Page 55 - Menteşe Dergisi Sayı 9
P. 55

BİR ÖFKENİN

                         NURİ DURUSOY
                         Yazar - Şair
                                                         MUTLU SONU





                      Yaşadığım gerçek bir olayın ödül aldığım öyküsüdür.



                          ıl 1983. Isparta Ticaret  çalışmadıklarını, her şeyi hazır  miş vaziyette, istemeyerekte olsa
                          Lisesi’nde öğretmenim.  bulmak, her şeyin kolayına kaçmak  iradî ve pekte mantıklı olmayan
                          Öğretmenlik  bizim  için  gibi kötü bir alışkanlık içerisinde  bir refleksle, Hay hay, emriniz olur
                  Yadeta bir aile mesleği  olduklarını, topluma ve aileleri-  beyim, ben de gireyim, gireyim de
                  ve düşünceme göre de en kutsal  ne yararlı olma çabası içerisinde  boyumun ölçüsü kaç arşınmış Ha-
                  görev…  Merhum  babam  ve  ka-  olmadıklarını, emeklerimizi hep  lep’e gitmeden sizde görün bende
                  yınpederim öğretmendi. Eşim  boşa çıkardıklarını, bizlerin öğren-  deme gafletinde bulundum. Bu,
                  öğretmen. Kardeşlerim ve eşleri  ciliği ile bağdaşır en ufak bir yanla-  artık benim için öğrencilerime
                  de öğretmen. Düşüncelerimizde,  rının bulunmadığını v.s. aklıma ne  verilmiş bir söz, onlara bir taahhü-
                  sohbetlerimizde, kısacası yaşadı-  geldiyse sayıp döktüm. Daha sonra  dümdü. Her şeyden önemli olanı
                  ğımız her günde mesleğimizin ayrı  bunu nasıl yaptığımı ve o güne ka-  da mesleğimin onuru söz konu-
                  bir yeri ve önemi var. Ankara Bah-  dar öğrencilerimi üzebilecek hiçbir  su idi. Söylediğimi yapmalıydım
                  çelievler Öğretmen Okulu’ndan  davranışım olmadığı halde bunu  ve asla mızıkçılık yapamazdım.
                  1968  yılında,  yine  Ankara’da  Ti-  neden yaptığımı inanın hâla anla-  O gün akşama kadar vicdanım-
                  caret ve Turizm Yüksek Öğretmen  yabilmiş değilim. Çünkü yersiz ve  da bunun muhakemesini yaptım.
                  Okulu’ndan 1972 yılında mezun  gereksiz bir öfkeydi.        Akşam eve geldiğimde neden ca-
                  oldum. Yurdumuzun birbirinden                               nımın sıkkın olduğunu soran ve
                  güzel  yörelerinde  yirmi  beş  yılda  Bir hayli ağır konuşmuş olmam  aynı okulda öğretmen olan eşime
                  yaşadığım acı, tatlı birçok öğret-  gerek ki, öğrencilerimden biri –  durumu anlattım. Önce güldü,
                  menlik ve yöneticilik anılarımı bo-  Mahmut – suratı asık bir şekilde  sonra dedi ki senden sonra o sını-
                  hçalayıp emekli oldum.        parmağını kaldırdı. Bir şey mi söy-  fın  dersine  ben  girdim.  Çocuklar
                                                leyeceksin buyur söyle! dememle  niçin suratınız asık, bir şey mi oldu
                  Evet, yıl 1983 Isparta Ticaret Lise-  birlikte dirseği sıranın üstünde  diye sorduğumda öğrencilerden
                  si’nde öğretmenim demiştim. Lise  yarım yamalak doğrulup gözle-  biri, öğretmenim biraz önce eşiniz
                  son sınıfların da derslerine giriyo-  rimin içine baka baka “Hocam,  hepimizi benzetti. Siz öyle biri ile
                  rum. Oldum olası öğrencilerimi  deminden beri söylemedik söz, et-  nasıl geçiniyorsunuz Allah aşkına
                  en iyisinden en kötüsüne, en hay-  medik hakaret bırakmadın. Senin  diye sordu ve dedi ki sözünde du-
                  lazından en uslusuna, en aptalın-  ağzından çıkanı kulağın duyuyor  rup gerçekten sınavlara girer mi?
                  dan en zekisine kadar hepsini çok  mu? Sizlerden ne almışsak onu sa-  Ben de, söylediyse hiç kuşkunuz
                  severim. Herkesin sevgi anlayışı ve  tıyoruz, sende hiç kusur kabahat  olmasın yapar dedim. Daha sonra
                  bunun dışavurumu başkadır derler  yok mu yani? Halep oradaysa arşın  eşim, madem çocuklara bütün sı-
                  ya işte öyle. Hiç unutamıyor ve na-  burada! Hadi atla da görelim. Sı-  nıfın önünde söz verdin çaresi yok
                  sıl açıldı bilemiyorum. Okulun 6 /  kıyorsa sen de gir sınavlara!” dedi  sınavlara gireceksin dedi.
                  D sınıfındaki bir dersimde dersim-  ve homurdanarak yerine oturdu.
                  le ilgisi olmayan konu üniversite  O  kadar  şaşırmıştım  ki,  bunları  1968 yılı ve üstelik öğretmen okulu
                  giriş sınavlarıydı. Bir kız öğrencim    söyleyen öğrencim, değil sınıfının  mezunu idim. Gerçek şu ki girdi-
                  Öğretmenim bize neler tavsiye  okulun  en  iyi,  en  çalışkan  ve  en  ğim dersler dışındaki bilgilerim
                  edersiniz? gibi bir soru sormuş-  zeki, sosyal yönü çok iyi, aynı za-  adeta bayat peksimet gibi olmuş
                  tu. Ben de bunu fırsat bilip, açtım  manda  folklorcu  öğrencilerimden  ve çoğu kaybolmuştu, Fakat ortada
                  ağzımı yumdum gözümü ve neler  biri olmasına rağmen saygı sınırla-  öğrencilerime verilmiş bir söz var
                  söylemedim ki! Okuma alışkanlık-  rını bir hayli aşarak konuşmuş ve  ve o sözü yerine getirmeliydim.
                  ları olmadığını, kitapların sadece  bana sıkıyorsa sen de sınavlara gir  O günden itibaren bulabildiğim
                  kapağına bakıp kaldırdıklarını, bir  bile diyebilmişti.     bütün üniversite hazırlık kitap-
                  konuyu merak edip araştırmadık-                             larını, Isparta ŞAİK Lisesi’ndeki
                  larını,  sormadıklarını,  derslerine  Tabi o anda ve bir hayli öfkelen-  arkadaşlarımdan eski, yeni, yırtık,
   50   51   52   53   54   55   56   57   58   59   60