Page 33 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 33
KEREM EKİNCİ
Saburhane Evi Deneyimi
Şehir Plancısı
“Ne kadar şanslısınız!”.
iz de bu cümleyi özellik-
le Muğla’ya ilk defa gelen
misafirlerinizden duymaya
Salışkınsınızdır. Sadece de-
niz kenarına gittiğimizde de değil
üstelik. Kimi zaman köyleri ziya-
ret ederken “köyleriniz hala canlı”
diyerek devam ediyorlar sözlerine,
kimi zaman tarihi alanları gezer-
ken “tarihi alanlarınız hala canlı”
diyerek… Sanırım kendi mem-
leketlerini canlandırıyorlar göz-
lerinde. Boşalan köylerini ve yok
olan tarihi evlerini, sokaklarını
düşünüyor olmalılar. Muğla’daki
geleneksel kır ve kent yaşamının
birlikteliğini ve bu yaşam tecrübe-
sinin, yaşamın her alanında varlı-
ğını sürdürdüğünü görüyorlar ve
kendi memleketlerine kaybettik-
leri bu değerin önemini anlıyorlar
belki de.
Sizi bilmiyorum ama önce bunları
duymak hoşuma da gitse, hemen
ardından ister istemez şöyle geçi-
riyordum içimden: “Evet öyle, ama
insanlar sanırım artık bu yaşamı
istemiyor, acaba bu canlılık devam
edecek mi?”
“Geçiriyordum” diyorum çünkü
bir süredir şunu fark ettim ki aslın-
da insanlar gerek köylerde gerekse
tarihi alanlarda, buradaki kendi- karşılığını bulamıyor. den gelenler metropoliten ekono-
ne has yaşamı sürdürmek istiyor. Bu tespit ile Muğla Büyükşehir mi ilişkilerini devam ettiriyorlar.
Üstelik sadece böyle bir yaşamın Belediyesi çatısı altında gerçekleş- Saburhane Evi, bu ilişkileri kesiş-
içinden gelen Muğlalılar değil. tirmekte olduğumuz pilot bir proje tirmeyi hedefleyen pilot bir “semt
Muğla’dan yolu geçmiş ve beğen- bana bu konuda büyük ümit veri- evi”.
miş, ardından böyle bir yaşamın yor. “Saburhane Evi” adı altında Burada denediğimiz süreç, önce-
hayaliyle gelip Muğla’ya yerleşmiş gerçekleştirdiğimiz projede, Men- likle günlük yaşamı zenginleştire-
olan onlarca insan da aynı istekle teşe’nin tarihi Saburhane semtinde cek etkinliklerle Saburhanelilerle
hareket ediyor. Fakat günün so- bir yılı aşkın bir süredir sessiz ve tanışmayı, ardından geleneksel
nunda tüm bu insanlar bu yaşam sakin bir deneme yapıyoruz. yaşamın izlerinin araştırılmasını,
biçimini sürdürmekte bocalıyor. Saburhaneliler yukarıda bahsetti- bu araştırmanın sonucunda belirli
Öyle görünüyor ki bu bocalama ğimiz tüm konuları kapsayan bir ürünlerin, üretim biçimlerinin ve
isteksizlikten değil, çağımızda eko- yaşamı sürdürüyorlar. Tarihi ev- bir üretim havzasının tanımlan-
nomik yaşamda gerçekleşen deği- lerinde ve avlularında geleneksel masını, farklı kesimlerin bu çerçe-
şimden kaynaklanıyor. Kır ve kent izleri taşıyan bir yaşamı sürdürü- vede ortak bir üretim etrafında bir
yaşamının birlikteliği ve bu yaşam yor, köyleri olanlar tarımla olan araya geldikleri bir üretim birliğine
tecrübesi günümüzde ekonomik ekonomik ilişkilerini, metropoller- ulaşılmasını hedeflemektedir.

