Page 29 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 29

SON KUŞAK


                                                                                     KEMAL GÜRBÜZ
                  BİZ MİYİZ?                                                         Yazar - Şair







                           ünümüzde bilimsel ge-  vam ediyordu.               “narsist” davranış içinde olmaları
                           lişmeler çok hızlı, baş   ***                      düşündürücüdür!  Onun için son
                           döndürüyor. İnsan haya-  “Son kuşak biz miyiz?” sorusu, biz-  kuşak biz miyiz, sorusunu soruyo-
                 Gtını kolaylaştıran icatlar    den önceki kuşakların yaşamadığı,   rum! Umarım yanılırım.
                  hızla artıyor. Sanal iletişim sayesin-  bizden sonraki kuşaklarında yaşa-  ***
                  de insanlar arası bilgi akışı inanıl-  mayacağı bir gerçekliği anlatmak   Amcamın torunu Gürcistan’da düş-
                  maz derecede yüksek.          içindir. Bizim kuşağın hayatında-  müş ve beyin kanaması geçirmişti.
                                                ki hızlı değişimler nedeniyle “Ne   Haberi aldığımda durumunun hiçte
                  Teknolojik gelişmelerin artışı sa-  Ali’ye, ne de Veli’ye” yaranamadığı-  iyi olmadığı yönündeydi. Amcamın
                  dece insanların hayatını kolaylaş-  mızı gösteriyor. Feodal bir çağdan   torunu düştükten sonra Gürcis-
                  tırmıyor, geleceğimizde de birçok   bilgi çağına geçmemiz, bizi feodal   tan’da bir hastaneye kaldırılıyor. Ça-
                  riskle karşılaşmamız olasılığını   çağ kültürü ile bilgi çağı kültürü   lıştığı arkadaşı ve kurum aracılığıyla
                  da yükseltiyor. Bilim adamları ve   arasında bıraktı, hangisini yaşaya-  Rize Üniversitesi Tıp Fakültesi Has-
                  sosyologların  da belirttiği  gibi  ge-  cağımızın şaşkınlığını yaşamakta-  tanesi’ne durum bildiriliyor. Rize
                  leceğin toplumunu “risk toplumu”   yız!                     Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi
                  olarak  adlandırıyorlar. Özellikle                          (RÜTFH) doktorları Gürcistan’daki
                  bin  dokuz  yüz  yetmişlerden  sonra   Bizim kuşak, bir taraftan geçmiş-  hastaneyi arayıp gürcü doktorlara
                  Kapitalizmin bunalıma girmesi ve   ten gelen beğendiğiniz, toplumu bir   tıpla ilgili teknolojik bazı makineleri
                  bunalımdan  çıkmak  için  yeni  yol   arada tutan iyi, güzel alışkanlıkları   soruyorlar. Aldıkları cevap olumsuz
                  arayışlarının da etkisiyle “Küresel-  (anne-baba, kardeş dayanışma-  olunca, “Hastamızı acilen bize ulaş-
                  leşme, Sanayi sonrası, Enformasyon   sı, komşuluk ilişkileri, sevgi, say-  tırın.” diyorlar. Gürcistan’daki dok-
                  çağ v.b.” gibi adlarla adlandırılan   gı, yardımlaşma, komşu aç yatağa   torlar  önce  hastayı göndermek  is-
                  gelişmeler insanların, toplumların   girdiğinde uyuyamama v.b. gibi),   temiyorlar. Bunun üzerine RÜTFH
                  hiç de hayırına olmamıştır. Sosyo-  günümüzde kadın-erkek eşitliği, in-  doktorları, “Sorduğumuz cihazlar
                  loglar bu gelişmelerden etkilenerek   sanların bireysel tercihlerine saygı   sizde yoksa hastayı kesin kaybede-
                  gelecek toplumları birçok riskin   (LGBTİ),  her alanda eşitlik, doğayı   riz. Hastamızı kaybedersek ülkenize
                  beklediğini, insan yaşamı açısından   koruma, özgürlük v.b gibi konuları   ve size dava açarız.” diyorlar. Bunun
                  “Rutin zaman köleliği” ve “Karakter   savunmak bizi hangi çağın içine ek-  üzerine Gürcistan’daki doktorlar
                  aşınması” da denilen olumsuz bir   ler bilmiyorum! Bizi hangi çağın içi-  amcamın torununu bir ambulansla
                  söylemi kullanıyorlar.        ne yerleştirirseniz yerleştirin, farklı-  Sarp sınır kapısına gönderiyorlar.
                  ***                           lığımız gün gibi ortadadır!    Dört saat süren bu yolculuktan son-
                  Bizim kuşak yukarıda kısaca açık-                           ra, RÜTFH doktorları tam teçhizatlı
                  lamaya çalıştığım bilimsel gelişme-  Bizden sonraki kuşak, diğer bir an-  bir ambulansla Sarp sınır kapısın-
                  lerden en çok etkilenen kuşak ol-  latımla, “küresel kuşak” da denilen   dan hastayı teslim alıyorlar.
                  muştur. Çünkü feodal bir düzenden   kuşak bireyselliği, kendi özgürlüğü
                  (Karasabanla, özellikle öküz ve di-  dışında kimsenin özgürlüğünü dü-  Muğla-Ortaca’dan Rize’ye otobüsle
                  ğer hayvanlarla çift sürerken) uzay   şünmeyen, dayanışmayı, yardım-  tam yirmi dört saatte varabilmiştim.
                  çağını yaşamış, o da yetmemiş bilgi   laşmayı, sevgi ve saygıyı hiçe sayan,   Yolda amcamın torununun (Çoğu
                  çağına evrilmişiz, farkında olma-  bencilliği kendine ilke edinmiş,   kuzen diyor. Oysa “kuzen” yabancı
                  dan. Her kuşak, “Bizim zamanımız-  hayatı, dünyayı boş veren bir ku-  bir kelime, dilimizi mümkün oldu-
                  da böylemiydi, anaya-babaya, ataya,   şak görünümünde. Bir zamanlar   ğu kadar yabancı kelimelerden ko-
                  büyüklere saygımız vardı.” diye söze   bu anlayışında temsilcisi olan “Be-  rumamız gerekiyor.) umutla yaşa-
                  başlar, kendinden sonra gelen kuşa-  nim memurum işini bilir.” diyerek   masını dilerken, kötü olasılıklarda
                  ğı eleştirirdi. O günün gelenek, gö-  insanları  hırsızlığa,  yolsuzluğa,  aklıma gelmiyor değildi. Yolda çık-
                  renek, kalıp yargılarına göre haklılık   yozlaşmaya yol açan, kısa yoldan   mayan  candan  umut  kesilmez  dü-
                  payları vardı diyebiliriz. O günlerde   zengin olmanın yolunu gösteren,   şüncesi içinde savruldum, durdum.
                  ekonomik, sosyal, siyasal değişimler   çalışmadan kazanan bireylerin art-  Görüştüğümüz Doktor;  “Hastayı
                  hızlı  değildi. Değişimler bir insan   masını sağlayanlar, toplumu çürü-  teslim aldığımızda ölüydü, morga
                  ömründen daha uzundu. İnsanların   meye sevk eden, boş bir yaşam, ge-  götürecektik ama her ihtimale karşı
                  yaşamı rutin hayat akışı içinde de-  lecek kuşaklara fayda sağlamayan,   ambulanstaki makineye bağlayalım
   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34