Page 84 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 84

kokulardan güzel olduğunu düşün-  Daha önce bu sayı 275.000 imiş,   Bey,  “burada  çok  şey  konuşulur,
               düğünden 13 yaşından küçüklere   bir hayli azalmış görünüyor. Avru-  bana insanlar anlatırlar, ama bu
               parfüm yapmıyor.              pa Birliği Uyum Yasaları  el yapımı   dükkan her anlatılanı saklar benim-
               Kolonyaların renkleri  de  artık  do-  kolonyacıları fabrikasyona geçmele-  le birlikte”
               ğadan geliyor. Yapay renklendirici   ri için zorluyormuş. Fabrikası olan   Kolonyacı Ahmet,  dükkanının  bu-
               kullanılmıyor. Örneğin sarı renk   bir kolonyacı ayda 100.000 litre ko-  lunduğu Saatli Kule Caddesi’nde 30
               Safran’dan, kırmızı Amerika’da ya-  lonya üretirken,  Kolonyacı Ahmet   yıldır esnaflık yapmaktadır.  Arasta-
               şayan  bir  böceğin  kanadından,  ye-  yılda 24.000 litre üretebiliyor. Fabri-  nın çayı kahvesi içilen, sohbeti din-
               şil Ispanak’tan geliyor. Bu renkleri   kalaşmak istiyor mu peki? Pek emin   lenen,  nasihatleri uygulanan esnaf-
               karıştırarak diğer  renklere  de  ula-  değil. “O zaman hal hatır soramam”   larındandır. Kendisine yapılmasını
               şılabiliyor.  Biz gidip Menekşe ko-  diyor…                 istemediği bir şeyi başkasına yap-
               lonyası alırsak yeşil bir kolonyamız   Hal hatır sormak Kolonyacı Ah-  mamak, dürüst olmak düsturudur.
               oluyor, Altın Damla alırsak kırmızı,   met’in küçük dükkanının  olmazsa   Kul hakkından korkar. Yaradanın
               Muhteşem alırsak da sarı, Aşkın   olmazı. Ben oradayken gelen on-  her  yerden  onu  gördüğüne  inanır.
               Gözyaşları alırsak pembe bir kolon-  larca  kişinin hepsinin  hali  hatırı   Ellerinde şişeyle kolonya doldurt-
               yamız oluyor. Bunlar örnek tabii…  soruldu. Sohbetler edildi. Hatta bir   maya gelen memurlar boş dönme-
               14 çırağı olmuş Kolonyacı Ah-  teyze geldi, aralarına geçen diyalogu   sin diye, öğle aralarında dükkanını
               met’in. Çırakların bazıları bürok-  olduğu gibi paylaşmak istiyorum.   kapatmaz.  Öğle yemeğini arastanın
               rat, memur olmuşlar. Çıraklarına   Teyze;          -Abu benim oğlum, daha   esnaf lokantalarında yer,   yemeğe
               çok şey öğrettiğini söylüyor. Vücut   borladamın?           giderken dükkanını kapatır. Başka
               temizliğinden tutun da nasıl abdest   Ahmet Bey:  - Vee biyon elini öpen.   yere giderken dükkanın kapısına
               alındığına kadar her şeyi…Örneğin    -Sağol                 telefon numarasını yazar. Siftahı
               bir kız arkadaşına nasıl davranma-  -Ateşin var ama senin yörüdün deye   geri çevirmez, o günkü siftahı ertesi
               sı gerektiğini, kendi kızının başına   mi?                  günü sabaha kadar ellemez. Açelya
               gelmesini istemediği  bir  şeyi  baş-  Kadın bir şişe uzattı. Şişenin yarısı   Sitesi’nde oturmaktadır, evlidir, bir
               ka  bir  kıza  yapmaması  gerektiğini,    limon  doluydu.  Başka  bir  yerden   kızı bir oğlu vardır. Akyaka’da balık
               Muğla’nın küçük yer olduğunu,   hediye gelmiş, kolonyanın yarısını   tutmayı  sever. Ve limon kolonya-
               ustasının ve babasının başını yere   kullanmış ama beğenmemişti.  sından başka koku kullanmaz…
               eğecek davranışlarda  bulunmama-  -Bunun üstüne bişey goyuve,    Muğla’nın yerel tarihinde karşımıza
               ları gerektiğini öğretti çıraklarına.   -Limon mu?          muhtemelen  “SON  KOLONYACI”
               Ahilikten Arastada kalmış  çıraklık   -Limon guyma kokulu bişey guyu-  olarak geçecek Ahmet GÜMÜŞBU-
               geleneğinin de gereğinin bu olduğu-  ve.                    LUT’un  küçük dükkanından Aras-
               nu söylüyor.                  Kolonyacı Ahmet kolonyayı kokla-  ta’ya yayılan  kokuların uzun yıllar
               Çıraklarından hiç biri kolonya-  dı;                        bitmemesi dileğiyle…
               cı olmadı Ahmet Gümüşbulut’un.   -Bu benim değil bunu sana hasta
               Ama çıraklığını yapan  kendi kızı   diye mi getirdiler,
               Kimya Mühendisi oldu. Kızını kü-  -Bilmem ki, ne bilem. Benim aklım
               çüklüğünde imalathaneye  sokmadı   kafamda yok gari Amet, yaşlanıve-
               çünkü sağlıklı değildir orası, labo-  dim.
               ratuar zaten çıraklara yasaklı, tıpkı   -Yok yaa daha gençsin sen,
               kendi çıraklığında olduğu gibi. İma-  -Genç mi olurun 93 yaşındeyn..
               lathanede büyük havuzlarda alkol   İkimiz birden “Maşallah” dedik.
               buharlaşması oluyormuş, hatta bir   Kadın değneğini kapının kenarına
               keresinde doktoru Kolonyacı Ah-  koydu ve oturdu.  Kolonyacı Ahmet
               met’e içkiyi bırakması gerektiğini   şişeyi doldurdu, içine Gelin Tacı ko-
               söylemiş içki içmediği halde. O da   kularından attı. Teyze;
               gülmüş ve kolonyacı olduğunu söy-  Para veriman,
               lemiş. Doktor da büyük maskelerle   Ahmet Bey;
               çalışmasını istemiş, gaz maskesi   -Canın Sağolsun.
               gibi maskelerden. Onları takamam   Yaşlı Teyze baston olarak kullandı-
               diyor Kolonyacı¸Ahmet; “Burnum   ğı değneğini aldı ve gitti. Giderken
               koku almazsa işimi yapamam.”  Kızı    Kolonyacı Ahmet ona dikkatli git-
               Gülin babasının izinden gitmiş ama   mesi ve sağlığına dikkat etmesi ko-
               o da akademisyen olma kararı al-  nularında uyarılarını yapıyordu.
               mış.
               Türkiye’de 25.000 kolonyacı kalmış.   “Burası bir dergah” diyor Ahmet







    84
   79   80   81   82   83   84   85   86   87   88   89