Page 56 - Menteşe Dergisi Sayı 13
P. 56
nafakayı babaanneye ödediler. liği yok pahasına sattı. “Hazıra hem düzgün karakterli bir kızla
Memur aile çocuklarının iyi dağ dayanmaz.” dedikleri gibi evlendi. Yıllarca içini bir kurt
yetişmesi için ellerinden gelen o para da kısa sürede tükendi. gibi kemiren evlat hasretini
gayreti gösterdi. El becerilerine güvendiğinden eşiyle paylaştı. Kızının, kocasını
Mehmet’in ziyaretine gelen eş Rum bir marangozun yanında askerde kaybettiğini, çocuksuz
dost, hısım akraba ve arkadaş- işe başlamıştı. O yıllarda çok tek başına kaldığını, ona des-
ları yardımcı olmaya çalışıyor- geçerli olan bu mesleği kısa tek olması gerektiğini anlattı.
du. Kimisi iyi bir avukat tutması zamanda öğrendi. Hatta ustası Temiz kalpli karısı onun kızıyla
gerektiğini, kimisi hâkimlere kendisini geçtiğini söylüyordu birlikte yaşamaktan mutluluk
para yedirmesinin daha iyi sık sık. Rahatı iyiydi ama doğup duyacağını söyleyince yüreği
olacağını söylüyordu. Nere- büyüdüğü, güzel günler yaşadı- ferahladı. Artık hasret bitiyor,
deyse her ay bir tarla satıyordu ğı memleketi gözünde tütüyor- kötü günler geride kalıyordu.
Mehmet. du. Geri dönmeyi de gururuna Kızını yanına aldıktan kısa bir
Yıllar sonra hapisten çıktığında yediremiyordu. Yalnız doğduğu zaman sonra bir oğlu oldu, onu
annesini kaybetmişti, kızı da şehre yakın bir kasabaya yer- iki erkek evlat daha takip etti.
İstanbul’daydı. Mehmet yapa- leşme fikri daha cazip geliyor- Aradan yıllar geçti. Artık Meh-
yalnızdı. Yılların acımasız çarkı du ona. Sonunda kararını verdi. met Usta yaşlanmıştı, hastalığı
onu ezip geçmişti. Pişmanlı- Vedalaşırken Rum usta gözü ilerlemiş, yataktan çıkamıyor-
ğın faydası yoktu. İnsanların gibi baktığı keserini uzattı ona; du. Mehmet Efe’den Mehmet
yüzüne bakmaya utanıyor, “Bunu basit bir keser olarak Usta’ya dönüşen zaman perde
kardeşlerinin hakkını yediğini görme! Yaşadıklarımızın anısı perde gözünün önünde can-
düşünüyordu. Hepsini ağabe- olarak ömür boyu yanında landı. Çocuklarıyla vedalaşma
yinin evine çağırdı, babasın- taşı!” dedi. zamanı geldiğini hissederek
dan kalan mallardan hisseye Doğup büyüdüğü şehre yakın hepsini yanına çağırdı, uzun
girmeyeceğini, zaten hakkı bir kasabaya yerleşti ve ye- uzun hayat hikâyesini anlattı.
olandan fazlasını sattığını söy- teneği sayesinde kısa sürede Başucundaki dolaptan usta-
ledi, haklarını helal etmelerini tanındı. Rum ustaların tamamı- sının kendisine hediye ettiği
istedi. Bir tek Rodos’taki zey- nın mübadele nedeniyle yurdu- keseri çıkarttı. Çocuklarına gös-
tinliği kendisine bırakmalarını muzdan ayrıldığından yapıcı ve tererek; “Anamdan, babamdan
zira oraya yerleşmek istediğini marangoza çok ihtiyaç doğ- kalan malın, mülkün kıymetini
söyledi. Ağabeyi de ablaları muştu. Bu nedenle kasabada bilemedim ama Rum ustamın
da çok iyi davrandılar, hakla- aranan biri haline gelmişti. keseri sayesinde adam ol-
rını helal ettiklerini söylediler. Kaderin ağlarını ördüğü gün- dum.” dedi titreyen sesiyle.
Birkaç gün sonra gözyaşlarıyla lerden acılarıyla kavrularak, Feri kalmamış gözlerindeki iki
yolcu ettiler kardeşlerini. pişerek, olgunlaşarak çıkmayı damla yaş buruşmuş yanak-
Rodos’a gittiğinde babasından başarabilmişti. İlerlemiş yaşına larından ak sakalına doğru
kalan zeytinliğin bakımsızlıktan rağmen yalnız yaşayamaya- sızıyordu.
verimsizleştiğini gördü. Yaşa- cağını anlayarak, çevresindeki
mını sürdürebilmek için zeytin- sevenleri sayesinde hem güzel,
Menteşe Kültür-Tarih-Sanat / Munevver ONGUN
56 56

