Page 9 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 9

ALİ AKÇAY
                          Ozan



                  A L L A N   K A V A Ğ I




                           eğerli okurlar hepini-  Allan Kavağında zencirlikuyu,
                           ze merhaba... Dünya-  Hafızım vuruldu ılıdı suyu,
                           nın en ilginç bölgesi   İçmeyin arkadaşlar zehirli suyu.
                  Dolan Anadolu coğraf-         En gel (in gel) hocam en gel konaklarından,
                  yasında her bölgenin bir türküsü   Eğil bir yon öpeyim yanaklarından.
                  ve her türkünün bir yaşanmış   Allan Kavağına vardım da geldim,
                  öyküsü vardır. Doğusunda ayrı,   Taraklı tabancama güvendim geldim,
                  batısında farklı bu öyküler ge-  Arkadaş oyununa aldandım geldim.
                  nelde aynı konuları paylaşır. Ka-  En gel hocam en gel konaklarından,
                  vuşamamış aşıklar, acı gurbet,   Eğil bir yon öpeyim yanaklarından. (3) Ali Akçay
                  bitmeyen savaşlarda gelmeyen
                  sevgililer, oğullar, kangren olmuş   Kaynak: Eğitimci Halk Bilimci M.Ali Eren’in Öyküleriyle Muğla Türküleri adlı kitabı
                  kan davalarında genç- koca yiti-
                  rilen canlar, sellerin denizlerin
                  deli akan Fıratların Kızılırmakla-
                  rın aldığı gelinler kızlar…ve daha
                  nice sebeplerden bu coğrafyanın
                  ne öyküsü biter ne de türküsü. Biz
                  de Muğla’mızın günümüze kadar
                  süregelmiş  türkülerinden  biriyle
                  başlayalım.


                  ALLAN KAVAĞI:
                  Allan Kavağı, Muğla kent merke-
                  zinden Karabağların Hacı Ahmet
                  Kahvesi mevkiine giderken yol
                  üstünde bulunan çok büyük ve içi
                  oyuk bir çınar ağacıdır. (Muğla
                  yerel dilinde çınar ağacına kavak
                  denir.)  Muğla’da  halk  bu  ağacın
                  kutsallığına inanır. Türkümüzün
                  öyküsü bu ağacın bulunduğu
                  yakın bir yerleşim alanında geç-
                  mektedir.  Burada  bir  grup  ar-
                  kadaş  hoşça  vakit  geçirmek  için
                  toplanır. Bu eğlencede Aşçı Ab-
                  durrahmanoğlu Emin ve Ayak-
                  kabıcı Hasan Altınel’de vardırlar.
                  O dönemde Hasan aynı zamanda
                  keman çalmaktadır. Hasan, bu
                  eğlencede kendisine eşlik etmesi
                  için ud üstadı olan arkadaşı Hacı
                  Yusufların Selahattin Hafızı da
                  davet eder. Eğlence anında kavga
                  çıkar ve kavga sonunda Aşçı Ab-
                  durrahmanoğlu Emin, Selahattin
                  Hafız’ı öldürür ve olay üzerine de
                  aşağıda sözleri bulunan bu Muğla
                  türküsü yakılır.
   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14