Page 34 - Menteşe Dergisi Sayı 13
P. 34

-Hep dışarda oynadığımız için   oynarken paylaşırdık. Bizim   bağlanmış kalmışız. Ne konu
               sık sık nezle olurduk, men-   rakibimiz kendimiz değildik.   komşuyu görüyoruz ne de
               dilimiz, peçetemiz olmadığı   Bizim oyunlarda bir dahaki    akrabalarımızı arıyoruz. Eski-
               için burnumuzu hep kolumuza   oyunda geçmek zorunda oldu-   den parklar, bahçeler, sokaklar
               silerdik.                     ğumuz puanlar yoktu. Biz ya   çocuk gürültüsünden geçil-
               -Anlat anlat baba, hepimiz ger-  yener ya da yenilirdik. Oturdu-  mezken şimdi herkes farkında
               çek çocukluğu, gerçek oyunları   ğumuz yerden oyun oynamak,   olmadan evimize sanal dünya-
               öğrenelim.                    oturduğumuz yerden kazan-     mıza kapandık kaldık.
               -Tost most bilinmezdi. Ekme-  mak, oturduğumuz yerden       -Ah evladım keşke değerleri-
               ğin üzerine sürülen salça,yo-  harcamak bize göre değildi.   mizi kaybetmeden hatadan
               ğurt, suda pişmiş bir yumurta   Bakıyorum da hepiniz ekranla-  dönebilsek. Bu çocukların
               bizim en güzel öğünümüzü      ra tutsak olmuşsunuz. Telefon-  yarın nasıl yetişkin olacaklarını
               olurdu. Köydeki herkesi bilir-  lar sizi kuşatmış, internet sizi   merak ediyorum! Arkadaşıyla
               dik; kim kiminle evlendi, kim   bilgiye, birbirinize değil eve   bir lokmasını bölüşmeden
               askere gitti, kimin sıkıntısı var,   bağlamış. Şunu paylaşayım,   büyüyen bu çocuklar nasıl
               kim yalancı, kim inatçı… Rol   şunu beğeneyim, şunu tıklaya-  paylaşmayı öğrenecekler?
               yapılmayan bir dünyada yaşar-  yım derken birbirinizin yüzüne   Paylaşmayı bilmeyen acımayı,
               dık. Bayramlarda ev ev dolaşır   bile bakmaz oldunuz. Yüzlerce   sevmeyi de bilemez. İnsan
               torbalarımıza şeker doldurur-  insan sokaklarda yanındakiy-  yaşayarak öğrenir. Hayatın
               duk. Pek para veren olmazdı.   le değil telefonla konuşuyor.   çıraklığı çocukluktur. Çocuklar
               Beraber ağlar, beraber güler-  Elinizdeki ekranlara bakmak-  ancak oyunla gelişir. İnşallah
               dik. Biri öldüğünde varsa radyo  tan ne denizin güzelliğinden   hayat da bunların çocukluk-
               açılmaz, büyükler kahvede     ne ağaçların yeşilinden ne de   larını ellerindeki oyunlar gibi
               oyun oynamazdı. Karşılıksız bir   kuşların cıvıltısından haberiniz   “Game Over”la bitirmez. Biz
               paylaşım, karşılıksız bir teslimi-  var. Kalabalıkta yalnız, tabiatın   bugüne kadar hayatla müca-
               yet, karşılıksız bir güven vardı.   içindeyken sanalsınız.  delemizde başarılı olabildiysek
               Biz sadece oyun oynamazdık,   -Haklısın babacığım, biz farkın-  çocukluğumuza borçluyuz
               biz oynarken öğrenirdik, biz   da olmadan şu elimizdekilere   çünkü biz oyun oynardık.


               Menteşe Kültür-Tarih-Sanat / İdris ÖZLER



    34 34
   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39