Page 94 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 94
rımın yolundan yürüyecektim. Bu başladı. Başka bir adamla ilişkisi kaybedenler kulübüne kaydımı
da beni heyecanlandırıyordu. Ama olduğunu anlayınca gururuma ye- yaptırdım. Hayatımda en mutlu
olmadı.” diye tamamladı. diremedim, beynimden vurulmuşa olduğum anları Van Çaldıran’da
Ben merakla “Neden?” diye sorun- döndüm. Ya öldürecektim ya da yaşadım. Pırıl pırıl altın kalpli,
ca “Bodrum Lisesi’nde üçüncü yı- Türkiye’ye dönenecektim. Öldür- adeta bana tapan, ön koşulsuz beni
lımdı. Okulumuz bizim okuduğu- sem ne olacaktı. İki yaşındaki kı- seven öğrencilerim vardı. Bir ke-
muz okul değildi. Garajın üstünde zım annesiz kalacak ben de hapise resinde kahveye gittiğimde bana
Bodrum mimarisine uygun olarak girecektim. Çocuk ortada kalacak- nerelisin diye sorduklarında, ben
yapılmış, ama tavanı akan bir okul- tı. Sonunda aklım duygularıma de Bodrumlu olduğumu ve Çaldı-
du. Öğrencilerime derslerinize üstün geldi. Boşanıp Türkiye’ye ran Lisesi’nde edebiyat öğretmeni
çalışın, adam olun dediğimde; bir döndüm. Sonrasında o bar senin, olarak görev yaptığımı söyleyince
öğrencim hocam siz okudunuz bu bar benim deyip kendimi içkiye kahvedekilerin hepsi birden bana
da ne oldunuz! Babamın yanında vurdum.” dedi. büyük yakınlık göstermişlerdi.
çalışan işçi sizden fazla para kaza- Adama acımıştım. Adını sordu- Beni asıl şaşırtan şey sokakta gör-
nıyor deyince film koptu. Beynim- ğumda söyleyince hemen hatır- sem sadaka vereceğim şekilde gi-
den vurulmuşa döndüm. Çocuk ladım. Biz orta I’ler ile Lise I’ler yinmiş yaşlı bir adamın benim çay
söylediğinde yüzde yüz haklıydı. sabahçı olduğumuzdan, büyükleri- paramı ödemek istemesiydi. Bu
Aldığım maaşla geçinemiyor, ba- miz olan lise I’lerin hemen hepsini yüzden Van’da gördüğüm insan-
bamın bankadaki çeti parasından tanırdım. Çok değişmişti ve tanı- lığı ve sıcaklığı Türkiye’nin hiçbir
tırtıklanıyordum. Çocuğa karşılık mam mümkün değildi. yanında görmedim.” diye sözlerini
veremedim. Hemen dersten çık- Bana “Babam rahmetli beni okut- tamamladığında, sürekli denize
tım. Hışımla istifamı yazıp müdüre mak için deniz kıyısındaki tarla- girmekten acıkmış olan oğlum ya-
teslim ettim. Gerek müdür, gerek- larımızı yok pahasına sattı. Şimdi nıma gelince izin istedim.
se öğretmen arkadaşlar çok engel oralarda beş yıldızlı oteller var. Adam bana “Bir dakika evlat” de-
olmaya çalışsalar da dinlemedim Hazıra dağ dayanmazmış. Çeti dikten sonra yine “Ben kaybeden-
istifa ettim.” dedi. parası da güneşin karşısındaki kar ler kulübünün bir üyesiyim. Ama
Üzülmüştüm. Meslektaşım olarak gibi eridi. Babam rahmetli son dö- sadece ben kaybetmedim. Biz kay-
daha yakın olmak isteyip “Peki nemlerini sattığı arazide kurulan bettik. Bodrumlular kaybetti. Çeti
daha sonra ne yaptın?” diye sor- siteye bekçilik yaparken geçirmişti. parasına tamah edip kıyılarımızı
duğumda “Bir kaç yıl turizm sek- Ben İngiltere’deyken vefat edince beton yığına çevirdik. Deniz kıyı-
töründe çalıştım. Allah razı olsun güvenlikçi olarak görev yaptığım iş ları, clublarla, beachlerle parsel-
lisede Rafet Gider hocamız İn- yerimden izin alarak son görevimi lendi. Denize girmek için bir sürü
gilizceyi bize en ince ayrıntısına yerine getirmiştim.” diye sözlerini para ödüyoruz. Trafik kilitlendi.
kadar öğretmişti. Ayrıca Ankara tamamladı. Dağ taş betonla doldu. Rant uğ-
Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Sonra da “Ankara’da okurken bi- runa Bodrum feda edildi evlat.
Fakültesi’nde dil eğitimi çok ağırdı. zim okulda psikoloji bölümünde Paranın sıcaklığından önümüzü
Bu sayede yabancı dili sökmüştük.” okuyan Suar diye bir kız arkadaşım göremedik. Sonunda Bodrum eli-
dedikten sonra bana “Evlat dil dile vardı. İngilizce derslerimiz ortak mizden gitti. Eskiden evlerimiz
değmedikten sonra dil öğrenil- olduğu için orada tanışmış ve aşık kilit bilmezdi. Şimdi her türden
mez.” Deyip 1970’lerin ortalarında olmuştum. Kız Çankaya sosyete- adam Bodrum’da boy gösteriyor.
Bodrum’a gelen Uganda adlı kolej sinden, ben ise Bodrumlu bir köylü Bodrumda yaşayanların ne kadarı
gemisindeki iki öğrenci kızla tanış- çocuğu. Allah’tan çeti parası var. Bodrumlu?” dedikten sonra yine
masını anlattı. Üç yıl boyunca beni yedi. Sonrasın- Grup Yorumun aynı şarkısını mı-
“Anne Hamilton, Valme Thomson. da beni şutladı. Kabullenmedim. rıldanmaya başladı. Ben yerimden
Bunlar benim 1975’te lise son sı- Çünkü seviyor ve evlilik hayalleri kalktığımda adam hala “Ben kay-
nıftayken tanıştığım iki İskoç kız- kuruyordum. Çankaya’daki evle- bedenler kulübünün bir üyesiyim.
dı. Bunlardan Anne Hamilton ile rine gidince demir tüccarı olan Ama sadece ben kaybetmedim. Biz
duygusal yakınlık kurup mektup- babasının korumalarından dayak kaybettik. Bodrum kaybetti.” diye
laşmıştık.” dedikten sonra öğret- yedim. Kahroldum. Sonradan bir söylenmeye devam ettikten sonra
menliği bıraktığımın üçüncü yılın- milletvekili oğluyla evlendiğini aynı şarkıyı mırıldanıyordu.
da Manchesterli avukat bir İngiliz öğrendim.” diye sözlerini tamam- Yılmaz BOZKURT 17.03.2018
kızla aşk yaşadım. İki yıl Bodrum’a layan adamın hikayesi içimi ka-
benim yanıma geldikten sonra rartmıştı.
anne ve babamın karşı çıkmasına “Peki hayatında hiç mi güzel şey-
rağmen evlenip İngiltere’ye gittim. ler yaşamadın?” diye sorduğum-
Bir kızımız olmuştu. Kızımız iki da bana “Evlat ben hızlı yaşa-
yaşına geldiğinde tartışmalarımız dım, erken tükendim. Bu şekilde
94

