Page 33 - Menteşe Dergisi Sayı 13
P. 33

Biz Oyun Oynardık
                              İdris ÖZLER                                     Biz Oyun Oynardık
                              Eğitimci -Yazar






                        nneciğim kardeşim tab-
                        letimi vermiyor!
                  A- Kızım sen benim bilgi-
                  sayardan oyna.
                  -Onun şarjı bitmiş anne!
                  -Babanın telefonundan oyna.
                  -Onu babam kullanıyor!
                  -Tamam kızım, sen de benim
                  telefondan oyna o zaman.
                  -Sağ ol anne. Önce şu çiftlik-
                  teki sebzeleri sulayayım, sonra
                  diğer oyunda altın toplamam
                  lazım.Anne ne kadar mutluyum
                  bak, Ayşe’nin ikinci levele ge-
                  lemediği oyunda ben beşinci
                  levele kadar yükseldim.
                  Yaşlı adam bütün bu sohbet-
                  lerden ve yapılanlardan dolayı
                  şaşkınlık içindeydi.Oğlu bir
                  köşede, gelini bir köşede,
                  torunları bir köşede. Herkes
                  kabuğuna çekilmiş, elindeki
                  bilgisayar ya da telefonla
                  uğraşıyordu.Günlük sohbet-
                  ler unutulmuş herkes yatana
                  kadar kendi sanal dünyasında   elindekileri kapatsın, ben de   çocuk olmazdı. Haftalık ban-
                  vakit geçiriyordu             hatırlayabildiğim kadarıyla   yolar yapılır, elbiseler haftalık
                  Yaşlı adam elinde olmadan:    anlatayım.                    çıkar, sular mahalle çeşmesin-
                  -Kızım sizin çiftliğiniz mi var?  Çam kabuğumdan araba;     den taşındığı için sık sık yıka-
                  -Yok, babacım, bunlar bilgisa-  çalılardan deve katarı; sopalar-  namazdık. Herkes bizim banyo
                  yarda, sanal bunlar, yani nasıl   dan at, eşek, çelik- çomak; eski   yaptığımızı bilirdi çünkü ay gibi
                  anlatsam, bilgisayar oyunu.   hortumlardan çember; telden   parlardık. Pantolonlarımız en
                  -Anladım kızım, ben de oyun   arabalar… Kısacası beş para   fazla dizlerinden ve kıçından
                  deyince bizim zamanımızdaki   harcamadan bütün oyuncakları   eskirdi. Büyüklerin bağda,
                  oyunlara gitti aklım,         kendimiz yapardık. Taşlarla   bahçede, tarlada sürekli işi ol-
                  -Dede siz çocukken nasıl oyun-  beş taş, dokuztaş, dikili taş   duğu için bize dedeler, nineler,
                  lar oynardınız?               onardık. Körebe, sek sek, çukur   komşu kadınları bakardı. Biz bir
                  -Bizim zamanımızda oyuncak    kazmaca vazgeçilmez oyun-     evin çocuğu değil mahallenin,
                  yoktu, televizyon yoktu, radyo   lardandı.“level”i olmayan bu   komşuların, köyün çocuğuy-
                  birkaç evde vardı.            oyunların yalnız oynanması    duk. Yatana kadar çalışıp oyun
                  -Hadi canım dede, bilgisayar   mümkün değildi. Hep bir cur-  oynadığımız için hiç
                  da mı yoktu!                  cuna hep bir gürültü hep tatlı   birimiz şişman değildik. Ko-
                  -Oğlum dedeni dinle, bilgi-   bir rekabet ve aynı zamanda   şarken yüzümüzden süzülen
                  sayarların yaygınlaşması son   paylaşım vardı. Zamanın nasıl   terler, yerden kalkan tozla
                  yirmi yılın işi.              aktığı bilmezdik. Dizlerimiz   birleşerek ne haritalar çizerdi
                  -Dede çocukken neler yapardı-  parçalanırdı, düşerdik, kalkar-  bir bilseniz.
                  nız, nasıl oynardınız anlatsana!  dık, yuvarlanırdık, ağlardık.   -Dede, hiçde hijyen değilmişsi-
                  -Peki oğlum ancak herkes şu   Kafasında delik olmayan bir   niz. Hasta olmaz mıydınız?


                  Menteşe Kültür-Tarih-Sanat / İdris ÖZLER                                  devamı sayfa 34’de




             33 33
   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38