Page 85 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 85
ÜMİT OĞUZ
Yazar
KÜLTÜR DEYİNCE
ültür deyince ne anlıyo- malına zarar vermeyişimiz, yalan anlayışımızın ters yüz edilmesine,
ruz? Kültür, insanoğlu- söyleyemeyişimiz, hangi şartlar eğitim sistemimizin bozulmasına,
nun maddi ve manevi altında olursak olalım doğrudan yetişmiş insan gücümüze değer
Kolarak ürettiği, yarattığı yana olan tavrımız, güzele ve iyili- vermeyişimize, kadına bakış anla-
her şeydir. Geleneklerinden, gö- ğe olan aşkımız, cenaze törenleri- yışımıza, çocuk istismarcılığımıza,
reneklerinden tutun da, dili, dini, ne katılışımız, yakınlarına yemek birbirimize güvenimizi ve saygımı-
edebiyatı, müziği tarihi, giyimi, götürüşümüz, bayram günlerinde zı yitirmemize, her şeye bir men-
mimarisi, yemekleri, davranış ka- bir araya gelişimiz, camilerde na- faatim var mı diye bakmamıza,
lıplarına kadar her şeyi bunun için- maz kılışımız, bayramlaşmamız, adalet, hak, hukuk anlayışımızın
de belirtebiliriz. Türk Dil Kurumu büyüklerin ellerinden, küçüklerin çürümesine, arap hayranlığımıza,
bu sözcük yerine “Ekin” sözcüğü- gözlerinden öpüşümüz, büyük- Cumhuriyetin getirdiği değerleri
nü önermiştir. Sözlükteki anlamı lerin önünde bacak bacak üstüne kaybedişimize, hatta Atatürk düş-
da şöyle belirtilmektedir: Toplum- atmayışımız, büyüklere saygımız, manlığına varana kadar bir çok
sal gelişme süreci içinde yaratılan küçüklere sevgimiz, birbirimize nedeni sayabilmek mümkün.
bütün maddi ve manevi değerler güvenimiz ve sayamadığım bü- Peki tüm bu yitirdiğimiz değerleri
ile bunları yaratmada, sonraki ne- tün değerlerimizin kaybolduğu- yeniden kazanabilmek mümkün
sillere iletmede kullanılan, insa- nu görüyoruz. Bunların yerine mü? Elbette mümkün ama önce-
nın doğal ve toplumsal çevresine yukarıda saydığım bir çok güzel likle yapmamız gereken, yeniden
egemenliğinin ölçüsünü gösteren hasletin, “Benim memurum işini ulusal değerlerimizi, evrensel de-
araçların bütünü, hars, ekin. bilir.” “Bal tutan parmağını yalar.” ğerlerle, buluşturan, kaynaştıran,
Bu anlamda başta sayabileceği- “Devlet malı deniz,yemeyen do- bunun özümsenmesine olanak
miz, üzerinde yaşadığımız vatan, muz.” “Deveyi havuduyla yutmak.” tanıyan, bireyi dolayısıyla toplu-
bağımsızlık sembolümüz, dalgala- “Kaz gelecek yerden tavuk esirgen- mu önemseyen, eğitimin bütün
nan bayrağımız, İstiklal Marşımız, mez.” “Üzümünü ye bağını sorma.” bileşenlerinin, sivil toplum örgüt-
dünyanın yaşayan en güzel dille- “Bana dokunmayan yılan bin yıl lerinin, sendikaların, üniversitele-
rinden olan Türkçemiz, dinimiz, yaşasın.” ve benzeri anlayışların rin görüşlerinin alındığı ortak bir
tarihimiz, dünyanın en önemli üç içinde kaybolup gittiğini görüyo- eğitim anlayışına ihtiyacımız var.
armonisinden biri olan müziğimiz, ruz. Bu sosyal yaşantımıza zarar Neredeyse içselleştirilen bu yoz-
yazılı olmayan gelenek ve görenek- verdiği gibi toplumsal dokumuzda laşmayı uzun soluklu mücadele
lerimiz, kişisel ve toplumsal karak- da onulmaz yaralar açıyor. gerektiren bir eğitim-öğretim an-
teristik özelliklerimizdir. Son zamanda yayınlanan bir ista- layışıyla düzeltmek gerekiyor. Çok
Bugün üzerinde durmak istedi- tistiğe göre, dünyadaki 180 ülke geçmeden. Sevgiyle kalın.
ğim, son yıllarda giderek yok olan, içinde, yozlaşan ülkeler sıralama-
kişisel ve toplumsal karakteristik sında 41 puanla 78. sıradaymışız.
özelliklerimiz. Yaşadığımız olayla- Yozlaşmayan ülkelerin başında da
ra bakınca bizi var eden dürüstlük, Danimarka geliyor. Buraya nere-
namus, onur, gurur, şeref, haysi- den geldik, bunu herkes biliyor.
yet, yardımseverliğimiz, haklının Demokratik, laik ve sosyal devlet
yanında yer alışımız, adaletten anlayışımızdan tutun da güzel di-
yana oluşumuz, mazlumu koru- nimizin kullanılmasına, liyakat
yuşumuz, haram yemeyişimiz,
başkasının malına, özellikle kamu

