Page 18 - Menteşe Dergisi Sayı 13
P. 18
Eylül Akşamı
Fatma AYHAN Eylül Akşamı
Yazar
ylülün son saatleri, ge-
ceyle gündüz bir arada.
EDağın arkasında, ken-
dini göstermek için güneşin
etkisinin geçmesini bekleyen,
yusyuvarlak kocaman bir
ay, terastayım o kadar yakın
hissediyorum ki sanki birazdan
geçerken bana uğrayacak. Ay
hakkında duyduğum bütün
söylenceler geliyor aklıma,
üstündeki şekilleri incelemeye
çalışıyorum sanki bir insan
silueti var
Tam net seçemiyorum bir
an aya gidenlerden birinin
orada kaldığını düşünüyorum,
dünyanın ışığı kararmadan
geçerken sanki el sallıyor gibi
geliyor, ama bu bir imdat mıdır
yoksa merhaba el sallaması
mıdır bilemiyorum, belki beni
çağırıyordur, dünyanın tepeden ısınmaya başlayınca kollarımın ceğimi düşünerek.
görünüşünü göstermek için. çıplaklığını hissetmiyorum. İçe- O ruh özgür bırakılmayı başa-
Ay, sol taraftan yükseliyor riden içime işleyen bir ney sesi rırsa eğer sonbaharda olur, bir
birazdan tam tepemde olacak, geliyor, huzur mu huzursuzluk güz yaprağının peşine takılır
karşı dağ sanki bir sis perdesi- mu, sıkıntımı, heyecan mı ne gider, belki yapraktan önce
nin arkasına saklandı önünde olduğunu kestiremediğim bir şehrin meydanına düşer
kalenin ışıkları şıkır şıkır de- karmaşık duygular yüreğimi sı- rüzgârla, yaprak sonradan
nizden içe doğru geldikçe her kıştırıyor. Artık sonbahar ve de gelir yol arkadaşlarıyla birlik-
şey biraz daha netleşiyor yan eylül, hayatın durgunlaştığı bu te. Rengârenk bir sonbahar
taraftaki ormanı hala seçebi- anda huzursuzluk ta neyin nesi heykeli olur dolaşırlar şehrin
liyorum. Okaliptüs ağaçları diyorum. Belki de o durgun- sokaklarında, şaşkın bakışlara
sessiz bir bekleyişteler belki luktaki güzellikleri bekliyorum, aldırmaksızın. İşte bu eylül ve
de sessiz sessiz suları çekmek- doğanın renk değiştirirken, sonbaharın yarattığı iç hesap-
le meşguldürler. Çamlar her yaprakların rüzgarla yaptığı laşma sının, hüzne sevince her
zamanki gibi hep varız dercesi- muhteşem dansı bekliyorum, şeye dönüşerek oluşturduğu
ne yukarı tırmanışta arkasında- her yaprağın peşine takılıp kargaşayı bir arada yaşamak-
ki televizyon vericilerini geçme bilinmeze doğru yol almak tan yorgun düştü ruhum.
telaşında ve ben artık yazdık- istiyorum, belki de hep planlı Artık gece başladı karşıda
larımı göremiyorum kalkıp ışığı programlı yaşamanın sıkıntısı- kalenin ışıklarının dışında her
açıyorum. dır belirsizliğe övgü. Belki de şey gri bir tülün altına saklan-
Şimdi ay tüm parlaklığıyla or- korkuyorum içimdeki belirsiz- dı. Ay tam tepemde çok parlak
tada etraf gümüşi bir aydınlık liğe kaçma ihtimalinden onun bakamıyorum, birazdan sağ
içinde, balkon kapıları açık, için sarılıyorum planlara. Kim tarafa geçecek beni yalnız ve
hava hafiften serinledi kıştan bilir kaç eylül geçecek (sayı- karanlıkta bırakarak.
bu yana ilk kez çorap giyme ları gittikçe azalan) ruhumun
ihtiyacı duyuyorum. Ayaklarım kaytarışlarını nasıl evcilleştire-
Menteşe Kültür-Tarih-Sanat / Fatma AYHAN
18 18

