Page 32 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 32

rak konuşmacılara sorular sordu-  mutluyduk. Datça-Yakaköy’de Köy
               lar. Balkonda tekerlekli sandalye-  Enstitülü bir öğretmenin emeği ile
               sinde paneli izleyen sevgili Güler  üretilmiş mekanlarda Köy Enstitü-
               Yücel söz alarak paneli düzenleyen  leri gibi çalışan ve sanatın yaratıcı-
               Nevzat Metin’e teşekkür etti. Yücel  lığını  ortaya  çıkaran  bir  akademi
               ve Tonguç’un beraberliğine, dost-  vardı. Sanat ve emek yoğun bu gü-
               luğuna vurgu yaptı. Can Yücel ile  zel ortamdan ertesi gün sabah yol-
               Tonguç arasındaki duygu ve dü-  larda doğayı tekrar yaşayarak, so-
               şünce örtüşmesinin altını çizdi.  luyarak anneler gününde anneme
               Panele katılanlara teşekkür ederek  sarılmak  için  Kavaklıdere’deydim.
               aramızdan ayrıldı. Sevgili Günsel  Datça’da üretilen akademi imecesi
               Tuncer Can Yücel’ın babası için  için sevgili Nevzat Metin’i ve eşini
               yazdığı ve edebiyatımızda babalar  sevgiyle, dostlukla selamlıyorum.
               için yazılmış klasik bir şiir olarak
               onurla  yer  alan “Hayatta  Ben En
               Çok Babamı Sevdim” şiirini oku-
               du.
               Panel sonuna doğru akademide ça-
               lışan mozaik sanatçısı Leyla Tirya-
               kioğlu söz aldı. Dedeleri Mehmet
               Ali  Nalbantoğlu  ile  Raşit  Tirya-
               kioğlu’nun 1944 Kastamonu-Göl
               Köy Enstitüsü çıkışlı iki arkadaş
               olduğunu ve onların yaşadığı bir
               olayı aktarmak istediğini ifade etti.
               Mehmet Ali Nalbantoğlu enstitü
               tuğla harmanını, üstüne yağacak
               yağmurdan korumak için örtüle-
               me yaparken kurulan iskeleden
               düşer. Ayağı kangren olur. Milli
               Eğitim Bakanı Hasan-Ali Yücel ve
               İsmail  Hakkı  Tonguç  bu  olaydan
               haberdar olurlar ve özel olarak ilgi-
               lenirler. Özel arabasını göndererek
               öğrenci Nalbantoğlu’nun Anka-
               ra’ya gelmesini sağlar. Öğrencinin
               ayağı kesilir, tedavisi yapılır, protez
               takılır ve Yücel yine özel arabasıyla
               Nalbantoğlu’nu enstitüye geri gön-
               derir ve süreci hep takip eder. Ley-
               la Tiryakioğlu, dedesinin bu pro-
               tezli ayakla öğretmenlik yaptığını,
               Yücel’in ve enstitülerin hümanist
               insan  sıcaklığındaki  davranışını
               ailecek hiç unutmadıklarını ifade
               ederek bu paneli izlemekten duy-
               duğu mutluluğu ifade eder.
               Akşam, sevgili Emine-Nevzat Me-
               tin çifti ve panelist dostlarımızla
               beraber akademide yemekteydik.
               Yemek adeta bir kültürel şölene dö-
               nüştü. Türkiye’nin yakın tarihine
               yönelik tanıklıklar ve anılarla dolu
               yemek sevgi ve dostlukla bittiğinde







    32
   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37