Page 20 - Menteşe Dergisi Sayı 13
P. 20

Biraz Sohbet Edelim
                          Fehmi ÖZSOY                                     Biraz Sohbet Edelim
                          Yazar-Şair








































                     üneş, gecenin yorganını   yağan felaketi elle temizleme-  Yorgunlukları o kadar belli
                     henüz üstünden atama-   ye çalışmak, doğa karşısındaki   ki öndekilerin  rüzgârından
               Gmış. Gökyüzü haza irin       aczimizi göstermek için eşsiz   daha çok yararlanabilmek için
               dolu dev bir yara. Dünden bu   bir örnek…                   neredeyse birbirlerine yapışık
               yana yağan küllerle yaprakları   Olmuyor. Gücümüz öylesine   uçacaklar. Bir an o yorgun ka-
               kırlaşmış asmalarda çıt yok.   sınırlı ki…                  natlara rüzgâr olasım geliyor.
               Tam da olgunlaşmaya yüz       Baharda bağ budama, dallara   Onlar buraların kuşları değil.
               tutmuş salkımlar şaşkın. Bense   su yürüdükten sonra yapılırsa   Onlar günlerdir yanan dağların
               çaresiz, üzgün dahası öfkeli-  makas vurulan yerlerden dam-  gökçe güvercinleri.
               yim.                          la damla su gelir. Çocukluğum-  Yuva belledikleri mağaralar,
               Bağın içinde bunca zamandır   da babam; “Bak, budamayı      kaya kovukları birer külhan ar-
               üzümlerini besleyip büyüten   zamanında yapmadığımız için   tık. Beslendikleri bitkiler yandı.
               asmalara ne diyeceğimi bile-  asma ağlıyor. Bu da onun dili.”   Su içtikleri pınarlar, dereler
               meden dolaşıp duruyorum. Her  derdi. Bu sabah asmalar ağ-   kurudu.
               kül yüklü yaprakla öfkem daha   layamıyor bile. Hani bebeğini   Bağın ortasındaki küçük göleti
               da büyüyor. Öngörüsüz ve      tam da kucaklamaya hazırlanır-  merkeze alarak her seferinde
               sorumluluklarından habersiz,   ken yitiren annenin çaresizliği   biraz daha alçakta ve daha
               her felakette başkalarını suç-  olmalı bu.                  küçük daireler çizmelerini
               layarak kendilerini aklamaya   “Ah ben asma dilini niye bilmi-  izliyorum.
               çalışan yöneticilere sözlerim   yorum ki! “                 “ Haydi inin, korkmayın. Yan-
               hem çok hem çok ağır.         Kulaklarıma gelen kanat şıpır-  gınlardan kaçıp geldiniz. Hem
               Çözüm olmadığını bilsem de    tılarıyla irkiliyor ve gökyüzüne   yorgun, hem aç hem susuzsu-
               asmaları tek tek silkeleyerek   bakıyorum.                  nuz. Bu su tertemiz. İçin haydi!”
               yaprakları, salkımları küllerden   İşte oradalar. Bir alay gökçe   diye mırıldanıyorum.
               arıtmaya çalışıyorum. Gökten   güvercin dönüyor yükseklerde.   Bizim yaylada bağlar bahçeler,



               Menteşe Kültür-Tarih-Sanat / Fehmi ÖZSOY                                  devamı yan sayfada


    20 20
   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25