Page 80 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 80
TÜLAY KAYAR
Yazar
KOLONYACI AHMET…
üzel bir Muğla güz baş- ya da büfenin üzerine şekerliğin
langıcıydı.…Başka şe- yanına koydukları, bizim de elimi-
hirlere göre biraz geç zin altında bir yerlere koyduğumuz
Gsararan yapraklarımız şişelerdendi. Önünde de şişesini
henüz yeşildi ama biz biliyorduk hü- doldurtmaya gelmiş biri vardı. Se-
zünlü güzün gelmekte olduğunu… lamlaşarak dükkanın bir köşesinde
Hafiften esen rüzgarın yüzümüzü duran masanın yanındaki sandal-
yalamasından, sabah kalktığımız- yeye oturdum. Duvarları raflar dö-
da serinliğin bizi yoklamasından, nüyordu. Rafların üstü çeşitli boyda
akşam eve giderken havanın karar- ve şekilde şişelerle ve ambalajlarla
maya başlamasından anlamıştık… doluydu. Altlarda ise üzerlerinde
Balkonlardan sarkan biberlerin adlarını daha sonra öğreneceğim
kızarmasından, hayat kapılarının esansların olduğu şişeler vardı. Dı-
yavaş yavaş kapanmasından, çar- şarıya bakan cam ise bir vitrindi ve
dakların bozulmasından, asma orada dünden bu güne şişeler vardı.
yapraklarının arada sırada dökülüp Bir süre sonra sohbetimize başla-
ayağımıza dolanmasından anlamış- dık, her ne kadar sık sık kesilse de…
tık. Geliyordu güz… Meğerse ne çok gireni vardı o küçük Böylece babasının görevi için bu-
Böyle kısalmış bir günün öğleden dükkanın…Kimisi kolonya alma- lundukları Bayındır’dan çocukluğu-
sonrasında takip ettim arastanın ya, kimisi sohbet etmeye geliyordu nun geçtiği Muğla’ya tekrar döner,
kokularını… Kahve kokusunu, ve her gelenin hali hatırı Kolonyacı teyzesinin yanında yaşamaya başlar.
köfte kokusunu, yemek kokusunu Ahmet tarafından mutlaka sorulu- Bu aslında memnun da etmiştir
arkamda bıraktım. Ahşapları yeni- yordu… Ahmet’i. Çünkü babası çok sert bir
lenmiş, kimisi boş küçük dükkan- 1962 yılında doğmuş Ahmet Gü- adamdır. “Hiç gülmezdi, ben bugün
ların önünden geçtim, sevgiyle pen- müşbulut. Çıraklığı saymazsa 40 güler yüzlüysem bu annemden al-
cerelerinden, kapılarından baktım. yıldır bu işi yapıyor. Muğla’nın dığım bir özelliktir, sert bir adamın
Boş dükkanlara hüzünlendim, dolu bilinen insanlarından olan teyze- yanında yüzünüz asla gülmez.” di-
olanların küçük tezgahlarında işle- si Habibe Yüceer’in eşi Kimyager yor Kolonyacı Ahmet. O, babasının
rini yapan insanları oraya geçmişin Mehmet Yüceer;in yanında çıraklık aksine güler yüzlü biri oldu. Teyzesi
mi, sevginin mi yoksa zorunluluğun yaparak öğrenmiş mesleği. Teyzesi- her şeyiyle ilgilendi. Üniversiteye
mu bağladığını merak ettim. İç se- nin eşi olmasına rağmen onu ağa- gönderdi, evlendirdi. Zaman za-
simle böyle konuşup yürürken geldi bey bilmiş ve abi diyerek yanında man annesinden daha yakın oldu
burnuma esans kokusu. Gülümse- yazları çıraklık yapmış. O dönemde çünkü Down Sendromlu bir kardeşi
dim. “Yaklaşıyorum” dedim, kendi çalıştıkları yer As-Kimya’ymış ve sa- vardı ve annesi bütün enerjisini ve
kendime…”Kolonyacı Ahmet’in dece Limon, Gizli Çiçek ve Zambak zamanını ona vermek zorundaydı.
dükkanına yaklaşıyorum…” Kok- kolonyalarını üretmelerine rağmen Böylece askere gitti. O döneme ka-
layarak ve kokladığım kokunun ne ağırlıklı olarak asit üretiyorlarmış. dar asitte çalıştı. Asit tehlikeliydi,
olduğunu anlamaya çalışarak iler- Bunun yanında çamaşır suyu, araba insanın ciğerlerini bitirirdi. Bunu
ledim…Ve evet oradayım. Ahmet akülerine konan saf su gibi ürünler bildiği için askerden döndüğünde
Gümüşbulut’un kolonya dükkanın- de üretiliyormuş. teyzesine asiti bırakacağını söyledi.
da… Mehmet Yüceer’in 37 yaşında çok Teyzesi onu anlayışla karşıladı. Ar-
Dükkan küçüktü…Kolonyacı Ah- zamansız ölümü ailenin üstüne ka- tık sadece kolonya yapacaktı…Ko-
met tezgahın öbür tarafındaydı. Bir bus gibi çöker. Kolonyacı Ahmet’in lonyacı Ahmet olma yolunda ver-
şırıngayla bir kolonya şişesine bir Sarı Polis diye bilinen babası geri- diği bu karar onun yaşam yolunun
şeyler koyuyordu. Kolonya şişesi şu de kalan iki çocuğun ve teyzesinin başlangıcı olacaktı.
herkesin evinde olan ve büyükleri- yalnız kalmaması için 17 yaşındaki Ama ustası Mehmet YÜCER’in bü-
mizin misafir odalarında sehpanın Ahmet’i onların yanına gönderir. tün formüllerini yazdığı defteri o
80

