Page 96 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 96
İSMAİL ARIK
Şair
HİÇ HEVESLENME… ESİR DÜŞTÜM BEN…
Kadeh kadeh içiyorum anılarımı, Masmavi bir gökyüzünün altında,
Bir meyhane köşesinde, sensizlikte, Rüzgâr raks ediyor buğday tarlasında,
Sanki seni sanki bizi anlatıyor bütün şarkılar, Başaklar savruluyor bir o yana bir bu yana,
Bu yürek senden vazgeçmeyecek hiç hev- Esir düştüm ben saçlarının siyahına…
eslenme…
Nasıl bir senfonidir bu kara toprakta,
Fırtınalar kopsa da içimde, Yorgun gönlüm fişini çekti aşkta,
Kâinat ters yüz olsa da bu gece, Kalbim soğuk, kalbim bir buzdağı adeta,
Aşk beni deliye, aşk beni berduşa çevirse de, Esir düştüm ben saçlarının siyahına…
Bu yürek senden vazgeçmeyecek hiç hev-
eslenme… Gücüm yetmiyor deli yüreğimi susturmaya,
Seninle başladı sende bitti bu rüya,
Tüm yollar sana çıkıyor benim yüreğimde, Yaralı bir mazi senden bana hatıra,
Nefes nefese yaşıyorum ben seni içimde, Esir düştüm ben saçlarının siyahına…
Yokluğunda ölüm ne ki sadece sıradan bir
kelime, BU ŞEHİR…
Bu yürek senden vazgeçmeyecek hiç hev-
eslenme… Ben arkamdan vuruldum bu şehirde,
Yakmak istiyorum bu şehri,
Cayır cayır, alev alev yansın istiyorum bu
şehir,
Fotoğrafı ile şiirime güç veren sevgili kızım Sena Gözlerinin beni yaktığı gibi…
ARIK ‘a teşekkür ediyorum…
Ben arkamdan vuruldum bu şehirde,
Yıkmak istiyorum bu şehri,
Toz duman olsun, yıkılsın istiyorum bu şehir,
Anılarımı, hayallerimi yıktığın gibi…
Ben arkamdan vuruldum bu şehirde,
Acıyı tatsın istiyorum bu şehir,
Kanasın, kan kırmızıya boyansın kaldırımlar,
sokaklar,
Yüreğimi kanattığın gibi…
Ben arkamdan vuruldum bu şehirde,
Gökyüzü gürlesin, yer yarılsın istiyorum,
Kara toprağın altına girsin bu şehir,
Benim girdiğim gibi…
Yok etmek istiyorum bu şehri,
Alacakaranlıkta,
Tam gittiğin vakitte…
96

