Page 95 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 95

ALİ ABBAS ÇINAR
                           Yazar - Şair







                    BADEM AĞACINDAKİ SIR
                    Datça’ya

                    bir daha aç kollarını badem ağacı,
                    yine çiçeklen…
                    yeni baharımın ilk müjdecisi,
                    bütün zamanlarımın tazeliği,
                    bir daha çiçeklen,                     badem ağacı!
                    ki kendine gelsin zaman bir nefes neyden,  bademlerin iri, diri, yeşile çalıyor,
                    sohbet edelim seninle,                 sevdiğimin huzurlu badem gözlerini hatır-
                    söz açalım senden, benden, mesela ülkem-  latıyor,
                    izden…                                 ve gelip içimi aydınlatıyor…
                                                           yaz sıcağı serinliği badem ağacım,
                    badem ağacı!                           gölgesinde dinlendiğim,
                    ilk cemre şubat sonu düşer havaya,     meltemin okşadığı yapraklarda,
                    cemrelerden önce gelen cemremsin,      kendime geldiğim badem ağacım!
                    kök verdin, sürgün verdin bağ®ımda,    hadi uzat dallarını penceremden içeri,
                    yeşil firuzeni tak ak gerdanına…       ki uzandığımda ellerim dallarını bulsun,
                    badem ağacı!                           kabuğunu kır artık,
                    Hızır ayında, Hızır günü gelenimsin,   ki huzur ülkesinde yerimiz olsun…
                    dallarını ak çiçeklerle bezeyen gelinimsin,
                    bademimsin, bade’msin…                 badem ağacı!
                    akşam, sabah “merhaba” verdiğim,       toprağın huzursuz, sen de ürkeksin,
                    gamım, kederim, huzurum, sevdiğimsin…   korkmasan çiçekleneceksin,
                                                           üzülme; soğuklar, kışlar geçecek,
                    badem ağacı!                           her karanlığın sonunda aydınlık var,
                    kış gününde ruhumu saran ateşsin,      nice bahar getireceğiz,
                    gönül şehrimdeki sır, ellerimdeki güneş!  nice bademler vereceksin memleketin her
                    hadi! ak giysilerini giy,              yerinde,
                    salın da gel gözlerim gözlerine asılı kalsın,  şifa niyetine, taze, diri meyvelerin olacak.
                    bırak, gözlerim sabahlara seninle uy-
                    ansın…                                 badem ağacı!
                    badem ağacı!                           dalların tomurcuklanmış yine,
                    Datça’da, gönül bağında büyüyorsun,    yağmur getiren bulut üstümüzden geçiyor,
                    tomurcuklanmış, göz göz olmuşsun…      bir ılık rüzgar şimdi benden geçiyor,
                    hatırla, dallarına tutunmuş, sır vermiştim,  kuşlar muştuladı, yolum her daim yârdan
                    hani “aramızda” demiştim,              geçiyor,
                    sevdiğimin “badem gözleri”nden söz     gülüyor bahçemiz,  memleketimiz
                    etmiştim…                              gülüyor…
                    anlamıştın sırrımı, dilimi,
                    kuşlar da sözlerimi,                   badem ağacı!
                    üveyikler, serçeler, güvercinler kanat çırp-  görüyorum bayramı şimdiden,
                    mıştı,                                 çiçeklen artık, her günüm senden geçiyor,
                    kırlangıçlar bir o yana, bir bu yana   bütün zamanlarım senden geçiyor…
                    süzülmüştü,
                    ortalık bayram yerine dönmüştü…        Ali Abbas ÇINAR
   90   91   92   93   94   95   96   97   98   99   100