında, kapalı bölümü her
               ten, bu özlemi, sözcüklerle anlat-  yeniden “Ataparkımız” a kavuştu-  zaman açık ve çoğunlukla dolu
               mak, zor sevgili okurlar… Anlatı-  ğumuz için, gerçekten mutluyuz ve  olur,  yaz  aylarında  ise  bahçedeki
               lamaz… İşte bu güzel mekânı, 60  gerçekten sevinçliyiz…     masalar hiç boş kalmazdı… Genç
               yıl aradan sonra, yine bir park hü-     Atapark’ı önemli kılan tarafı ise  aileler,  çoluk  çocuğu  ile  gelenler,
               viyeti ile ve yeniden, bizlere, yani  sevgili okurlar, hiç kuşkusuz, Men-  daha ziyade kıyıda-köşede bulu-
               Muğla insanının hizmetine sun-  teşe’nin tam merkezinde bir mekân  nan masaları tercih ederler, or-
               duğu için Menteşe Belediyemize…  olması... Büyük Önder “Gazi Mus-  tadaki masalarda daha çok erkek
               Değerli Belediye Başkanımız Sayın  tafa Kemal Atatürk” ümüzün anı-  müşteriler otururdu…
               Bahattin Gümüş’e ne kadar teşek-  tının, hemen yakınında bir yer  O  günlerde…  O  yaz  akşamların-
               kür etsek azdır… İnanın…      olması… Onu tarifi etmekte kolay,  da… Muğla’da… “Atapark” ta otur-
               Şimdi, tıpkı 1960’lı yıllardaki  ona ulaşılabilmesi de:     mak ne güzeldi…
               gibi… Muğla insanı, ama “7 den  “Ataparkta buluşabiliriz…”, “Ata-  Esenlik dileklerimle. Hoşça kalın
               70’e”, “Atapark”ına gelip otura-  parka gelebilir misin?” diyebiliriz
               biliyor… Önceleri bu mümkün  ve diyebiliyoruz da artık… Bu ne
               değildi… İnsanlar, dostları ya da  güzel…








    86
   81   82   83   84   85   86   87   88   89   90   91