Page 55 - Menteşe Dergisi Sayı 13
P. 55
Mehmet eve dönerken bir teselli ediyordu. olacağı yok zaten. Biliyorsun
saman çuvalı gibi yıkılıverdi “Üzülme anacığım. Çok şükür biz Ayşe’yi çok seviyoruz,
bir köşeye. Soğuk taşlar bile adam ölmedi ya! Birkaç tarla kendi çocuğumuz olsa ancak
içinin yangınını söndürmeye sattım. Avukatlar halledeceğiz bu kadar severdik. Küçücük
yetmedi. Sokaktan geçenlerin diyor. Bir iki aya kalmaz çıkar- çocuğa bakmak senin için zor,
seslerini duyuyor fakat ne ce- mışım.” babası da kolay kolay hapis-
vap verecek gücü ne de ayağa Annesini teselli ederken ne ten çıkamaz. Biz onu evlatlık
kalkacak kuvveti bulabiliyordu kadar rahat gözüküyor olsa da almak istiyoruz. Mehmet’le bir
kendinde. Tam o sırada sokak- hapishanede günler kolay geç- konuşsana!”
tan geçen iki kişi fark etti onu. miyordu. Arkadaşlarıyla dama Annesi teklifi oğluna iletti.
“Mehmet Efe değil mi bu?” oynayarak zaman geçirmeye “Katilin kızı diyeceklerine tapu
dedi biri. “Haydi, yardım et de çalışıyordu. Bir gün iddialı bir müdürünün kızı desinler. Ben
kaldıralım!” oyunda seyirciler arasında bu- yandım bari kızımın hayatı
“Bırak, gebersin hayvan!” dedi lunan yılışık biri sürekli oyuna kurtulsun, ben bağrıma taş
öteki, sessizce uzaklaştılar. karışıyor, Mehmet’in rakibine basmaya razıyım. Yalnız bir
Mehmet sesinden tanımıştı o akıl vermeye çalışıyordu. Birkaç şartım var. Bunlar memur in-
adamı ama kolunu bile kıpırda- kez uyardı onu ama adam mü- san, yarın tayinleri çıkar, çekip
tamıyordu. dahale etmeye devam ediyor- giderler. Nereye giderlerse
Ertesi gün biraz daha az içmiş- du. En sonunda ayağa kalkıp gitsinler bize haber verecekler,
ti, eve dönüyordu ki aynı kişiler üzerine yürüdü. Ters bir yanıt kızımın nerede yaşadığını bana
karşısına çıktı. Hemen bir gece alınca okkalı bir tokat indirdi bildirecekler.”
önceki konuşmayı hatırladı, adamın suratına. Adam yere Babaanne komşusuna oğlunun
üzerine yürüdü adamın. Tar- yıkıldı, bir daha da kalkamadı. sözlerini nakletti, o da kocası-
tışma büyüdü. Mehmet kuşa- Bir tokatla ölüvermişti. Ha- na anlattı. Tapu müdürü;
ğındaki kamayı çıkardı, adama pisten çıkmak için gün sayan “Yarın pişman olurlar çocuğu
sapladı. Yaralı adam, yerdeki Mehmet, yıllarını hapishane almaya kalkarlar. Biz de çocu-
kanlar, eve gelen jandarmalar, duvarları arasında geçirmenin ğa bağlanmışken yıkıma uğra-
karakol, hapishane… kaçınılmaz olduğunu düşündü, rız. Kanuna uygun iş yapalım,
Büyük bir pişmanlık duysa dünya başına yıkıldı. nafakasını ödeyelim!” dedi.
da bir anlık öfkenin kurbanı Bir gün tapu müdürünün eşi O yıllarda, çocuğun kilo-
olmuştu Mehmet. Annesi küçük torununa bakmakta sunun tartılarak belirlenen
perişan, oğlu hapiste, bebesi oldukça zorlanan yaşlı kadına ücret karşılığı başka bir aileye
beşikte… şöyle dedi: evlatlık olarak verilmesi yasal
Çaresizlik içindeki kadın oğlu- “Kaç yıldır evliyiz, çocuğumuz bir işlemdi. Tanıklar huzurun-
na ziyarete gittiğinde oğlu onu olmuyor, bundan sonra da da Ayşe’yi tarttılar, belirlenen
Menteşe Kültür-Tarih-Sanat / Munevver ONGUN devamı sayfa 56’da
55 55

